Eser sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ifa edilmemesi üzerine ödenen bedelin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davası.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketle imzaladığı taşeron sözleşmesi kapsamında harfiyat işleri için yaptığı ödemeye rağmen davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; yangın nedeniyle bazı evrakların zayi olmasıyla cari hesap kayıtlarına dayanarak, davalının edimini ifa etmemesi sonucu sözleşmeyi feshettiğini ve 57.703,43 TL borçlu olduğunu iddia eden davacıya karşılık, davalı tarafın herhangi bir savunma sunmadığı, mahkemenin tarafların ticari defterleri ve bilirkişi raporları doğrultusunda alacağın varlığı ve miktarı hususunda uyuşmazlığı değerlendirdiği görülmektedir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C....5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2022/465 EsasKARAR NO
: 2026/404HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 27/06/2022KARAR TARİHİ
: 05/06/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ
: 10/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.09.2017 tarihinde Harfiyat işleri (Çine O.SB Bien Seramik Harfiyat İşleri) konulu taşeron sözleşmesi imzalanmış olduğunu, işbu ticari ilişki sebebiyle, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaya istinaden müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olduğunu, ancak her ne kadar müvekkili şirket ifa yükümlülüğünü zamanında yerine getirmiş ve ödemeyi yapmış ise de davalı şirket yükümlülüklerini yerine getirmemiş ve ödeme yapılmasına rağmen hizmet ifasını yerine getirmemiş olduğunu, akabinde müvekkili şirket tarafından mevcut ödemenin iadesi amacıyla... .... .... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, borçlu tarafından yapılan yetki itirazı kabul edilmiş, davaya konu dosya ... 3. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyasına gönderilmiş, takibe, davalı tarafından 23.03.2022 tarihinde taraflar arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığından bahisle borca ve icra takibine itiraz edilmiş olduğunu, icra takibinin durdurulmasına müteakip 25.03.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş, ... Arabuluculuk Bürosu, 2022/4082 E. Sayılı büro ve 2022/36336 E sayılı arabuluculuk dosyası kapsamında yapılan görüşmeler olumsuz neticelenmiş, anlaşamama tutanağı düzenlenerek görüşmelere son verilmiş olduğunu, müvekkili şirkete ait, Kayalıoğlu mah. 2. Cad. No:42 Akhisar / Manisa adresinde bulunanbinada, 25 Kasım 2020 tarihinde yangın meydana gelmiş, yangın sonucunda müvekkili şirkete ait 2014-2015-2016-2017-2018 ve 2019 takvim yıllarına ait fatura ve irsaliyeler ile 2020 yılından öncesine ait özlük dosyaları zayi olması sebebiyle... E. Sayılı dava ikame edilmiş ve Zayii Belgesi verilmesi talep edilmiş, Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılama sonucunda Zayii Belgesi verilmesine karar verilmiş olduğunu, ilgili belgelerin zayi olması sebebiyle yalnızca cari hesapların dosyaya sunulacağını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında taşeronluk sözleşmesi imzalanmış, buna göre işe başlama tarihinin 01/09/2017 işin bitiş tarihinin 31/12/2017 olarak düzenlenmiş olduğunu, ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket, davalı şirket tarafından düzenlenen faturalara istinaden ödeme yapmış olduğunu, ancak ödeme yapılmasına rağmen davalı şirket yükümlülüğünü yerine getirmemiş, davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmiş olduğunu, sözleşmenin "yer teslimi, süre ve gecikme cezası" başlıklı 4.1. Maddesinde, "İşin gecikmesi veya işin gecikmesine neden olabilecek olumsuz/disiplir ü durumda işveren taşeron'un işini durdurma, başka bir ekip çalıştırma veya sözleşmesini yazılı ve sözlü hiçbir ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak fesh etme haklarına sahiptir." düzenlemesi yer aldığını, ekte sunulan 2017 ve 2018 yılına ait cari hesaplar incelendiğinde de davalı/borçlunun, müvekkil şirkete 57.703,43 TL borcu olduğunu, borcun dayanağının davalının hizmet akdini gereği gibi