Yargıtay, nitelikli yağma hükmünü, çelişkili mağdur beyanları, eksik delil incelemesi ve olası hukuki niteleme hatası nedeniyle bozdu.
Özet: Sanığın nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf kararının, mağdurun emniyet ve mahkeme aşamasındaki çelişkili beyanları, olaydan aylar önceye ait messenger yazışmalarında telefonun sanıkta olduğuna dair ifadeler ile mağdurun bu yazışmalara ilişkin beyanlarının alınmaması, yağmaya konu telefon ve hattının HTS kayıtlarının getirtilerek kim tarafından kullanıldığının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmemesi gibi eksik incelemelerle hüküm kurulması ve eylemin hukuki alacağın tahsili kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2023/1832 E., 2023/2020 K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/23 Esas, 2023/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-h, 168/3, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinaf... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/1832 Esas, 2023/2020 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiEksik inceleme ile karar verildiğine, mağdurun beyanları arasında çelişki bulunmasına rağmen sanığın savunmasına itibar edilmediğine, dosyada bulunan messenger kayıtlarındaki konuşmalardan mağdurun olay tarihinden 3-4 ay önce telefonu teslim ettiğinin anlaşılacağına, mağdurun bu hususta dinlenmediğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, kararın kanun ve usule aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Kararın gerekçe kısmında ve hüküm kısmında uygulama maddelerin doğru şekilde gösterilip gerekçe kısmında suçun nitelikli dolandırılık olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.2. Sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni ve eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.3. Sanığın yargılamanın her aşamasında olay günü müştekiden yağma konusu cep telefonunu almadığını beyan ettiği, dosyaya sunulan olay gününden 3-4 ay öncesine ait olduğu beyan edilen mesenger yazışmalarından, yağma konusu telefonun sanığın elinde bulunduğu, müştekinin ise sanıktan telefonu sıfırlamak için geri istediği, telefonu sıfırladıktan sonra geri vereceğini söylediğine dair yazışmaların mevcut olduğu anlaşılmakla, müştekinin bu yazışmalara karşı beyanları alınmadan ve yağma konusu telefon ve hattının HTS kayıtlarının getirtilerek olay gününün 3-4 ay öncesinden olay gününe kadar kim tarafından kullanıldığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.Kabule göre de;Mağdurun emniyette "...'ın elimden aldığı telefonun faturası ve içindeki sim kartı eşim ...'ın üzerinedir. Ancak 8-9 aydır bu telefonu ve numarayı ben kullanıyorum", mahkemede ise "Sanığın elimden aldığı telefonu biz sevgiliyken sanık bana hediye olarak almıştı. Faturası onun üzerineydi" şeklinde beyanda bulunduu anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150/1. maddesi kapsamında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit ve kasten yaralama hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,01.07.2025 tarihinde karar verildi.