Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün hukuka uygun bulunarak onanması ve iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunda temyiz yasağı nedeniyle ret kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkındaki iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükme yönelik temyiz başvurusunu, yasal üst sınır nedeniyle usulden reddederken; hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının bölge adliye mahkemesince hukuka uygun bulunarak onanması üzerine, Cumhuriyet savcısının Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık lehine hatalı olduğuna yönelik temyiz itirazlarını, yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesi kararında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemesi gerekçesiyle yerinde görmemiş ve hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2022/4632 E., 2023/2890 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaI- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeHüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve aynı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ''teslim tutanağında sanığın iddia ettiği gibi suça konu eşyaların sanığa ait olduğunu belirten bir ibarenin bulunmadığına, söz konusu tutanakta taşınmazın içerisindeki söz konusu eşyalar ile birlikte malik sıfatını taşıyan müştekiye teslim edildiğinin belirtildiğine, sanığın tevil yollu ikrarının bulunduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.