yerine getirmemesi olup, aksinin davalı tarafından iddia edilmesi durumunda işbu hususu ispat edecek olanın davalı olduğunu, nitekim Türk Borçlar Kanununun 112. Maddesinde borcunu ifa etmeyen borçlunun kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe zararlardan sorumlu olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190.maddesinde de ispat yükünün, iddiaları sonucu lehine hak çıkartan tarafta olduğunun düzenlendiğini, alacak likit ve yargıya muhtaç olmadığından İİK 67. maddesi gereği icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine alacağın likit olması sebebiyle 920'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı yanca usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap verilmemiştir.Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu edimin davalı tarafından ifa edilmediği iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık alacağın varlığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.Usulüne uygun dayanılan delillerden; Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/475 Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları dosyaya celbedilmiş, bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır.Davacı şirket tarafından hasımsız olarak ... .... .... K sayı ile kurulan karar ile ; “Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davanın davacı şirketin bulunduğu yerde yangın çıkması ve yangın sonucu davacı şirkete ait 2014-2015-2016-2017-2018 ve 2019 takvim yıllarına ait fatura ve irsaliyeler ve 2020 yılı öncesine ait özlük dosyaları zayi belgesi verilmesi talebinden ibaret olduğu, mevcut delil ve dosya kapsamına göre irdelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 82/1., 3. ve 4. bentlerinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler sayıldığı, somut olayda defter ve belgelerin 25/11/2020 tarihinde işyerinde çıkan yangın neticesinde zarar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiğinin dosya kapsamından açıkça anlaşıldığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesi uyarıca koşulları gerçekleştiğinden dava dilekçesinde sayılan defter ve belgelere ilişkin olarak zayi belgesi verilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.” şeklinde hüküm kurulmuş olduğu görülmüştür.Davacı vekili tarafından davalı şirket aleyhine ... 3. İcra Mü ...E sayılı dosyası (Yeni ... 8. Genel İcra Dairesi 2023/132482 e) ile icra takibi başlatılmış olduğu, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olduğu görülmüştür.Dosya kapsamı davacı yanın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle Manisa Nöbetçi ATM'ye gönderilmiş, 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının ticari defterleri üzerinden yapmış olduğumuz incelemeler ve tespitler neticesinde; tarafların birbirlerinden mal/hizmet aldığı yada sattığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ticari defterleri üzerinden yapılan incelemelerde, takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan 57.703,43 TL alacağının bulunduğu rapor edilmiştir.Dosya kapsamı mahkememizin 29 Şubat 2024 tarihli 2 nolu ara kararı gereğince davalının ticari defterleri üzerinde ve talimat ile alınan rapor değerlendirilerek dosya kapsamı üzerinde 1 mali müşavir ve 1 inşaat mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 12/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davacı taraf ticari defterleri kapsamında mahkememizce tarafından talimatla bilirkişi raporu aldırılmış olduğu, davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinde, gerekçesi raporun önceki bölümünde yazılı olduğu üzere, inceleme ve tespit yapılamamış olduğu, davacı tarafın icra takibine konu edilen hesap ekstresi bakiyesi olarak 57.703,43 TL alacak üzerinden takip başlatmış olduğu, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durmuş olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait olduğu yönünde Sayın Mahkemenin kanaat sahibi olması halinde, dava dilekçesi ekindeki hesap ekstresinde göre Alış Faturaları toplamının 2.613.017,64 TL, değişik adlar altında yapılan Ödemeler tutarının : 2.670.721,07 TL