Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanık hakkında verilen şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal mahkumiyetlerini zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davalarını düşürürken, hakaret suçu adli para cezasının kesinliğini onamıştır.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen 1.500 TL adli para cezasının temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle temyiz itirazının reddine ilişkin yerel mahkeme kararını onayan yüksek mahkeme; buna karşılık, sanığa yüklenen şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları açısından ise mahkumiyet tarihi ile inceleme tarihi arasında 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, yeniden yargılamaya gerek olmaksızın bu suçlara ilişkin hükümlerin bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2012/12 E., 2013/415 K.SUÇLAR
: Şantaj, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I.Hakaret Suçu Yönünden Yapılan İncelemede;14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında hakaret suçundan tayin edilen 1.500,00 TL olan adli para cezasına ilişkin hükmün cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı yasaya uygun bulunduğundan, 23.09.2013 tarihli ek karara karşı yapılan itirazın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 315/2. maddesi uyarınca reddi ile ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II.Şantaj ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçları Yönünden Yapılan İncelemede;Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107/1. maddesine uyan şantaj suçu ile 5237 sayılı Kanun'un 134/1-2. maddesine uyan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, mahkûmiyet tarihi olan 03.07.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.