Nitelikli yağma suçunda hukuki alacak iddiası ve beyan çelişkisi ışığında eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması ve sanığın bihakkın tahliyesi.
Özet: Yüksek mahkeme, mağdur ve tanığın başlangıçtaki nitelikli yağma suçlamasını husumet nedeniyle geri çekmesi ve sanığın, alacak meselesi nedeniyle telefonu aldığını beyan etmesi üzerine, yerel mahkemenin sanığın mağdura verdiği iddia edilen 2.000 TLnin kaynağını ve olası hukuki alacak niteliğini, ayrıca olay öncesi tartışmayı yeterince araştırmadan nitelikli yağma hükmü kurmasını hatalı bularak, eylemin hukuki alacak tahsili amacıyla kasten yaralama olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve ayrıca müşteki lehine vekalet ücreti hükmedilmemesini de bozma nedeni sayarak hükmü bozmuş, sanığın tahliyesine karar vererek dosyayı yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2025/573 E., 2025/1075 K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;Tüm dosya kapsamından, mağdur ve annesi olan tanığın verdikleri ilk beyanlarında, sanığın eve gelerek daha önce vermiş olduğu 2.000,00 TL parayı istediği, mağdurun parayı harcadığını söylemesi üzerine mağduru darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralayarak cep telefonunu aldığını beyan ettikleri, ihbar üzerine sanığın üzerinde suça konu telefonla yakalandığı, akabinde mağdur ve tanığın sundukları dilekçelerle sanıkla aralarındaki husumet nedeniyle yalan beyan verdiklerini bildirdikleri, bu husustaki beyanlarını temyiz aşamasına kadar tekrarladıkları, sanığın savunmasında, suç tarihinden bir kaç gün önce mağdur ve annesi olan tanıkla aralarında tartışma çıktığını, tanığın telefonunu kırması üzerine bu telefonun tamiri için para harcadığını, dosyaya konu olayda mağdura bu tamir masrafını ödetmek maksadıyla, daha önce kendi verdiği parayı istediğini beyan ettiği görülmekle; savunmada beyan edilen ve suç tarihinden bir kaç gün önce gerçekleştiği beyan edilen tartışmaya ilişkin bir tahkikat olup olmadığının ve sanık tarafından mağdura verildiği beyan edilen 2.000,00 TL para hususunun ve kaynağının mağdura sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesinde yer alan hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması,Kabule göre;Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Sanığın, bozma kararının gerekçesi göz önüne alınarak bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal salıverilmeleri için ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazılmasına,5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.