Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ByLock kullanım tespiti, tanıkların dinlenmemesi ve eksik araştırma nedenleriyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusu ile düzeltilerek reddedilmesinin ardından temyiz incelemesi sonucu, sanığın ByLock kullanımına dair eksik soruşturma yapılması, özellikle detaylı ByLock tespit ve değerlendirme raporları ile HTS kayıtlarının incelenmemesi, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin tanık olarak dinlenmemesi, mahkumiyete esas teşkil eden kilit tanığın duruşmada dinlenmemesi ve temyiz aşamasında dosyaya gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sanık ve müdafiine okunmaması ile UYAPtaki diğer beyanların araştırılmaması gibi önemli eksiklikler ve usul hataları nedeniyle, tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayini gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/4050 E.  ,  2026/3884 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2019/2527 E., 2021/1579 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2017/186 E., 2019/396 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1, 53/1, 2, 3,58/9 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin yapılanistinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekliliğinin gözetilmemesi,
2. CMK'nın 210. maddesinin 1. fıkrasında olayın delilinin belirleyici delil statüsündeki tanık açıklamalarından ibaret olması durumunda bu tanık/tanıkların duruşmada dinlenmesi gerektiği gözetilerek, savunmalarında ısrarla .../PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunu inkar etmesi karşısında .../PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan mahkumiyetine esas alınan İ. E. isimli tanığın duruşmada hazır edilerek ya da SEGBİS aracılığıyla mutlaka dinlenilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
3. Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan sanık hakkında verilmiş kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ve eklerinin CMK 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmesi ve mümkünse beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla duruşmada dinlenmesinin sağlanmasından sonra tüm delillerin bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.