Danıştay 12. Dairede, idarenin bildirim yapmadığı sağlık memurunun Covid-19 ve doğum sonrası izinleri sonrası görevden çekilmiş sayılma işleminin hukuka aykırılığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Yeni doğum yapan ve COVID-19 tedbirleri kapsamında idari izinli olduğunu düşünerek göreve gelmeyen sağlık memurunun, idarenin uzun süre bildirimde bulunmaması ve çekilme iradesinin bulunmadığı gerekçesiyle memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu kabul edilerek iptaline ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesine karar verilen bir davadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/1377 E.  ,  2025/855 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No
: 2023/1377
Karar No
: 2025/855
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLLERİ
: Hukuk Müşaviri Av. ...
Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İzmir ili, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru (röntgen) olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta; davacının 04/12/2019 tarihi ile 28/01/2020 tarihleri arasında 56 gün doğum öncesi izni aldığı, 13/01/2020 tarihinde ise doğum yaptığı, akabinde 69 gün doğum sonrası izin kullandığı ve 13/09/2020 tarihine kadar bu süreci izin ve sağlık raporları ile geçirdiği, davacının 14/09/2020 tarihinde görev yerine gelerek birim sorumlusuna 26/08/2020 tarih ve 31225 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "COVID-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler" konulu, 2020/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında idari izinli sayılması gerektiğini belirttiği ve sözlü olarak verilen cevaba itibar ederek kurumdan ayrıldığını beyan etmesi karşısında, birim sorumlusu tarafından böyle bir olayın yaşanmadığı, bu olayı hatırlamadığı, ancak; davacının 08/03/2021 tarihine kadar gelmediğini, yine 08/03/2021 tarihinde HBYS sistemi üzerinde ayrılış yazısı silindiğinde fark ettiğini beyan ettiği, davalı idare tarafından yazılan iç yazışmalarda da yine davacının çalışır olarak gözüktüğü ve bu süreçte göreve başlaması yolunda davacıya yazılı ve sözlü olarak bildirim yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde görüldüğü ilk dönem olan mart ayında davacının yeni doğum yapmış olduğu, bu süreçte yasal izinlerini ve geçerli sağlık raporlarını kullandığı akabinde ise söz konusu Genelge'ye istinaden (her ne kadar bu Genelge sağlık çalışanlarını kapsamasa da) idari izinli sayıldığını düşündüğü, idare tarafından davacının işe gelmediği 6 ay boyunca davacıya herhangi bir bildirim yapılmadığı, 6 ay gibi uzun bir süre boyunca davacının işe gelmemesinin davacı başlangıç yapmak için geldiğinde farkedildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; hiçbir bildirim yapılmaksızın, davacının 12/09/2020 tarihinden itibaren mezuniyetsiz, mazeretsiz ve kesintisiz olarak 10 gün görevine gelmediğinden bahisle Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; hukuka aykırı olarak tesis edilen işlem nedeniyle Anayasa'nın 125. maddesi gereği davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazmin isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının, "iptal ve kabule" ilişkin kısmının dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi ile anılan karardaki ''işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine'' şeklindeki yasal faizin başlangıç tarihinin ''dava açma tarihi olan 21/12/2021" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Uyuşmazlıkta, davacının 12/09/2020 tarihinden itibaren 10 gün boyunca kesintisiz, izinsiz ve mazeretsiz olarak görevine gelmediği, bu durumun resmi kayıtlar ile de ortaya konulduğu, görevden çekilmiş sayılmanın kanuni şartlarından olan maddi unsurun yani mazeretsiz ve izinsiz olarak kesintisiz 10 gün devamsızlık ile manevi unsur olan görevi terk iradesi ve mazeretsiz olmak şartının gerçekleşmesi durumunda, işlem tesisi konusunda idarenin takdir hakkının bulunmadığı, tazminat istemi yönünden ise, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının bu isteminin de kabulüne imkan bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Memuriyetten çekilme iradesinin söz konusu olmayıp, ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile İzmir Valiliği yazısı ve kendi birim sorumlusunun beyanı üzerine iş başı yapmadığı, davalı idarenin sistemindeki hata yüzünden kendisine aylarca bildirim yapılmadığı gibi, yanlış yönlendirilerek iş başı yaptığında bir ay süre ile şua izni dahi verildiği, hal böyleyken davalı idarece haksız bulunarak görevinden çekilmiş sayılması ve hatta fiilen çalışmış olmasına rağmen, maaş ve döner sermaye ek ödemelerinin iadesinin istenilmesinin izahının mümkün olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının tazmin isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yasal faizin başlangıcı yönünden düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.