Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin Muğla Marmariste kadastro tespiti yapılan taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, önceki bozma ilamına uyularak verilen kararın temyizi üzerine yaptığı inceleme.
Özet: Muğladaki bir parselin 2008 kadastro tespiti sırasında malik hanesi açık bırakılmasıyla başlayan ve eski tapu kayıtlarına dayalı iptal talepleri ile mevcut tescillerin savunulması üzerinden gelişen uyuşmazlıkta, Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen dava Kadastro Mahkemesinde görülmüş; ilk derece mahkemesi taşınmazın büyük kısmını davalılar adına, bir bölümünü ise orman niteliğiyle Hazineye tescil kararı vermiş, ancak bu karar Yargıtay tarafından usul eksiklikleri ve önceki davaların durumu gözetilerek bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2025/3787 E.  ,  2026/4409 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: 2019/16 E., 2023/28 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve müşterekleri vekili ile ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, asli müdahil ... Değerler A.Ş vekili, davacı ... mirasçısı ... Kayyımı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin ve duruşma isteminin kabulüne karar verildikten sonra 16.06.2026 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde, temyiz eden davacılar ... ve müşterekleri vekili ile asli müdahil ... vekilinin yetkili kıldığı vekil Avukat ... ile davalı Hazine vekili geldi. Başka gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili Marmaris ilçesi Hisarönü Mahallesi çalışma alanında 2008 yılında yapılan kadastro sırasında; 2 27... parsel sayılı 17.682,17 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle Haziran 19 92... , Ocak 19 88... , Eylül 19 87... ve Mart 19 82... sıra numaralı tapu kaydı ile ... ve arkadaşları adına kayıtlı ise de Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/511 Esas sayılı dosyasında dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, beyanlar hanesinde krokisinde (A) harfiyle gösterilen 3.939,39 m²lik kısım karayolları istimlak sahası içindedir şerhiyle birlikte tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1967 yılında yapılıp kesinleşen seri bazda orman kadastrosu, 1981 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1988 ilâ 1990 yılları arasında yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 6831 sayılı Kanun'un 28 96... sayılı Kanunlarla değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları vardır.
2. Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/511 Esas sayılı dava dosyasında, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açtıkları davada; Hisarönü köyünde kain 15.400 m²lik taşınmaz için Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/104-87 sayılı kararı ile davalı ... lehine tescil hükmü ile tapu oluştuğunu, ancak bu taşınmazın müvekkillerine ait Temmuz 1969 gün ve 63, 64 ve Şubat 19 62... -4 sıra numaralı ve Eylül 1940 tarih ve 3 sıra tapu kayıtları kapsamında kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan ve tescil hükmü ile oluşan Haziran 19 92... , Ocak 19 88... , Eylül 19 87... ve Mart 19 82... sıra numaralı tapu kayıtlarının iptaline, davalıların müdahalelerinin menine karar verilmesini talep etmiş, ... ve ... ile ... Değerler A.Ş vekili davacıların tutundukları tapudan pay satın aldıkları iddiasıyla bu payların adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
3. Birleştirme ve ayırma kararlarından sonra Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2009 tarihli ve 2009/530 Esas, 2009/316 Karar sayılı kararıyla, davacılar ..., ..., , ..., ..., , ..., ..., ... ve ... ve ... ile katılanlar ... ve ...'ın davalarının açılmamış sayılmasına, davacılar ..., ...ve ... tarafından açılan davada görevsizliğe ve dava dosyasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. ve 27. maddeleri gereğince Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı gerçek kişiler cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın tapuları kapsamında olduğunu ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2011 tarihli ve 2010/485 Esas, 2011/309 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının reddine, 2 27... sayılı parselin fen bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen 15.403,36 m² yüzölçümündeki bölümünün paylı olarak davalılar ... ve arkadaşları adına; krokide (B) harfiyle gösterilen bölümünün ise orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ..., ...ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2013 tarihli ve 2012/11601 Esas, 2013/4302 Karar sayılı ilâmıyla "Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ve ...'nin açtığı, Hamza ve ...'