Kamulaştırma bedel tespiti davasında Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca kesinlik sınırı gözetilmeksizin temyiz yolu açık olduğundan istinafın esası incelenmelidir.
Özet: Bir kamulaştırma davasında, ilk derece mahkemesi kararının ardından davacı idarenin istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle reddedilmiş; davacı idarenin bu ret kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davaların temyiz edilebilirlik açısından miktar sınırına tabi olmadığına dair kararı uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin miktar nedeniyle temyiz ve istinaf başvurusunu reddetme kararının hatalı olduğuna hükmederek, dosyanın esas yönden incelenmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI
: 2025/3647 Esas, 2025/3113 KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Beypazarı 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/308 Esas, 2025/16 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 15.10.2025 tarihli ek kararla davacı idare vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerekir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı idare vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esasına girilip bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvuru dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.