Şirket ticari faaliyetinde nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararının, sanık ölümü, savunma hakkı ihlali ve davaların birleştirilmesi gerekliliğiyle bozulması.
Özet: Tacir veya şirket yöneticisi sıfatıyla işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde, sanıklardan birinin hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davası düşürülmüştür. Diğer sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümleri ise, sanığın hükmün verildiği duruşmada hazır bulundurulmayarak savunma hakkının kısıtlanması ve aynı eylemle ilgili başka yargılamaların devam etmesi karşısında bu dosyaların getirtilip incelenerek birleştirme imkanının araştırılmaması gibi eksik incelemeler nedeniyle bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/31745 E.  ,  2026/4210 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2015/193 E., 2016/30 K.
SUÇ
: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, sanığın sorgusunda beyan ettiği en son bilinen adresine 17.02.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliğ edildiği belirlenmiş ise de; tebligat parçasında, muhatabın adresten geçici veya sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı hususu tespit edilmediği gibi bu konuda bilgi veren görevlinin isim ve imzasının yer almadığı, imzadan çekinme nedeninin de belirtilmediği, bu sebeplerle tebliğin usulsüz olduğu belirlenmekle temyiz istemlerinin süresinde kabul edildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden:
UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre; hükümden sonra, sanığın 09.11.2021 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi nedeniyle, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden:
1. Hüküm tarihinde ...numaralı ... Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanık ...'nın, hükmün verildiği duruşmada bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ve müdafinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Katılan şirketin çalışanı olan şikâyetçinin, şirkete ait otomobilin satışı için elindeki vekaletname uyarınca ... isimli internet sitesine ilan verdiğinin, ... Otomotiv isimli iş yerinin yetkilisi olan sanık ...'in, diğer sanıklarla iştirak halinde hareket ederek, şikâyetçi ile iletişim kurduklarının ve aracın 185.000,00 TL bedelle sanık ...'na satışı hususunda anlaştıklarının, 19.000,00 TL'nin peşin olarak ödendiğinin, kalan paranın mesai saatinin bitmiş olması nedeniyle banka yoluyla gönderilemediğinden bahisle şikâyetçiye borçlusu sanık ... olan 30.04.2015 keşide ve 04.05.2015 vade tarihli, 166.000,00 bedelli bono verilmek suretiyle devir işlemlerinin tamamlandığının, aradan geçen zamana rağmen şikâyetçiye ödeme yapılmadığının, bu süre zarfında aracın üçüncü kişilere devredildiğinin ve bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; UYAP üzerinden yapılan incelemede, dava konusu olayda sanıklar ile iştirak halinde hareket ettiği tespit edilen başkaca şüpheliler hakkında da İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/649 ve İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/254 Esas sırasında devam eden yargılamalar bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, sanıkların savunmalarının ve elde edilen delillerin birlikte değerlendirilmesi ile mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından, bahse konu dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ile mümkün olması halinde davaların birleştirilmesine karar verilerek yargılamanın beraber yürütülmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanıklar hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafi ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.