ın katıldığı tapu iptal davası, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/42 sayılı davası ile birleştirilip, bu davadan ayrılarak, Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/529 Esasına kaydedildiği, tensip zaptı bile düzenlenmeden, 08.12.2009 gün ve 2009/529-315 sayılı kararı ile davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına hükmedilmişse de, bu karardan önce dava konusu taşınmaz için 2008 yılında kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğine göre, bu tarihte davanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılamadan haberdar edilmemeleri doğru olmayıp, adı geçen davacılar ... ve arkadaşları ile katılanlar ... ve ...'ın davacı sıfatıyla davada yer almasının zorunlu olduğu, bu doğrultuda davacılar ..., ..., ..., ..., ..., , , ..., , ... ve ... ile katılanlar ... ve ...'ın duruşma gününden haberdar edilerek, davacı ve katılan sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine imkan tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2015 tarihli ve 2013/112 Esas, 2015/1 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının reddiyle, 2 27... parsel sayılı taşınmazın 24.05.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 15.403,36 m² bölümünün aynı ada ve parsel numarası ve tarla vasfı ile 16 pay kabul edilerek; 8/16 payının davalı ..., 3/16 payının davalı ..., 3/16 payının davalı ..., 2/16 payının davalı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (B1) ve (B2) harfleri olarak belirtilenen toplam 2.279,01 m² bölümün aynı adada başka parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/3438 Esas, 2019/1470 Karar sayılı ilâmıyla "2 27... parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin boş bırakılarak tespiti yapıldığı ve tutanağın 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilmesine karar verildiği halde Mahkemece Hazine, Orman Yönetimi ve Marmaris Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılmadan karar verildiği, anılan kurumların da davaya dahil edilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların dayandığı tapunun kapsam tayininin mümkün olmadığı ve dava konusu yere uymadığı, tescil ilamı sonucu oluşan davalılara ait tapunun ise dava konusu hükme esas raporda (A) harfiyle gösterilen yere uyduğu, tescil davasında ... ile Hazine taraf olduğundan bu bölüm yönünden tapunun anılan tarafları bağladığı, (B1) ve (B2) harfleriyle gösterilen kısımların ise orman olduğu, daha önce orman olarak tesciline karar verilen İlk Derece Mahkemesi hükmünü davalı tapu sahiplerinin de temyiz etmediği, bu yerin kamulaştırmaya da konu olmadığı gerekçesiyle davacı ... ve aynı tapu kaydına tutunan davacıların ve diğer davacıların davasının reddine, 2 27... parsel sayılı taşınmazın 24.05.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 15.403,36 m²lik bölümünün aynı ada ve parsel numarası ve tarla vasfıyla 16 pay kabul edilerek; 8/16 payının davalı ..., 3/16 payının davalı ..., 3/16 payının davalı ..., 2/16 payının davalı ... adına tapuya tesciline, 2 27... parsel sayılı taşınmazın 24.05.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B1) ve (B2) harfleriyle gösterilen olarak belirtilenen toplam 2.279,01 m²lik bölümünün aynı adada başka parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacı ... mirasçısı ... Kayyımı vekili ile asli müdahil ... Değerler A.Ş vekili temyiz dilekçelerinde; dayanılan tapunun dava konusu yeri kapsadığı, yapılan araştırmanın eksik olduğunu ve hatalı kararı verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalıların dayandığı tapu kapsamı dışında ve orman olduğunu, bu nedenle verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; (A) harfiyle gösterilen kısmın da orman olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığına, davacıların dayandığı tapu ile davalıların dayandığı tapunun hangisinin dava konusu edilen taşınmaza uyduğuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve müşterekleri vekili ile ... ve müşterekleri vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, asli müdahil ... Değerler A.Ş vekili ve davacı ... mirasçısı ... Kayyımı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usûl ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Kararı temyiz eden tapu malikleri veya halefleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce Mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16... . Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine Mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile ...’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.