Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda yasal alt sınırı beş yılı aşan cezalarda zorunlu müdafii olmaksızın yapılan yargılamayı savunma hakkı ihlali nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında işlenen bazı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına dair istinaf başvurularını, hukuken temyiz edilemez olmaları nedeniyle reddederken; diğer bir hırsızlık suçuna ilişkin olarak, yüklenen suçun alt ceza sınırının beş yıldan fazla olması sebebiyle kanunen zorunlu müdafi eşliğinde savunma alınmaması ve kararın müdafi huzurunda verilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığını tespit ederek ilgili hükmü bozmuş ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iade etmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/1735 E.  ,  2026/6437 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2022/3819 E., 2023/2466 K.
SUÇLAR
: Hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma,ret
I-Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hüküm ve şikâyetçi ...'a yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''sanığın zararın karşılanmasına rağmen etkin pişmanlığın uygulanmadığı ve fazla ceza tayin edildiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı ilâmı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması ve kararın da müdafii huzurunda verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.