Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ölümlü trafik kazası nedeniyle sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davası istinaf kararı.
Özet: Trafik kazasında asli kusurlu sigortalı aracın neden olduğu ölümle sonuçlanan olayda 18 yaşındaki oğullarını kaybeden davacı ebeveynler, davalı sigorta şirketinden çocuklarının aileye sunduğu veya sunacağı maddi ve manevi destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir; davacılar, ölen oğullarının çalışkan ve destekleyici olduğunu belirtirken, davalı sigorta şirketi ise sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru oranıyla sınırlı olduğunu, temerrüde düşmediklerini ve tazminat talebinin gerçek zarara ve somut destek ispatına dayanması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: 12/03/2026
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACILAR
: 1- ........
2- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: 21/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü müteveffa ........ sevk ve idaresindeki ........ Şirketinden Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi bulunan ........ plakalı otomobil ile ........ Kasabası yönünden ........ İlçesi yönüne doğru ........ Çiftliği mevkisine geldiğinde; önünde seyreden sürücü Sayit Sert idaresindeki ........ adına kayıtlı ........ plakalı kamyonu geçmek (sollamak) istediğini, mütevffa ........'in hatalı sollama eylemi ile birlikte, müteveffa ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç önce ........ plakalı kamyonun sol arka tekerine çarptığını, ardından (37 metre fren izi bırakarak) karşı yönden gelen ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobile çarparak üzerine devrildiğini ve çok taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,14.09.2023 tarihinde meydana gelen bu ölümlü- yaralamalı- maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, ........ plakalı araç içerisinde bulunan sürücü ........, yolcu ........ ve davacılar ........ ve ........'ın oğlu olan 01.01.2005 doğumlu ........'ın olay yerinde vefat ettiğini, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma nolu dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasında tanzim edilmiş olan 11.10.2023 tarihli bilirkişi raporu ile göre davacıların vefat eden oğlu ........'inde içinde bulunduğu ........ plakalı araç sürücüsü müteveffa ........'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı taraf ........'ne ........ sigorta poliçe numarası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketince ödeme yapılmadığını, müteveffa, 01.01.2005 doğumlu olup vefat ettiği tarihte 18 yaşında olduğunu, müteveffa okulda başarılı bir öğrenci olup üniversite sınavlarına girdiğini, üniversite yerleştirme sonuçlarını beklediğini, müteveffa ........, yaşıtlarına nazaran oldukça akıllı ve çalışkan bir genç olup ailesine maddi ve manevi destek olmak amacı ile gerek tatiller de gerekse boş vakitlerinde çalıştığını, davalı şirketin sigortalısı olan ........ poliçe numaralı ........ plakalı araç sürücüsü müteveffa ........ ise bu trafik kazasında asli kusurlu olduğunu, davacıların evlatlarının muhtelif yardım ve hizmetlerinde de yoksun kalacakları gözetilerek; davaya konu 14.09.2023 tarihli trafik kazasında müşterek çocuklarını kaybeden davacı baba ........ için şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve davacı anne ........ için şimdilik 1.000 TL maddi tazminat olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 14.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ........ plakalı araç, davalı şirket nezdinde 28/04/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ........ sayılı KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olup, poliçenin kaza tarihi itibariyle şahıs başına daimi sakatlık/ölüm teminat limiti 1.200,000 TL ile sınırlı olduğunu, huzurdaki davaya başvuru öncesi, davacı şirkete başvurduğunu, dosya incelemede iken, davacılar iş bu davayı açtıklarını, bu sebeple davalı şirketin, temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluk aynı zamanda davacının yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile de sınırlı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı bir zenginleşme aracı olmadığını, ancak gerçek zararın varlığı halinde ileri sürülebilen bir tazminat talebi olduğunu, bu sebeple müteveffanın davacılara destek olduğunun veya yakın zamanda olacağının somut olarak ispatı gerektiğini, kusur oranının adli tıp kurumunca yapılması gerektiğini, ayrıca davalı şirket tarafından yapılan incelemede davacı tarafından alınan ATK raporu neticesinde ATK tarafından raporun 5.maddesinde müteveffanın 25/01/2023 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölüm