Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ticari defterler ve bilirkişi raporu ışığında cari hesap alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, tacirler arasındaki cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, icra takibine davalının haksız itirazını iptal ettirerek alacağının tahsilini talep ederken, davalı paranın emanet olduğunu ve iade edildiğini savunmuş; ilk derece mahkemesi, ticari defterler ve mali müşavir bilirkişi raporları doğrultusunda davacının defterindeki 167.663,24 TLlik bakiye alacağın yerinde olduğuna kanaat getirmiş, ancak davalı tarafından ibraz edilen ve davacının imza ve teslimatı reddettiği bazı faturalar üzerindeki uyuşmazlık nedeniyle fiziki grafoloji uzmanı bilirkişi raporuna başvurulmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:26/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:26/01/2023
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:26/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı tacir olup aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, davalıdan olan alacakları sebebiyle Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takibe giriştiklerini, yaptıkları takibin davalının haksız itirazı nedeni ile durdurulduğunu, arabuluculuk başvurularının da olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğuna ilişkin cari hesap ekstresinin takip talebi ekinde icra dosyasında mevcut olduğunu, davalıdan alacaklı olduğunun müvekkilinin ticari defterlerinde ve davalının ticari defterlerinde de sabit olduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalının takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faizi ve avukatlık ücreti ile birlikte ödemesine, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, görev itirazları bulunduğunu, davacının ticari işletmesinden bahsedilemeyeceğini, davacının müvekkilinin hesabına yatırmış olduğu emanet paraları gerek nakit olarak ve gerekse mal (yem) olarak iade edilmiş olup, bankadan iade edilmeyen kısmın da elden verildiğini, ... tarafından müvekkilinin yem nakliye işi yapıldığı zamanlarda yüklü yem vs. direkt müşteriye indirildiğinde, mal alan müşterilerin yem bedellerini nakliyeci ...'ya teslim ettiklerini ve onun da müvekkilinin hesabına emanet veya borç açıklaması olmaksızın yatırdığını, paranın müvekkiline borç olarak verildiğini ispat yükünün davacı-alacaklıda olduğunu, diğer yatırmış olduğu paralar 04/07/2019 da 99.500 TL ve 05/10/2019 tarihli 100.000 TL paranın; 45.000 TL sinin 01/11/2019 da bankadan hesabana EFT ile, 85.000 TL sinin 09/10/2019 da ... Bankası Döşemealtı Şubesi ... numaralı davacı alacaklı hesabına ... emanet iadesi açıklamasıyla yatırıldığını, 71.710 TL sinin muhtelif yem satışı yoluyla ödendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... davalının yem ticareti yaptığı, davalının ise nakliyecilik işiyle uğraştığı, taraflar arasında ticari ilişki ve aynı zamanda emanet para alışverişi bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı cari hesap ilişkisinden kaynaklı icra takibinin davalının borca itirazı üzerine durduğu, davalının vaki itirazının iptali için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca itiraz ettiği, Mahkememizce inceleme günü olarak kararlaştırılan tarihte taraflarca ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defterlerine göre davalı adına yapılan borç kayıtlarına istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 167.663,24.-TL tutarında davalıdan alacağının kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacı adına yapılan alacak kayıtlarına istinaden takip tarihi itbariyle davalının bakiye 161.058,48.-TL. tutarında davacıya borcunun kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan toplam 93.496,00.-TL tutarındaki 4 adet faturanın ve muhteviyatındaki malların davacı tarafa teslim edildiği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediğinden davacının ticari defterlerindeki bakiye alacak tutarı olan 167.663,24.-TL'nin davacı alacağı olarak kabul edilmesinin yerinde olacağının belirtildiği, davacının 03/03/2022 tarihli celsedeki isticvap beyanında 29/06/2019 tarihli, 31.300,00.-TL bedelli, 10/08/2019 tarihli, 30.410,00.-TL bedelli ve 30/09/2019 tarihli, 10.050,00.