Tanınmış ... Markalarının Benzer ... İbareli Yeni Başvuruya Karşı İltibas İddiası, Ortaya Çıkan Karıştırılma İhtimali ve SMK 6/5 Tanınmışlık Hükmü Uygulamasının İncelendiği Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların tescilli ve tanınmış seri markalarına rağmen, davalıya ait bir markanın tesciline ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talebine odaklanmaktadır; ilk derece mahkemesi, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu ve davacı markalarının tanınmış olduğunu tespit etse de, davalının tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelediği, itibarına zarar verdiği veya haksız yarar sağladığına dair somut kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5497 E.  ,  2026/2417 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/663 Esas, 2025/926 Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/134 E., 2022/436 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... Satış Mağazaları A.Ş.’nin 2001 yılından beri organize toptan ticaret sektöründe faaliyet gösterdiğini, 05, 16, 35, 36, 38... . sınıflara giren mal ve hizmetlerde tescilli ve tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, ... Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin ... Şirketler Grubu’na mensup olarak başta margarin olmak üzere her türlü gıda maddesinin üretim ve ticaretini yine ilki 1986 yılında tescile bağlanmış olan “...” ibareli markalar altında sürdürdüğünü, bu müvekkili adına tescilli 100’e yakın “...” uzantılı markanın olduğunu, müvekkillerinin pek çok emtia sınıfında tescilli olan “...” ibareli seri ve tanınmış markalarının farklı sektörlerde kolay yoldan kazanç elde etmeye çalışan kötüniyetli kişi ve kuruluşlarca uzun yıllardır taklit edilmeye çalışıldığını, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurumun Yenidin İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca (YİDK) nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresini gören ortalama tüketicilerin, davalının markasının davacıların seri markalarının bir devamı olarak algılamasının ve markaları karıştırmasının yüksek ihtimal olduğunu, davalının müvekkillerinin seri ve tanınmış markaları ile yakın benzer bir marka kullanmasının davalının müvekkillerinin markasının tanınmışlığından haksız bir yarar elde etmesini sağlayacağını ve davacıların markalarının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin düşünülemeyeceğini, bu durumun davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2022-M-... sayılı kararının iptaline ve 2020/41592 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzemediğini, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklılık arz ettiklerini, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadıklarını, “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliği zayıf bir ibare niteliği taşıdığını, markalar benzemediği için davacıların tanınmışlık iddialarının somut olayı etkilemeyeceğini, davacıların kötüniyete dayalı iddialarının da somut delillerle ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem dava konusu malların redde gerekçe markanın kapsamında benzer olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının “ ... ” ibareli başvuru markasını gördüğünde davacılara ait “...” ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yanılgı yaşayabileceği, dava konusu marka ile davacılara ait markalar arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının “...” unsurlu bir kısım markalarının tanınmış marka statüsünde olduğu ancak, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünün uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerektiği, davalı başvurusunun davacıya ait markaların sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, davalıya ait markanın tescilinin SMK'nın 6/5. hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı, dava konusu başvuru bakımından SMK'nın 6/5 hükmünün uygulanamayacağı, davalının marka tescil başvurusunda bulunması eyleminin, sadece bu nedenle, kötüniyetli bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2022/M-... sayılı kararının tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.