Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, tanınmış marka benzerliği ve kötü niyet iddialarıyla marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin talepli YIDK kararı iptali davası kararı.
Özet: Davacı taraf, önde gelen bir römorkör operatörü olarak, kendi tanınmış marka serilerine benzerliği ve kötü niyet iddiasıyla, davalı şirketin " ... mekatronik otomasyon" ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın reddi yönündeki YIDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ederken; davalı şirket, markalar arasında görsel ve anlamsal farklılıklar bulunduğunu, iltibas riskinin ve kötü niyetin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/185 Esas - 2025/497
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No
: 2025/185Karar No
: 2025/497...Dava
: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden TerkinDava Tarihi
: 05/05/2025Karar Tarihi
: 10/12/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih
: 10/12/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Türkiye’nin önde gelen römorkör operatörü olduğunu, 20 yılı aşkın bir süredir en yoğun limanlarda römorkaj, pilotaj ve bağlama hizmetleri sunduğunu, inşaat faaliyetlerini .... Tersanesinde gerçekleştirdiğini, 200 projeyi tamamladıklarını, davalı kurum nezdinde 20 tane markası bulunduğunu, .... markasının da bulunduğunu, müvekkilinin .... unsurlu ilk markasını 2005 yılında başvurduğunu ve bu ibareyle seri markaları bulunduğunu, ... unsurlu markalarının gemi sektöründe tanınmış olduğunu, müvekkili şirkete ait .... başvuru numaralı “....” ibaresini 01-45 sınıfta tescil için başvuruda bulunduğunu, .... markasının tanıtımı için fuarlara katıldığını, ... serisinin çevreci ve yenilikçi bir yaklaşım ile batarya ile çalışan römorklar için bu markanın yaratıldığını, davalının .... başvuru numaralı " ... mekatronik otomasyon " ibareli markasını müvekkili şirketin tescili bulunduğu ve faaliyet gösterdiği sınıflarda tescil ettirmek amacıyla başvuruda bulunduğunu, yapılan itirazların reddedildiğini, verilen bu kararların hatalı olduğunu, müvekkilinin ...... ibaresi ile müvekkili markasının benzer olduğunu, marka başlangıçlarının benzer olmasının benzerliği pekiştirdiğini, davalı başvurusunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait markanın ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, uzun yıllardır sektörde yoğun kullanımı sayesinde tanınmış hale geldiğini, davalı markasının SMK 6/5 kapsamında tümden reddinin gerektiğini, davalının müvekkil ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir tacir olduğunu, müvekkilin tanınmış “.... markasının yoğun kullanımı dikkate alındığında davalının müvekkil markalarından haberdar olmamasının imkansız olduğunu ve başvurunun kötü niyetli olduğunu ifade ederek, .... sayılı ve "... ...." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı .... vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, başvuru markasının beyaz zemin üzerinde yeşil renkte ve büyük harflerle “.... ibaresini, bu ibarenin altında küçük boyutta ve siyah renkte “mekatronik otomasyon” ibaresini içerdiğini, yeşil renkte şekil unsuru ihtiva ettiğini, itiraza mesnet davacı markasının lacivert zemin üzerinde beyaz renkte, büyük harflerle “...” ibaresini, bu ibarenin altında, beyaz zemin üzerinde lacivert renkte “...” ibaresini ve en altta kırmızı zemin üzerinde beyaz renkte “since 1995” ibaresini içerdiğini, figüratif yazım stili kullanıldığını, iki markanın bütünsel açıdan farklı olduklarını, SMK’nın 6/5. maddesinde belirtilen risklerin mutlaka oluşacağı kanaatine doğrudan varılamayacağını, bu risklerin varlığının davacı tarafından ispatının gerektiğini, ancak bu durumu ispatlayacak bir delil bulunmadığını, kötü niyet bağlamında da delil sunulmadığını, SMK 6/3. ve 6/6. maddeleri uyarınca da reddi gerektiğinin ifade edildiğini ancak başkaca bir açıklama yapılmadığını, madde koşullarının somut olayda oluşmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık, kötü niyet, 6769 sayılı kanun 6/6 ve 6/3 kapsamındaki itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ...." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.Davaya konu...." ibareli marka için davalı tarafından 24/07/2023 tarihinde 09.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, söz konusu ilana karşı davacının ...." ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı yanca yeniden itirazda bulunulduğu, ..... sayılı kararı ile itirazların nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Somut uyuşmazlıkta, taraf markalarının emtia listesi aynı olduğu, netice itibariyle de, SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerliği koşulunun sağlanmış olduğu anlaşılmıştır.Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır.İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır.Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır.Somut olaya konu, 09. Sınıftaki malların günlük tüketim rutininde yer almayan türden endüstriyel ürünler oldukları, bu ürünlerin ilgili tüketicilerinin genel olarak yetişkin, bilinçli, özenli son kullanıcılardan oluştuğu, anılan emtiaların üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları, satın almaya ayrılan süre, alım sıklığı vs. etkenler itibariyle hitap ettikleri tüketicilerin nispeten yüksek seviyede özenli ve seçici kimseler oldukları değerlendirilebilir.Özellikle “Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları, Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar.” bakımından tüketicinin daha yüksek dikkat seviyesine sahip olacağı değerlendirilmiştir.“Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları.” malların ise ortalama tüketiciye hitap edeceği ancak yine de satın alma sürecinde belirli bir araştırmaya konu olacağı, zira hem teknolojik aletler olmasından kaynaklı işin uzmanından bilgi alınması gerekebileceği ve görece pahalı mallar olduğu değerlendirilmiştir.“Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.”, doğa sporları gibi etkinlikler sırasında kullanılan, ilgili aktivite gerçekleştirilirken kişinin bedenini korumaya, güvenli şekilde aktiviteyi gerçekleştirmesine yönelik mallardandır. Bu nedenle ilgili aktivite konusunda bilgi sahibi olan kişilerin tercihlerine konu olacak ya da bilgi sahibi kişilerin tavsiyeleri ile tercih edilebilecek mallardandır. Dolayısıyla belirtilen mallar, ortalama seviyeye nazaran daha dikkatli olan bilinçli tüketici kitlesine hitap etmektedir.Bu noktada 9. Sınıfta yer alan malların genel anlamda yüksek dikkat düzeyindeki tüketiciye hitap ettiği söylenebilecektir.İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır.Somut olayda, dava konusu markanın kelime+şekil markası olduğu, turkuaz renk ile büyük harflerle .... ibaresinin yer aldığı, O harfinin içerisinde elektronikte kullanılan açma/kapama düğmesi şeklinin yer aldığı ve altında oldukça küçük bir biçimde Mekatronik Otomasyon ibaresinin yer aldığı ve tüm bu unsurların turkuaz renkli bir elips şeklinin içerisinde yer aldığı anlaşılmış olup, dolayısıyla, dava konusu markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmıştır.Davacı markasının Lacivert, Beyaz ve Kırmızı arka planlarının üzerinde ilk olarak ... ibaresinin yer aldığı, V harfinin akım işareti ile stilize edildiği, yine RA hecesinin stilize bir biçimde yazıldığı, altında davacının ana markası olan ... ibaresinin yer aldığı, en altta ise Since 1995 ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacının dilekçesinde belirttiği üzere ... ibareleri başka markaları da bulunmaktadır, aslında korumak istediği unsurun ... ibaresi olduğu anlaşılmıştır; ancak yine de ... ... Since 1995 ibareli markanın görseline bakıldığında, ... ibaresinin ... ibaresi ile aynı puntolarda yazıldığı ve birinin diğerinin önüne geçmediği, bu noktada esas unsurunun bir bütün teşkil ederek ... ... ibaresi olduğu kanaatine varılmıştır.Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.Dava konusu markada yer alan ... ibaresinin “Elektromotor gücün veya gerilimin birimi” olduğu ve bu anlamın herkes tarafından bilinebileceği değerlendirilmiştir. Davacı markasında yer alan ... ibaresinin bilinen bir anlamı olmamakla birlikte ... ibaresinden türetildiği aşikardır. Zira markada V harfinde kullanılan akım işareti bu duruma atıf yapmaktadır. Davacı markasında yer alan.... denizcilik ve lojistik bakımından Mediterranean yani Akdeniz ibaresinin kısaltması olduğu anlaşılmıştır. .... ibaresi de yine İngilizce olup deniz anlamına gelmektedir. Bu noktada davacı markasında yer alan ... aslında .... anlamına gelmektedir. Dava konusu markanın ..., davacı markasının ... ibaresiyle başladığı anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, ... ibaresinin anlamının herkes tarafından bilinmesi, davacı görselinde akım işaretinin kullanılmasından kaynaklı taraf markalarının en azından elektrikle ilgili olduğu gibi yönünde bir izlenim oluşabilecektir. Bu nedenle, belirli bir düzeyde kavramsal benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir.İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.Taraf markaları yazıldığı şekilde okunacaktır. Uyuşmazlık konusu ... tek hecede okunurken, davacı markası ...