4. Hukuk Dairesinde trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine karşı açılan davanın uyuşmazlık hakem heyeti kararına itiraz ve müterafik kusur değerlendirmesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucunda sürekli iş göremez hale gelen davacının, sigorta şirketinden talep ettiği tazminat davasında, itiraz hakem heyeti, davacının ıslahla artırdığı ve bilirkişi raporuyla desteklenen 990.584,32 TLlik sürekli iş göremezlik tazminat talebini kabul ederek davalı sigorta şirketinin maluliyet raporu, kusur oranı ve müterafık kusur indirimi gibi itirazlarını reddetmiş; ancak yüksek mahkeme, zarara uğrayanın zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunması halinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca tazminat miktarının hafifletilebileceği müterafık kusur durumunun her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak bu yöndeki incelemenin eksik olduğuna işaret etmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2024/607 Değişik İş-2024/607 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya trafik sigortalı araç arasındaki 03.07.2022 tarihli kazada müvekkilinin malul kaldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 200,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.04.2024 tarihinde talebini 495.292,16 TL olarak artırdığını, 26.04.2024 tarihinde 990.584,32 TL olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranlarını ve maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının müterafık kusurunun dikkate alınması gerektiğini, emniyet kemeri takılmadığını, indirim yapılmasını, uzlaşmanın araştırılmasını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.07.2022 tarihli kazada davacının malul kaldığını beyan ederek tazminat talep ettiği, %100 kusur oranı ve %4 maluliyet oranı üzerinden 495.292,16 TL tazminat belirlendiği gerekçesi ile 495.292,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran vekili tarafından, her ne kadar bilirkişi ek raporunda tespit edilen 990.584,32 TL tazminata esas bedel artırım harcı yatırılmış ise de, ıslah dilekçelerinde sehven bilirkişi kök raporundaki 495.292,16 TL tazminat tutarının belirtilmiş olması nedeniyle bahse konu tutarın hakem tarafından hükme esas alındığı, bedel artırım harcının ek raporda belirtilen tazminat tutarı kadar yatırılmış olması nedeni ile davacı itirazının haklı görüldüğü, dosyaya ibraz edilen raporun usule uygun olarak tanzim edildiği, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, bu durumun aksinin ispat edilemediği, davacının araç sürücüsünün kızı olduğu bu nedenle hatır taşıması indirimi talebinin reddine karar verildiği, dosya içinde davacının maluliyet tazminatından vazgeçerek uzlaştığına dair belge olmadığı gerekçesi ile davalının itirazının reddine, davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 990.584,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu ve kusur oranını kabul etmedikleri hesaplama yönteminin hatalı olduğu uzlaşmanın araştırılması, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.B. GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 03.07.2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesaplama yönteminin usul ve yasaya uyğun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı vekilinin diğer itirazlarına gelince;Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerek Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır.Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesinde "M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda; kazada yaralanan davacı kaza tarihinde 2 yaşında olup kaza sırasında annesinin kucağında olduğu ve kaza esnasında yüzünü çarpmak suretiyle çene kemiğinde kırılma meydana geldiği anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesine göre olay tarihinde 2 yaşında olan davacının yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sistemi kullanılması gerekli iken bu kurala uyulmadığı ve davacının zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nın 52. maddesi uyarınca Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davalının usuli kazanılmış hakları korunarak hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamı, maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Bu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 15.08.2023 tarihli raporda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza nedeni ile çene kemiğindeki kırık nedeni ile çiğneme ve yutma arazı için %8 oranında, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ise %4 oranında engeli olduğu belirtilmiş ve davacının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine %8 oranında engeli olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.Ancak; Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 11/6 maddesinde; " Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sürekli raporu bulunanlar ile süreli raporu bulunup rapor süresi devam edenlerin raporları Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporları hariç ilgililerin 18 yaşını doldurdukları tarih itibarıyla geçersiz hâle gelir. Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde alınan raporlarda 18 yaşını doldurmasına üç aydan kısa bir süre kalması durumunda, talep üzerine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde tekrar rapor verilebilir. Başvuruda bulunanlar için mezkûr Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenecek engelli sağlık kurulu raporları, ilgililerin 18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren geçerli sayılır." demektedir. Söz konusu yönetmelik kullanılarak hazırlanan raporların geçerlilik süresinin 18 yaşına kadar olduğunun belirtilmiş olması karşısında, kaza tarihinde 2 yaşında olan davacının 18 yaşına kadar kaza nedeni ile sürekli iş göremezlik oranının %8 olarak kabulü, 18 yaşından sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre belirlenen %4 engel oranı kabul edilerek ve davalının usuli kazanılmış hakları korunarak hesaplama yapılması gerekmektedir.Zira; Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.5.b. bendindeki, teminat türleri içinde yer alan sürekli sakatlık teminatı “Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminattır.” şeklinde ifade edilmektir. Sürekli iş göremezlik tazminatının amacının kişinin ömür boyu uğrayacağı zararı ifade etmesi karşısında 18 yaş itibari ile geçerliliğini kaybeden Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan raporda ifade edilen %8 maluliyet oranının davacının tüm yaşam süresi için kabul edilmesi hatalıdır.4. 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu 26.04.2024 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, belirtilmiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince; yargılama devam ederken ıslah dilekçesinin davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden hüküm kurulduğu, davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesi davalı ... şirketine tebliğ edildikten sonra hüküm tesisi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.VI. KARAR1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.