Yargıtay, nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini onarken, resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Özet: Sanıklar hakkında verilen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kaynaklanan mahkumiyet kararları Yargıtay tarafından değerlendirilmiş; nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin hükümler, yargılama sürecindeki usul ve esas uygunluğu, delillerin yeterliliği ve kararın gerekçesi sağlam bulunarak onanmış, fakat resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümler ise suçun işlendiği tarihten itibaren temyiz incelemesi zamanına kadar olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozularak bu suçtan açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2011/357 E. 2015/298 K.SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1) Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de; adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2) Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;Sanıklara yüklenen “ resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 29.10.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.