-.... şeklinde iki hece okunacaktır. .... adlı kitabın işitsel benzerlik bölümünde aynen “…İşitsel benzerlik incelemesinde dikkate edilmesi gereken hususlardan birisi de sözcüklerin ilk heceleri, ilk sesleridir. Zira ortalama tüketiciler, sözcüklerin başlangıcına daha fazla dikkat ederler. Bu nedenle, sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyet karıştırma ihtimaline yol açabilmektedir.” denilmektedir. Bu noktada taraf markalarının ... ibaresi ile başlamasından kaynaklı belirli seviye fonetik benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir.Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır.Taraf markalarına görsel olarak bakıldığında, her iki markada kullanılan renkler, şekil özellikleri, marka uzunlukları, konumlandırımların birbirinden oldukça farklı oldukları, ... ibaresinin harfsel benzerliği dışında herhangi bir benzerlik taşımadıkları anlaşılmıştır.Ayırt edici gücü yüksek olan markalarda karıştırılma ihtimali daha kolay bir şekilde ortaya çıkacakken, zayıf markalar bakımından tam tersi olacaktır. Zayıf markalar, ayırt edici gücü düşük olan, tescili istendiği mal/hizmetle alakalı olan veyahut günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcüklerden seçilmiş markalar olarak tanımlanabilir. Yaratım bir ibarenin akılda kalma gücü ile sıradan, sıklıkla kullanılan bir ibarenin akılda kalma gücü aynı değildir. Bu noktada zayıf markanın koruma alanı daha dardır. Bu şekilde sektörel anlamda kullanımı yaygın olan ve ayrıca tüketicinin de ilk ve öncelikli olarak ibareyi yaygın olarak bilinen anlamı ile algılayacağı kelimeleri marka olarak tercih eden kimselerin, kendisi ile aynı sektörde faaliyet gösteren rakiplerinin de anılan ibare üzerinde eşit orandaki kullanım hakkına katlanması gerekeceği değerlendirilmiştir.... ibaresinin günlük kullanımda yeri olduğu, herkes tarafından anlamının bilindiği bir gerçektir. Özellikle 09. Sınıfta yer alan bazı mallar bakımından tanımlayıcı/ ayırt edici gücünün düşük olduğu bile söylenebilecektir. Marka Sicilinde arama yapıldığında, 09. Sınıfta ... ibaresi ile başlayan 199 tane marka olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere markaların ortak unsurlarının düşük ayırt edici niteliği haiz olduğu durumlarda işaret benzerliği incelemesinde ortak olmayan unsurlar ve genel izlenim belirleyici olacaktır.Somut olay yöndün değerlendirildiğinde; dava konusu markanın bir bütün halinde ... ibaresinden oluştuğu, davacı markasının ise ... olduğu, bir ibarenin başka bir markanın içerisinde yer almasının otomatik olarak benzerlik sağlamayacağı, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, belli düzeyde kavramsal ve fonetik benzerliğin bulunduğu belirtilmişse de, bu durumun markaların genelini benzer kılmaya yetecek güçlü bir benzerlik olmadığı, kısa markalarda yer alan farklılıkların tüketici nezdinde bir bütün halinde kolaylıkla ayırt edilebileceği ve genel izlenim bakımından fark yarattacağı, yukarıda 09. Sınıf için yapılan tüketici kitlesi değerlendirmesinde de belirtildiği üzere, ilgili tüketicinin dikkat seviyesinin ortalamanın üzeri olacağı, bu noktada iki ayrı marka karşısında olduklarını direkt olarak algılayabileceği.... ibaresinin ilgili sınıfta kullanılan bir ibare olduğu, bu minvalde farklı ekler ve şekillerle birlikte başkaları adına da kullanımının olabileceği de eklendiğinde, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.SMK 6/3 BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
:6769 sayılı SMK’nın“marka tescilinde nispi ret nedenleri”nin düzenlendiği 6. maddesinin 3. fıkrasında; “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” denilmektedir.Bu hüküm markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamaktadır. Bu madde hükmünde yer alan itirazın kabul edilebilmesi için itiraz sahibinin o işaret üzerinde başvuru tarihinden önce hak sahibi olması veya rüçhan hakkını elde etmesi ve bunları ispat etmesi gerekmektedir.Somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacının itiraz aşamasında sadece bu maddeye dayandığı ancak, itiraz içeriğinde bu konuyla ilgili herhangi bir sav ve delil sunmadığı; davacının dava dilekçesinde ise, deliller sunulduğu ancak, dilekçe içerisinde SMK 6/3 ve SMK 6/6 anlamında bir sav paylaşılmadığı; ek olarak yukarıda belirtildiği üzere markalar benzer bulunmadığından ilgili madde korumasından yararlanılamayacağı kanaatine varılmıştır.TANINMIŞLIK BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME
