Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında ByLock delili, savunma denetimi ve ceza miktarındaki eksiklikler nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı savunmasının ve örgütsel bağlantılarının teknik verilerle desteklenmesi için ilişkili kişilerin ifadelerinin detaylıca araştırılmaması, hükme esas alınan ByLock kullanımının sanığın eşi adına kayıtlı hat üzerinden yapıldığı iddiasına rağmen eşinin tanık olarak dinlenmemesi gibi eksik incelemeler ile istinaf mahkemesi karar başlığındaki hapis cezası miktarında yer alan maddi hata nedeniyle, yeniden araştırma ve değerlendirme yapılması için bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/34775 E.  ,  2025/21320 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2020/716 E., 2021/543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2018/103 E., 2019/444 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin ... silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, sanığa ait olduğu iddia edilen ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması,
2-Sanığın eşi ... adına kayıtlı hatta bağlı olarak ... programını sanığın kullandığına yönelik yapılan tespit doğrultusunda mahkumiyet hükmünün kurulduğunun anlaşılması karşısında, ... ... yargılandığı dosyadaki ifadesinin getirtilmesi, mahkemece bizzat tanık olarak dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairsinin karar başlığında hüküm kısmında hapis cezası miktarının "6 yıl 3 ay " yerine "6 yıl 13 ay" olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.