Orman arazisi vasfından çıkarma vaadiyle hileli olarak elde edildiği iddia edilen muvafakatnamelerin iptali davasında, istinaf mahkemesinin ret kararının temyizi.
Özet: Davacılar, taşınmazlarının orman arazisinden sarı alana çevrileceği vaadiyle kandırılarak rızaları dışında alınan muvafakatnamelerin iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi aldatma yoluyla muvafakatname alındığına hükmederek davayı kabul etmişse de, Bölge Adliye Mahkemesi davalılardan köy muhtarının pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, diğer davalı lehine verilen muvafakatnamelerde ise hile unsurunun kanıtlanamadığını ve okuryazar davacıların noterde imzaladığı belgelerin aksinin ispatlanamadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davayı her iki davalı yönünden reddetmiş ve bu karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/1372E., 2025/1898 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kandıra Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/373 E., 2023/1356 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar ..., ..., ..., ... ve ... ortak olarak sundukları dava dilekçelerinde; davalı ...'ün, Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazla ilgili ... yevmiye numaralı, 1 17... ve 1 09... parsel sayılı taşınmazla ilgili ... yevmiye numaralı, 1 17... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili ... yevmiye numaralı, 1 17... parsel sayılı taşınmazla ilgili ... yevmiye numaralı, 1 11... parsel sayılı taşınmazla ilgili ... yevmiye numaralı, 1 09... parsel sayılı taşınmazla ilgili ... yevmiye numaralı, 1 17... parsel sayılı taşınmazla ilgili ... yevmiye numaralı muvafakatnameleri, kendilerine ait taşınmazları orman arazisinden sarı alana çevirme vaadi ile kendilerinden aldığını, ancak davalının kendilerini kandırdığını, köy muhtarı olan diğer davalı ... ile tanıştırdığını ileri sürerek, muvafakatnamelerin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iptali istenilen muvaffakatnamelerde müvekkili olan davalı ...'ün taraf olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki mesnetten yoksun kötüniyetle açılmış davanın reddini, dava değerinin çok düşük gösterildiğini, dava konusunu teşkil eden muvaffkatnamelere ilişkin taşınmazların değerinin tespit edilmesini, bu değer üzerinden ödenmesi gereken peşin nisbi harcın hesaplanmasını ve peşin nisbi harcın ödenmesini, peşin nisbi harç tamamlandıktan sonra davanın esasına geçilmesini, müvekkiline verilen dava konusu muvaffakatnamelerin usul ve hukuka uygun olarak verildiğini, hukuka aykırılık bulunmadığını, Yargıtayın hata,hile, ikrah dışındaki herhangi bir nedeni muvafakatnemelerin iptali için haklı gerekçe olarak kabul etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''davalıların, dava konusu orman arazisi vasfından çıkarılan arazileri, 2/B vasfı ile kendi adlarına tescil edileceğine dair vaatte bulundukları ve aldatma yolu ile davacılardan muvafakatnamelerini aldıkları yönünde vicdani kanaat oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulü ile muvafakatnamelerin ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalının köy muhtarı olduğu ve diğer davalı ile davacıları tanıştırdığı, davacıların iptalini talep ettikleri muvafakatnameleri diğer davalı lehine verdikleri, eldeki davanın da muvafakatnamenin iptali davası olması nedeniyle davalı ...'ün pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, anılan davalı yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, davalı ... tarafından davacıların iradelerinin hile yoluyla fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamında toplanan deliller ve tanık anlatımlarından iradenin fesada uğratılması hallerinden hilenin kanıtlanamadığı, davacılarca verilen muvafakatnameler incelendiğinde okuryazar olduklarını bildiren davacıların isim ve soyisimlerini yazarak davalı ...'e satın alma hakkı verdikleri muvafatnameleri imzaladıkları, davacılarca noterde düzenlenen muvafakatnamelerin aksinin de ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı ise de, dosyada tüm delillerin toplandığı, yanılgının giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği'' gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulması suretiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; tanık listesinde bulunan tüm tanıklar dinlenmeden karar verildiğini, müvekkillerinden hile, aldatma ve korkutma yolu ile davaya konu muvafakatnamelerin alındığını, müvekkillerine muvafakatnameler karşılığında herhangi bir bedel ödenmediğini, buna ilişkin savunma yapılmadığı gibi dekontta sunulmadığını, muvafakatname karşılığında herhangi bir iş takibi yapılmadığını, müvekkillerine 2/B çalışmaları için mühendis getirileceği ve 2/B çalışmalarının başlatılacağı vaadiyle sözleşmeler imzalatıldığını ve muvafakatnamelerin alındığını, müvekkillerinin ve dava dışı köy sakinlerinin davalı ...'e güvenerek, taşınmazlarına ilişkin 2/B kadastro işlemlerine başlanacağını düşünerek, ne talep edildiyse yerine getirdiklerini, hile ile ve taşınmazlarının 2/B vasfını kzandırılacağı vaadi ile zor durumda kalan müvekkillerinden kandırılarak muvafakatnameler alındığını, muvafakatnamelerin verildiği tarihte muvafakatnameye konu parsellerin orman arazisi sıfatında olduğunu, müvekkillerinin iradelerinin sakatlandığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanun kapsamında düzenlenen muvafakatnamenin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, söz konusu muvafakatnamelerin düzenlenmesinde davacıların iradelerinin fesada uğratılıp uğratılmadığı noktasında toplanmaktadır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.