olduğu, davacının bu iki rakam arasındaki farkı talep ettiği anlaşılmakla, davacı tarafın bir kısım işleri yapmış olduğu ancak bakiye kadar bir kısmın yapılmamış veya fazla ödeme yapılmış olduğu, sözleşme konusu işin ne kadarının hangi birim fiyatla yapılmış olduğu veya ne kadarının yapılmamış olduğu yönünde dosya içeriğinde herhangi bir belge, hakediş, metraj, tutanak kübaj cetveli, sefer fişleri vs olmadığından, sözleşme konusu işin yapılıp yapılmadığı yönünde herhangi bir tespit değerlendirme yapılamayacağı, bu nedenle taraflar arasındaki iş ve işlemler nedeniyle davacının alacaklı veya borçlu olduğu yönünde bir sonuca ulaşılamadığı rapor edilmiştir.Dosya kapsamı mahkememizin 11/07/2025 tarihli ara kararı ile uyuşmazlık konusunda ek rapor tanzim edilmek üzere daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 26/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı taraf ticari defterleri kapsamında mahkememiz tarafından talimatla bilirkişi raporu aldırılmış olduğu, davalı taraf ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılmış olduğu, davalının ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından, TTK. Md.78.1.a. fikrası ve Vergi Usul Kanunu 1 nolu Muhasebe Uygulama Genel Tebliği ile Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmadığı, davalı tarafın 2017-2018 yılı ticari defterlerinin delil olabilme kabiliyetinin Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre davalı şirket tarafından davacı şirket adına toplamda 2.613.017,64 TL fatura düzenlenmiş olduğu, düzenlenen faturalar bakımından tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalı taraf ticari defter kayıtlarında davacı ile alakalı bütün iş ve işlemler yukarıda hesap ekstresi olarak gösterilmiş olup buna göre 31.12.2017 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 2.393.017,24 TL alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından 2017 ve 2018 yıllarında yapılan ödemelere ilişkin davalı şirket 2017 yılı ticari defterlerinde sadece 220.000 TL tutarında kayıt olduğu, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının birbirine uyumlu olmadığı, davacı tarafın icra takibine konu edilen hesap ekstresi bakiyesi olarak 57.703,43 TL alacak üzerinden takip başlatmış olduğu, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durmuş olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait olduğu yönünde mahkememizin kanaat sahibi olması halinde, dava dilekçesi ekindeki hesap ekstresinde göre Alış Faturaları toplamının 2.613.017,64 TL, değişik adlar altında yapılan Ödemeler tutarının : 2.670.721,07 TL olduğu, davacının bu iki rakam arasındaki farkı talep ettiği anlaşılmakla, davacı tarafın bir kısım işleri yapmış olduğu ancak bakiye kadar bir kısmın yapılmamış veya fazla ödeme yapılmış olduğu, yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, sözleşme konusu işin ne kadarının hangi birim fiyatla yapılmış olduğu veya ne kadarının yapılmamış olduğu yönünde dosya içeriğinde herhangi bir belge, hakediş, metraj, tutanak kübaj cetveli, sefer fişleri vs olmadığından, sözleşme konusu işin yapılıp yapılmadığı yönünde herhangi bir tespit değerlendirme yapılamayacağı, bu nedenle taraflar arasındaki iş ve işlemler nedeniyle davacının alacaklı veya borçlu olduğu yönünde bir sonuca ulaşılamadığı rapor edilmiştir.Taraf vekillerine davaya konu sözleşmeye ilişkin olmak üzere işin yapıldığına ya da yapılma oranına ilişkin ve sözleşmenin hangi birim fiyatla yapıldığına dair hakediş, metraj, tutanak kübaj cetveli, sefer fişlerinin ve buna ilişkin her türlü belgelerin tebliğden itibaren 1 aylık makul kesin süre içerisinde mahkememiz dosyasına ibrazına, aynı kesin süre içerisinde mahkememiz dosyasına belirtilen belgelerin ibraz edilmediği veya istenecek kamu kurum kuruluşları belirtilmediği takdirde dosyadaki mevcut delil ve belge durumuna göre karar verileceği hususunun taraf vekillerine ihtar edilmiş ise de ,davacı yan 2020 tarihli yangın sebebi ile evrakları sunamadığını beyan etmiş, dava dilekçesine ekli... .... .... esas nolu ilamı ile 2020 yılı öncesine ilişkin özlük dosyalarının zayi olduğuna dair kararı eklemiş , karşı yanca her hangi bir belge sunulmamıştır.... .... .... Karar sayılı kararında eser sözleşmesine ilişkin olarak "Tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ ise; sözleşmenin imzalandığı ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 355. maddesinde “istisna akdi” olarak adlandırılmış olup, “İstisna bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Y. E. : Eser Sözleşmesi, ... 