Sahte bono senetleri aracılığıyla bankadan kredi temin ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetin eksik inceleme ile bozulması.
Özet: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında, sahte bonolarla kredi alındığı iddia edilen olayda; kredi sözleşmesinin aslı veya onaylı örneği, sahte senetlerin kredinin verilmesinden önce mi sonra mı bankaya sunulduğu, senetler olmadan kredinin kullandırılıp kullandırılmayacağı, varsa diğer teminatlar ve borç ödemelerinin olup olmadığı gibi maddi gerçeği aydınlatacak temel hususlarda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/28797 E.  ,  2026/4816 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2013/211 E. 2015/433 K.
SUÇ
:Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1- ...Kundura Malzemeleri İthalat İhracat ve Otomobil Tic. San. Ltd. Şti. yetkilileri olan sanıklar ... ve ...'ün 06/07/2008 tarihinde borçlusu ... alacaklısı .... Kundura olan 06.07.2008 tanzim tarihli 31.07.2009 ödeme günlü, 4320 TL, 31.08.2009 ödeme günlü 4320 TL ve 30.09.2009 ödeme günlü 4320 TL'lik 3 adet bono senedini... Bankası ... Şubesine ciro ederek (teminat olarak vermek suretiyle) bonoların bedeli kadar kredi kullandıkları, sanıkların almış oldukları krediyi ödememeleri üzerine sanıklar ve bono senedi borçlusu şikâyetçi ... aleyhine katılan banka vekilleri tarafından İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2011/36089 Esas ve 2009/36094 Esas sayılı dosyalar üzerinden iki ayrı icra takibi başlatıldığı, aleyhine icra takibi yapılan şikâyetçi ...'nın takibe konu bono senetlerindeki imzaların kendisine ait olmadığı iddiasında bulunarak dava açtığı ve bilirkişi incelemelerinde takibe konu bono senetlerindeki borçlu imzasının ...'ya ait olmadığının belirlendiği, şirket yetkilisi olan sanıkların 3 adet sahte bono senedi düzenleyerek katılan bankadan kredi almak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunan olayda,
Dosya içerisinde kredi sözleşmesinin aslı ya da onaylı örneğinin bulunmadığı gibi katılan vekilinin aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarındaki eksik ve çelişki de gözetilerek maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; bahsi geçen krediye ilişkin sözleşme ile diğer belgelerin aslının ya da onaylı celbi ile önceden ... borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği nazara alınarak suça konu senetlerin kredilerin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiği, suça konu senetler olmadan da sanıklara bu miktar kredi kullandırılıp kullandırılmayacağı, borcu karşılamaya yeterli başkaca bir teminat alınıp alınmadığı, kredinin miktarı ve sanıkların hesabına ne zaman aktarıldığı hususlarının katılan banka nezdinde araştırılması, var ise teslim makbuzu vb. belgeler ile ilgili kayıt asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilip dosyaya eklenmesi, kredi borcuna ilişkin ödeme bulunup bulunmadığı ve miktarı da net olarak belirlenip, kısmi ödeme varsa katılan bankanın muvafakatının olup olmadığının sorulmasından sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanıklara verilen adli para cezaları hakkında taksitlendirme yapıldığı halde yasa adı ve maddesinin yazılmaması,
b) Adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesi gerekliliği,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.