arasında illeyet bağı bulunduğunu, ancak ölüm olayında yaralanma öncesi kendisinde koah, diyabet ve kalp damar hastalıklarının etkisinin bulunduğunun tespit edildiğin, bu doğrultuda hesaplanacak tazminat oranından bir indirim yapılması gerektiğini belirterek, davalı şirketin sorumluluğunun tespiti açısından davacının gerçektende destekten yoksunluk zararları olup olamadığının davacı tarafça ispatına, davacı tarafın gerçek destekten yoksun kalma zararının tespiti için Hazine listesinde yer alan uzman aktüerden rapor alınmasına, davanın; temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde davalı şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 14/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ve davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirerek davanın kabulüne karar verilmiş ve ;
Davacı ........'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden 652.108,67 TL'nin, 09/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacı ........'a verilmesine,
Davacı ........'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden 547.891,33 TL'nin, 09/07/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacı ........'a verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; esasa konu olan bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, yapılan hatalı hesaplamaların karara esas teşkil edilemeyeceğini, mahkeme tarafından müteveffanın sigortalı araçta yolcu olduğunun belirtildiğini ancak hatır taşımasına ilişkin bir araştırma yapılmadığını, somut olayda hatır taşıması söz konusu olduğundan, belirtilen Yargıtay kararı uyarınca, hükmedilen tazminat miktarından, 6098 sayılı TBK m.51 ve 52 gereği uygun bir indirim yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle kararın istinaf incelemesi neticesinde ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davalı sigorta tarafından aşağıdaki yönlerden istinaf edilmiştir.
- Kusura yönelik itirazında;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Birbirini teyit eden nitelikteki kaza tespit tutanağı ile gerek ceza soruşturma dosyasında alınan trafik bilirkişi raporu gerekse Mahkemece ATK'dan alınan kusur raporuna göre davacının araçta yolcu olduğu kazada davalı tarafın tamamen kusurlu olduğunun belirlenmesinin dosya kapsamındaki delillere ve oluşa uygun olmakla, bu hususlara ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
- Aktüer raporuna yönelik soyut itirazda;
ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS, 2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE AKTÜER HESABININ PMF YAŞAM TABLOSUNA GÖRE YAPILMASINA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 08/04/2016 TARİHLİ 2025/488 ESAS 2026/223 KARAR VE 2025/489 ESAS VE 2026/224 SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE;
Buna göre somut olayda, Mahkemece TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan alternatifli hesabının kararda esas alındığı görülmektedir.
Bu kapsamda, yukarıda anlatılan gerekçelerle Mahkemece benimsendiği şekilde usul ve yasaya uygun, ayrıntılı, gerekçeli aktüer hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna ve Progressif Rant sistemine göre yapılmasında, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunun esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik itirazların reddi gerekmiştir.
- Hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği itirazında;
Dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olup davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş bulunmasına, davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde hatır indirimi itirazında bulunmamış olması karşısında mahkemece; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı için de her aşamada ileri sürülemeyeceği hususları dikkate alınmak suretiyle; davalı tarafça süresinde ileri sürülmeyen hatır taşıması indirimi yapılmaması yerinde olup buna yönelik itirazın yerinde olmadığı görülmüştür. (Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/10102 esas 2019/4225 karar sayılı ilamı)
- Teminat limiti ve garame itirazında;
Kaza tarihindeki geçerli teminat limitleri nazara alınarak, doğru biçimde garame hesabı da yapılarak tazminat miktarı da belirlendiğinden buna yönelik itirazın yerinde olmadığı açıktır.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 81.972 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 20.493 TL nin mahsubu ile bakiye 61.479 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda HMK nun 361.maddesi gereğince kararın davalı yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, davacı yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
21/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.