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur.Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait'' olduğu belirtilmiştir.Taraflar arasında Hafriyat İşleri (Çine OSB Bien Seramik Hafriyat İşleri) konusunda 01.09.2017 tarihinde akdedilen sözleşmenin incelenmesinde; Sözleşme konusu işin başlangıç tarihinin 01.09.2017, bitiş tarihinin ise 31.12.2017 olduğu, sözleşmenin 4.1. maddesinin “İşin gecikmesi veya işin gecikmesine neden olacak olumsuz / disiplinsiz her türlü durumda işveren, taşeronun işini durdurma, başka bir ekip çalıştırma veya sözleşmesini yazılı ve sözlü hiçbir ihtara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak fesh etme haklarına sahiptir” şeklinde, sözleşmenin 5.1. maddesinin “ Taşeron söz konusu işleri ekteki birim fiyat listesinde belirtilen birim fiyatlarla yapmayı kabul ve taahhüt eder, herhangi bir şekilde ek ücret talep edemez” şeklinde düzenlenmiş olduğu ,yine 6.3 maddesinde ise ;"Ödemeler Taşeron tarafından tamamlanarak işverene teslim edilen kadar aylık hak edişler şeklinde olacaktır." düzenlemesi olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre; Davacı yanın ticari defterlerini yangın nedeni ile zayi olduğundan bahisle mahkemeye sunamamış ise de ,bilirkişi incelemesine esas cari hesap kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu , davalı yanın ise ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı yanca aralarındaki sözleşmeye binaen 09/02/2024 tarihinde önden avans ödemesi yapmasına rağmen davalı yanca işin yapılmadığı iddiasında bulunduğu, tarafların imzalarını taşır sunulan /1/09/2017 tarihli sözleşmenin 6.3.maddesinin incelenmesinde "Ödemeler Taşeron tarafından tamamlanarak işverene teslim edilen kadar aylık hak edişler şeklinde olacaktır.".Dosya kapsamı ile davalının davacıya fatura kestiği ,davacının da önden avans olarak ödeme yaptığı sabittir .Eser sözleşmelerinde yüklenici yaptığı işi ,işveren de ödemeyi ispat yükü altındadır. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkin olduğu sabittir. Davacı yanın sunduğu hesap ekstrelerin Alış Faturaları toplamının 2.613.017,64 TL, değişik adlar altında yapılan Ödemeler tutarının : 2.670.721,07 TL olduğu, aradaki farkın 57.703,43 TL olduğu , taraflar arasındaki imzalanan sözleşmeye göre davalının ödemenin hak edilmesi için aylık hak ediş sunması gerektiği ,mahkememize buna dair davalı yanca belge sunulmadığı,işin mahiyeti gereği keşfe ya da yerinde bilirkişi incelemesine gerek olmadığı nazara alınarak ,sonuç olarak işin sözleşmeye uygun ,eksiksiz yapıldığı davalı yanca kanıtlanamadığından , davacının sözleşmeden fesih iradesini de göstermesi sebebi ile davacının avans olarak ödediği miktarı talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir .HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ İLE;2-Davalı borçlunun ... 3 İcra Dairesi'nin (... 8 Genel İcra Müdürlüğü) ...Esas sayılı dosyasındaki asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip talepnamesindeki aynı şartlar halinde devamına,3-Asıl alacak miktarı olan 57.703,43 TL üzerinden hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 3.941,72 TL harçtan peşin alınan 985,44 TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 2.956,28 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 7.500,00 TL bilirkişi masrafı, 654,2 TL posta masrafı, 80,70 TL başvurma harcı toplamı olan 8.234,9 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yatırılan 985,44 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ,9-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/06/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır