Nitelikli yağma suçunda sanık müdafiine son söz hakkı verilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması sonucu bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu incelemiş ve hükmün açıklandığı celsede, sanık hazır olmasa dahi hazır bulunan müdafiine 5271 sayılı Kanunun 216/3. maddesi gereği son söz hakkı verilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığını tespit ederek, bu usulü aykırılık nedeniyle bölge adliye mahkemesinin istinafın esastan reddi yönündeki kararını bozmuş ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2022/1613 E., 2023/1194 K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;Hükmün tefhim edildiği 21.04.2022 tarihli celsede duruşmaya gelmeyen sanık ... yerine hazır olan sanık müdafiine son söz hakkı verilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı Kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, hükümden önceki son sözün sanık ... müdafine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen, ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 01.06.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'deki gerekçeye aykırı olarak BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.