Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasını arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir.
Özet: Davacı tarafından imzalamadığını iddia ettiği karşılıksız bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve aleyhindeki icra takibinin durdurulması talebiyle açılan menfi tespit davası, ticari davalarda zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanmaması ve mahkemece verilen kesin süreye rağmen geçerli bir arabuluculuk son tutanağının sunulmaması üzerine, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiş, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/489 Esas - 2026/549

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
: 2026/489 Esas
KARAR NO
: 2026/549
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 18/06/2026
KARAR TARİHİ
: 11/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından keşide edilen 30.01.2026 keşide tarihli, keşide yeri .... olan 460.000,00-TL bedelli .... Şubesi ... nolu çek, davalı şirket tarafından .... Şubesi'ne 30.01.2026 tarinde ibraz edildiğini, çekin arkasına, çek hesabında bakiye bulunmadığı belirtildiğini, çek karşılıksız kaldığını, Karşılıksız kalan çekin tahsili amacıyla davalı yan tarafından .... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibine başlandığını, söz konusu çek davacı tarafından imzalanmadığını belirterek davanın kabulüne; davacının davalı yana karşı herhangi bir borcu olmadığının tespitine, Kötü niyetle hareket eden davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, İş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar .... esas sayılı dosyasında takibin durdurulması bu nedenle ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HUAK uyarınca dava açılmadan önce dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, ancak taraflar arasında bir arabuluculuk süreci dava öncesinde yürütülmemiş olup davanın dava şartı eksikliği yönünden reddi gerektiğini, itiraza konu çek incelendiğinde çekin keşidecisi davacı şirket, lehdarı dava dışı ... şirketi, Hamili ise davalı şirket olduğunu, davalının dava dışı ... şirketi ile ticari bir ilişki yürüttüğünü, Bu çerçevede davalının iyiniyetli hamil konumunda olup davacı ile diğer ... şirketi arasındaki ticari, hukuki nasıl bir ilişki bulunduğu bilmediği gibi ticari hayatın gerekleri çerçevesinde bilmesi de beklenemeyeceğini, davacı taraf salt iş bu dava ile davacı şirket yetkilisi hakkında açılan karşılıksız çek şikayeti dosyasını sürüncemede bırakmayı amaçladığını, Davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava menfi tespit talebine ilişkindir.
Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun, MADDE 5/A- (.....) (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Eldeki davanın incelenmesinde Türk Ticaret Kanunu diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, menfi tespit ve tazminat talepleri ve hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Yasa'da 18/A/2 maddesi gereğince arabuluculuğun dava şartı olarak kabul edildiği hallerde davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkememizce 18/06/2026 tarihli tensip zaptı ile davacıya geçerli bir arabuluculuk son tutanağının sunulması için kesin süre verilmesine rağmen geçerli bir son tutanağın sunulamadığı anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 7.855,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.123,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.