Yargıtay, zimmet suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanıkların menfaat çatışması nedeniyle aynı müdafi tarafından temsil edilmesi hukuka aykırılığı üzerine bozdu.
Özet: Zimmet suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyetle sonuçlanan ve istinaf tarafından esasen onanan bir davada, Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, kovuşturma evresinde aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan sanıkların, bu durum gözetilmeksizin aynı müdafi tarafından temsil edilmelerinin Avukatlık Kanununa aykırı olduğu tespit edilmiştir; bu hukuki aykırılık nedeniyle, savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle yerel mahkeme hükümlerinin oy birliğiyle bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2022/1183 Esas, 2022/1653 KararSUÇ
: ZimmetHÜKÜM
: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Dereceİzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli ve 2013/305 Esas, 2018/264 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53/1-2-3, 5. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/1183 Esas, 2022/1653 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin uygulamanın değiştirilmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanıklar Müdafiinin Temyiz İstemiSanıkların zimmet kastıyla değil bilgisizlik sonucu kayıtları eksik tutmuş olabileceklerine, önceki yönetimden kendilerine fiilen ve banka kanalıyla teslim edilen bir para bulunmadığına, teslim almadıkları parayı zimmete geçiremeyeceklerine, kooperatife ait paraların tamamının inşaata harcandığına, İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/22 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte dahi yapılan imalatın zimmet miktarının üzerinde olduğu görülmesine rağmen mahkemece inşaat mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmayarak eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna, beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeSanık ...'nun kovuşturma evresindeki; "Kooperatif başkanları tarafından bana imzalar attırıldı ancak bu işlerden anlamam." yönündeki savunması nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeksizin, aynı müdafi tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38... sayılı Kanun'un 152. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.