6831 sayılı Orman Kanunu 2/b maddesi kapsamındaki taşınmazın 31.12.1981 öncesi orman vasfını kaybedip kaybetmediği, hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarındaki eksik incelemeler nedeniyle yeni keşif gerekliliği.
Özet: Yargıtay, Orman İdaresinin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan bir taşınmazın aslında orman vasfını koruduğu iddiasıyla açtığı kadastro işleminin iptali davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarını, taşınmazın 31.12.1981 tarihi öncesinde orman vasfını bilim ve fen bakımından tam olarak kaybedip kaybetmediği hususunda yetersiz ve çelişkili bilirkişi incelemesine dayanarak hüküm kurması nedeniyle bozarak, daha eski hava fotoğrafları ve bağımsız uzmanlardan oluşan yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/773 E., 2025/424 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2019/18 E., 2021/190 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Adıyaman ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 45... parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nin kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü 1 45... parsel sayılı taşınmazın halihazırda orman vasfını taşıdığını ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesindeki nitelikleri haiz olmadığını, 2014 yılında gerçekleştirilen 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasının hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki tefrik, tespit ve tescilin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "davaya konu taşınmazın 1973, 19 85... tarihli hava fotoğraflarında orman görünümlü bir karakter taşımadığı, taşınmazda tarımsal faaliyetlerin bulunduğu, dava konusu yerin orman olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, 6381 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro işleminin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybedip kaybetmediği ve halen orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını tam olarak kaybettiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır.Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi raporunda, dava konusu taşınmazda 1952, 1973, 1985 tarihli hava fotoğraflarında tarımsal faaliyetlerin bulunduğu belirtilmiş ise de, rapora eklenen 19 73... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın bir kısmının tarım arazisi olarak kullanılmadığı, bu kısmının ormanla benzerlik arz ettiği gözlemlenmiş olup, bu nedenle alınan taşınmaz bölümünün 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak kaybedip kaybetmediği hususunda tereddüt oluşmuştur.Ayrıca, 1973 tarihli hava fotoğrafı üzerinde, dava konusu taşınmazın sınırları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişileri tarafından birbirinden farklı gösterilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, bu çelişki üzerinde durulmamış ve anılan bilirkişilerden söz konusu çelişkiyi giderecek şekilde ek rapor alınmadan karar verilmesi cihetine gidilmiştir.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, 1978 yılı hava fotoğrafı ve bu fotoğrafından yararlanılarak üretilen memleket haritası (yörede 31.12.1981 tarihi öncesine daha yakın bir hava fotoğrafının bulunduğunun anlaşılması halinde o hava fotoğrafının da) getirtilmesinden sonra mahallinde, halen Tarım ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmak suretiyle, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilerek, dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği ve taşınmazın orman niteliği kısmen veya tamamen kaybolmuş ise, çekişmeli bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları hususunda bilirkişi heyetinden somut olgulara dayalı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmalı ve böylelikle dava konusu taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye davalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve Kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.