-TL bedelli 3 adet irsaliyeli fatura sureti altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, irsaliyeli faturalara konu malların tarafına teslim edilmediğini, bakiye alacağının ödenmediğini beyan ettiği, davalı tarafın ise işbu faturalara konu malların yem çeşidi olduğunu ve davacıya teslim edildiğini ileri sürdüğü, fizik grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda işbu 3 adet irsaliyeli faturaların teslim alan bölümündeki imzaların davacının elinden çıkmadığının tespit edildiği, bunun üzerine davalı tarafça davacıya yemin teklif edilmiş olup davacının uyuşmazlık konusu 3 adet irsaliyeli fatura muhteviyatında yer alan hayvan yemi ve diğer sarf malzemelerini davalıdan teslim almadığına yemin ettiği, böylece işbu faturalara dair teslim olgusunun ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ispat edilemediği, tarafların iddia ve savunmaları, dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler, toplanan tüm deliller ile tarafların ticari defter kayıtlarının birlikte incelenip değerlendirilmesinden takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 167.663,24.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın icra takibine itirazında yalnızca borca itiraz ettiği, işlemiş faize yönelik herhangi bir itirazının da bulunmadığı, böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile alacağın %20'si oranında 36.885,45.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karara esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili tarafından davacı adına kesilen satış faturalarının davacı kayıtlarında görünmediğini ve satışa konu malların davacıya teslimine ilişkin bir belge ibraz edilmediğinin ifade edildiğini, oysa sundukları mal satış faturalarının irsaliyeli fatura olduğunu, her birinde teslim alan imzası bulunduğunu, iş yerinde doğrudan satış ve teslimlerde ayrıca irsaliye düzenlenmediğini, irsaliyeli fatura düzenlendiğini ve teslim alanın fatura altına imzasını atarak malı teslim aldığını, bu nedenle müvekkili kayıtlarında bulunan satış faturalarının hesap sonucuna alınmamasının hatalı olduğunu, müvekkiline "dana parası" açıklamasıyla gönderilen 99.500,00 TL'nin arada dana alışverişinden kaynaklanmadığı ve müvekkile emanet olarak gönderildiği ve böylece gönderi açıklaması davacı asil tarafından değiştirildiği için bu paranın müvekkiline borç olarak verildiğinin ispat külfetinin davacıda olduğunu, davanın 99.500,00 TL'lık kısmı yönünden ispatlanamadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya arasındaki mali müşavir bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defterlerine göre davalı adına yapılan borç kayıtlarına istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 167.663,24 TL tutarında davalıdan alacağının kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacı adına yapılan alacak kayıtlarına istinaden takip tarihi itbariyle davalının bakiye 161.058,48 TL. tutarında davacıya borcunun kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan toplam 93.496,00 TL tutarındaki 4 adet faturanın ve muhteviyatındaki malların davacı tarafa teslim edildiği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediğinden davacının ticari defterlerindeki bakiye alacak tutarı olan 167.663,24 TL'nin davacı alacağı olarak kabul edilmesinin yerinde olacağının belirtilmesine, mahkemece bahsi geçen 4 adet fatura ile ilgili olarak vergi dairesi ile yapılan yazışmada ilgili BA/BS formlarının istenmesi sonucunda, resmi kuruma bildirimi yapılan ve mali müşavir bilirkişinin raporunda davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilen ve davacı tarafın kabulünde olmayan üç adet faturada usulünce imza incelemesi yaptırıldığının ve faturalardaki teslim imzalarının davacı elinde çıkmadığının belirtilmesine, bu hususta davalı tarafından davacıya yemin teklif edilmesi sonucu davacının anılan üç adet irsaliyeli fatura içeriğindeki malların kendisine teslim edilmediği yönünde yeminli beyanda bulunmasına, bu yönlerden davalının teslim hususunu ispat edememesine, tarafların ticari defter kayıtlarındaki borçlu olunduğuna dair aleyhe kayıtların aleyhe delil niteliğine haiz olmasına, bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olmasına kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.598,22 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.150,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.448,22 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...