:6769 sayılı SMK’nın 6/4 maddesinde “.... 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” ve 6/5 maddesinde “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önce yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı veya benzer markanın başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” denilmektedir.6769 s. SMK’nın 6. maddesinde “tanınmış marka”lara yer vererek onların diğer markalara göre daha yoğun korunmalarının koşullarını oluşturmuştur. Madde bu korumayı SMK md. 6/4 ve 5 olmak üzere iki ayrı fıkrada düzenlemiştir. Belirtilmelidir ki, SMK md. 6/4’de Paris Sözleşmesi kapsamında bir markanın aynı veya benzer olması ve ayrıca mal/hizmetlerin de aynı/benzer olması şartı aranırken, md. 6/5’te Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşan markalar için mal/hizmet sınıflarının aynı/benzer ya da benzer olmasına bakılmayacağı ifade edilmiş ve bu bağlamda SMK md. 6/5’in koruma kapsamı, hükümde anılan hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda daha geniş tutulmuştur. Bununla birlikte, md. 6/5 hükmünden yararlanabilmek için Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşmış markanın tescil edilmesi şartı aranırken, SMK md. 6/4 hükmünden yararlanacak olan Paris Sözleşmesi kapsamında Türkiye’de tanınmış markanın tescil edilme şartı aranmamaktadır.Davacının .... markasının “....” alanında sektörel bir tanınmışlığı olduğu kabul edilse dahi (ki itiraz aşamasında bir delil sunulmamıştır, sadece dava aşamasında delil sunulmuştur.) bu tanınmışlığın direkt olarak ... markasına atfı mümkün değildir. Dava aşamsında sunulan 3 adet fuar fotoğrafının ... markasının tanınmışlığını ispata yetmeyeceği açıktır. Sunulan haberler de ... markasına ilişkindir. Bu nedenle sunulan delillerin davacı markasının tanınmışlığını ispata yetmeyeceği, ek olarak hali hazırda markalar benzer görülmediği için madde korumasından yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.KÖTÜ NİYET İDDİALARI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME:Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edebilecek olgu ve olayların varlığı, kötü niyetli marka başvurusunun kabulü için yeterli sayılmaktadır. Buna karşılık başvuru sahibinin, hakkını kötüye kullanma niyeti taşıması veya başkalarını engelleme amacına sahip olması gibi sübjektif durumlar kural olarak tespit edilmeye çalışılmamalıdır. Zaten kişinin içsel durumunu ifade eden sübjektif unsurlara doğrudan ulaşmak veya nüfuz etmek mümkün de değildir. Ancak, somut olayda başvuru sahibinin içsel durumunu ifade eden, kast, niyet gibi hususların anlaşılabileceği veya ortaya çıkarılabileceğine dair ciddi belirtilerin varlığı halinde, bunlar araştırılarak, kötü niyetli tescilin varlığı sonucuna ulaşmada yardımcı unsur olarak kullanılabilir.Bu değerlendirmede, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde marka tescil başvurusunda bulunulması, markanın köken gösterme amacı dışında bir amaçla tescil edilmesi, örneğin esasen kullanılması planlanmayan bir markanın sırf bir başka işletmenin piyasaya girmesinin engellenmesi amacıyla tescil ettirilmesi ya da tescil başvurusunda bulunanın rakipleri ile haksız rekabete girişme amacı gibi kriterler dikkate alınabilir.Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir.Somut olayda davacı, markasının tanınmış olması nedeniyle davalının bu ibareyi seçtiğini beyan etmekte ve bu nedenle davalının kötü niyetli olduğunu belirtmektedir. Karıştırılma ihtimali olsa dahi, salt markayı tescil ettirme eylemi ya da markalar arasında yer alan benzerlikler kötü niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilemez. Kötü niyetin varlığı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Dosya kapsamında, davalının kötü niyetini gösteren herhangi somut bir kanıt sunulmamıştır. Bu noktada davalı markasının davacı markalarıyla karışıklığa yol açması -ki somut olayda markalar benzer bulunmamıştır-, tek başına kötü niyet oluşturmadığı değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;Somut olayda taraf emtilarının aynı olduğu, taraf markaların genel izlenim bakımından farklı olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, SMK 6/3 ve 6/5 madde korumasından yararlanamayacağı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, .... kararının yerinde olduğu ve iptali koşulunun oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşulunun oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Davanın Reddine,Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2025Kâtip Hâkim ...✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır