Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinafın reddine ilişkin kararı temyizen inceleyerek, sanık müdafiinin teşebbüs ve ceza indirimi iddialarını reddedip hükmü onamıştır.
Özet: Sanıkların, müştekiye ait aracın camını kırarak anahtarlarını aldıktan sonra farklı bir yerdeki işyerini bu anahtarla açıp içeri girmeleri ancak içeriden bir şey çalmamaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanık müdafiinin eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, beraat gerektiği veya lehe hükümlerin uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazları reddedilerek, bölge adliye mahkemesince hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına ve eylemin farklı zaman ve yerlerde işlenmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının aleyhe temyiz olmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmadığına hükmedilerek kararın onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2019/323 E., 2019/2042 K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına, müştekinin şikâyetçi olmamasına rağmen sanıklara fazla ceza tayin edilmesine, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine mümkün olmaması takdirde lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Kamera kaydına göre gece 01.00 sıralarında şikâyetçinin ... Mahallesindeki evinin önünde sokak üzerine park ettiği kilitli aracının sağ ön camını kırılarak torpido gözünde bulunan iş yeri anahtarlarını aldıktan sonra sanık ...'in beyanına göre gece 02.00-02.30 arasında, şikâyetçiye ait ... Mahallesi Toptancı Halinde bulunan iş yerinin kapısını anahtarla açıp içeriden bir şey almadan çıkmaları şeklinde gerçekleşen olayda, farklı zaman ve farklı yerlerde işlenmesi nedeniyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.