Mirasçılar tarafından murisin zilyetliğindeki 2/b arazisinin 6292 sayılı Kanun ile bir mirasçı adına tescil ve üçüncü kişiye muvazaalı devri iddiasıyla açılan tapu iptali davasının, 6292 sayılı Kanun sonrası dinlenememesi ve şahsi hakka dayalı tapu iptalinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle reddi kararı.
Özet: Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıkta, murisin zilyetliğinde olup daha sonra 2/b vasfıyla Hazine adına kaydedilerek 6292 sayılı Kanun kapsamında diğer mirasçıya satılan taşınmazın, davalı mirasçının muvazaalı işlemlerle ve haksız beyanlarla adına tescil edildiği iddiasıyla tapu iptali ve kendi adlarına tescilini talep eden davacıların davası, mahkemelerce, hibe sözleşmesi ve tanık beyanlarıyla muvazaanın ispatlanamaması ve Hazineden yasal satış sonrası kullanım iddiasına dayalı şahsi hakla tapu iptalinin hukuken mümkün olmadığı gerekçeleriyle reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/6730 E.  ,  2026/4116 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2024/300 E., 2025/2110 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze 4.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2021/59 E., 2022/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım Kadastrosu sonucunda, Kocaeli ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 5 54... parsel sayılı 164,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ''6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz ve üzerindeki 1 katlı ahşap binanın 1997 yılından beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu'' şerhi yazılarak bahçe vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca 22.09.2017 tarihinde davalı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiş bilahare ise 11.12.2020 tarihinde satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 2001 tarihinde vefat ettiğini, davacılar ve davalı ...'in mirasçı olarak kaldığını, murisin vefat etmeden önce Dilovasındaki malik sıfatı ile zilyetliğinde olan dava konusu 300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazı 1988'de komşusundan satın aldığını, murisin 1989 yılında taşınmaz üzerine tek katlı betonarme ev yaptığını, ortak arsa ve üzerindeki evde murisin vefatı ile murisin oğlu davalı ...'in oturmaya devam ettiğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olan 2/B kapsamında olduğunu, 2012 yılındaki kadastro çalışmalarında davalının taşınmaz ve üzerindeki binanın zilyetliğinin kötü niyetli olarak kendisine ait olduğunu kadastro memurlarına beyan ettiğini, sonrasında taşınmazın 2/B kapsamında davalı tarafından taksitli bir şekilde 18.878,00 TL'ye alındığını, dava konusu taşınmazın ortak muristen müvekkillerine ve davalıya kalan bir yer olduğunu, davalının tek başına hak sahibi olmadığı halde taşınmazın hepsini satın aldığını, satış bedelinden müvekkillerinin 2/3 hissesi bedelini davalının alma hakkı saklı kalmak üzere muvazaalı hissenin müvekkillerinin adına hisseleri oranında iptali ve tescilinin gerektiğini, davalının daha sonra taşınmazı ve üzerindeki binayı anlaşmalı ve muvazaalı olarak ...'a satış suretiyle 40.000 TL bedelle devrettiğini, davalıların bedelde muvazaa yaptıklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın miras hissesi oranında tapu kaydının iptali ile müvekkileri adına ayrı ayrı tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B kapsamında olduğunu, müvekkilinden önce müvekkilinin murisi olan ... tarafından kullanıldığını, 2001 yılında murisin vefatından sonra taşınmazı müvekkilinin kullanmaya başladığını, kullanıma ilişkin ecrimisil bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacılar ile müvekkili arasında 16.11.2011 tarihinde taşınmaz hibe sözleşmesi imzalandığını, davacıların dava konusu taşınmazla ilgili paylarını müvekkilinden alarak taşınmazı müvekkiline verdiklerini, davacılara hibe dolayısıyla satış bedeli ödendiğini, davacıların bedelini nakden ve peşinen alarak hibe sözleşmesini imzalamış olmalarına rağmen taşınmazı çeşitli bahanelerle iade almaya çalıştıklarını, davacıların haksız kazanç elde etmek istediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacı taraf muvazaa iddiasında bulunarak tapu iptali talebinde bulunmuşsa da davalı ... vekilinin sunduğu hibe sözleşmesi ile davacı tanıklarının beyanları incelendiğinde taşınmazın davalı ... vekili adına tescil edilmesinde ve davalı ...'den, davalı ...'a satışında iddia edilen muvazaanın ispatlanamadığı, davacının iddiasını ispatlayacak başkaca delil de sunamadığı, 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı '' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazine’den satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptali davası açmasının mümkün olmadığı, 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali istemiyle açılan eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddi sebebiyle davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin dava değerine göre nisbi belirlenmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu '' gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 (1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalılara hibe edilmediğini, davalıların davacıların bedeli nakden ve peşinen aldıkları beyanı nedeniyle ispat külfetini üzerine aldığını, hibe akdinin tapuda resmi şekilde yapılması gerektiğini, devir yapılan diğer davalının mahalle arkadaşı olduğunu, yapılan devrin anlaşmalı ve muvazaalı olduğunu, beyin ameliyatı geçiren tanıkları yerine bildirilen tanığın dinlenmediğini, davalının 6292 sayılı Kanun kapsamında hakkı kullandığında Devlete ödediği bedelin 2/3'ünün müvekkillerinden tahsili ile taşınmazın hisseleri oranında müvekkilleri adına tescili gerektiğini, avukatlık ücretinin yanlış ve müvekkillerinin mahvına sebep olabilecek şekilde belirlendiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemi sonucunda davalı lehine doğan mülkiyet hakkının satış işlemine dayalı tapu kaydının iptal edilmesinin mümkün olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.