Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararı; eksik soruşturma, savunma hakkı ihlali ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaması nedeniyle Yargıtayca bozuldu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın askeri yapılanmaya dair bilgi ve belgelerdeki adının ilgili birimlerden sorulup araştırılmaması, sanıkla ardışık arandığı belirtilen kişinin duruşmada sanık huzurunda veya usulüne uygun şekilde dinlenmemesi, sanığın örgütsel faaliyetlerinin ve örgütlü suçlar bilgi havuzundaki kayıtlarının eksik araştırılması, temel cezanın belirlenmesinde anayasal ilkelere aykırı olarak fazla ceza tayin edilmesi ve sanığın samimi beyanlarına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/36846 E.  ,  2025/22028 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: 2019/77 E., 2021/1128 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2018/412 E., 2018/823 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
:TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun duruşmalı yapılan inceleme neticesinde esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanığın .../PDY askeri yapılanması kapsamasında ele geçen ve askeri yapılanma çalışmalarını raporlayan bilgi ve belgelerde adının bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili birimlerden sorulması, şayet var ise buna ilişkin belgelerin ilgili birimlerden istenmesi sonrası 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2. Sanıkla ardışık arandığı ifade edilen ve beyanları dosya arasına alınan ... 'ın beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınarak dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanığın söz konusu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihte örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının da araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin ve CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, beyanda bulunan şahısların mahkeme huzurunda ve ya SEGBİS aracılığı ile beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma yapılmak,
4. Kabul ve uygulamaya göre;
a. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 inci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Kapatılan- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar)
Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında samimi olarak beyanda bulunarak örgütle temasına ve ankesörlü aranmalarına dair bilgiler verdiğinin mahkemece kabul edilmesine rağmen, hakkında toplanan delillere göre örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan, hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.