Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü onarken, hakaret suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı varken yeniden yargılamayla verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Sanık hakkında nitelikli tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesi sonucunda, nitelikli tehdit suçuna ilişkin kararın yargılama sürecinin usul ve yasaya uygunluğu gerekçesiyle onanmasına karar verilirken, hakaret suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün ise daha önce şikayetten vazgeçme nedeniyle kesinleşmiş bir düşme kararı bulunmasına rağmen yeniden yargılama yapılarak mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespitiyle bozulmasına oy birliğiyle hükmedilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/2484 E.  ,  2025/6969 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2022/490 E., 2024/711 K. ...
SUÇLAR
: Nitelikli tehdit, hakaret
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi Onama - Kısmi Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;
Sanık hakkında yeniden yargılama sonucu verilen hüküm incelendiğinde, sanık hakkında Bucak Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2012 tarihli ve 2010/311 Esas, 2012/154 Karar sayılı kararıyla hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü hakkında, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 14.03.2016 tarihli ve 2013/39254 Esas, 2016/4750 Karar sayılı ilamıyla, şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilerek kararın kesinleşmesine karşın yeniden yargılama kararı sonrası hakaret suçundan da yargılama yapılarak mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.07.2025 tarihinde karar verildi.