11. Ceza Dairesinden, resmi belgede sahtecilik davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi ve güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararının eksik araştırma gereği bozulması.
Özet: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar verilmiş olup; güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararının ise, sanığın sahte sürücü belgesi kullanarak araç kiralayıp iade etmeyerek sattığı iddialarına yönelik olarak güvenlik kamerası görüntüleri ve sözleşmelerdeki imzalar üzerinde yeterli bilirkişi incelemesi yapılmadan, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verebileceği ihtimali değerlendirilmeden ve beraat gerekçesindeki madde çelişkisiyle eksik araştırma ve inceleme neticesinde verildiği gerekçesiyle bozulmasına hükmedilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30925 E.  ,  2026/4209 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2014/322 E., 2015/630 K.
SUÇLAR
: Güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08.07.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanık Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden:
1- Sanık hakkında, suç tarihinde katılan ...'a ait iş yerine gelerek kendisini ... ismiyle tanıttığı ve bu kişi adına düzenlenmiş aşamalarda ele geçmeyen sahte sürücü belgesini ibraz ederek 27 (...) (..) plaka sayılı aracı kiraladığı, yine araç kiralama sözleşmesini de bu isimle imzaladığı, devamında kararlaştırılan süre sonunda aracı iade etmeyerek katılan ...'e sattığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi ve katılanların fotoğraf üzerinden sanığı net olarak teşhis edememeleri üzerine, Mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; ... Daire Başkanlığının 17.06.2015 tarihli uzmanlık raporunda, dosyada yer alan 26.11.2013 tarihli tutanakta yer alan fotoğrafların yer aldığı görüntü dosyasının gönderilmesi halinde sanığa ait fotoğraflar ile katılan tarafından ibraz edilen güvenlik kamerası görüntüleri arasında mukayese yapılabileceğinin belirtilmesi ile dosyada yer alan ... Noterliğinin 26.09.2013 tarihli ve ... yevmiye sayılı satış sözleşmesinde yer alan ... ve ... adına atılı imzaların aidiyeti yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; belirtilen görüntüler elektronik ortamda temin edilerek sanığa ait fotoğraflar ile karşılaştırma yapılması bakımından ilgili Kuruma tekrar gönderilmesi, bahse konu belgelerde yer alan imzaların sanığa ait olup olmadığı yönünden ayrıca bilirkişi raporu aldırılmasından sonra, sonucuna göre suçun sübutu halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d kapsamında düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut vereceği de dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanığın beraatına hükmedilmesi,
2- Kabule göre de; hükmün gerekçesinde sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca beraatına karar verildiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak aynı Kanun'un 223/2-e maddesinin gösterilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı katılan ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.