11. Ceza Dairesinden bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılıkta suç kastının ispatlanamaması nedeniyle mahkumiyetin bozulması ve resmi belgede sahtecilik suçunda HAGB kararının temyiz edilemezliği.
Özet: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle bu başvuru incelenmeksizin iade edilirken; bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararı ise, sanığın çeki aldığına dair savunması, ticari ilişkiye dair sunduğu belgeler ve zararı büyük ölçüde gidermesi dikkate alındığında suç kastının şüpheden uzak kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle bozularak sanığın beraatine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2016/94 E., 2016/140 K.SUÇLAR
: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecikHÜKÜMLER
: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi anlamında temyize konu olabilecek hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyizinin mümkün bulunmadığı;Diğer hüküm yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, bu karar yönünden dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,2. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;Sanığın, katılan ile arasındaki ticari ilişki sırasında, satın aldığı mallara karşılık suça konu tamamen sahte çeki kullanmak suretiyle, haksız şekilde menfaat temin ettiği iddia olunan olayda;Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'nin soruşturma ifadesinde, sanıkla arasında ticari ilişki bulunmadığını belirtmesine rağmen, yargılama sırasında alınan beyanında sanıkla arasında ticari ilişki bulunduğunu kabul etmesi, keza sanığın suça konu çeki ...'den aldığına dair savunması ve adı geçen ile arasındaki ticari ilişkiyi ispata yarar senetleri delil olarak ibraz etmesi, suça konu çekin sahte olduğunun anlaşılmasından sonra katılanın zararını büyük ölçüde gidermesi ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak delilin de elde edilemediği anlaşılmakla; sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmünün tesisi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.