Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka tescil başvurusunun kısmi reddiyle ilgili YİDK kararının iptali davasında görsel ve işitsel benzerlik itirazlarını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının "...." ibareli markasının kısmi tescil reddine ilişkin YİDK kararının iptali talebini içermekte olup, davacı, kendi markasının karara dayanak gösterilen diğer "...." ibareli marka ile SMK 5/1-ç uyarınca karıştırılma ihtimali yaratacak görsel (yazı tipi, renk, tasarım, kelime sayısı) ve işitsel hiçbir benzerlik taşımadığını, ortak ibarenin yaygın kullanımda olduğunu ve farklı mal/hizmet ile alıcı kitlelerine hitap etmeleri nedeniyle iltibas olmadığını iddia ederken, davalı YİDK ise kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmekte ve uyuşmazlığın markalar arası benzerlik ile YİDK kararının yerindeliği üzerine odaklandığı belirtilmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/363 Esas - 2025/537
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No
: 2025/363Karar No
: 2025/537....Dava
: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi
: 28/08/2025Karar Tarihi
: 31/12/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih
: 31/12/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacı vekili .... tarafından .....'den devralındığından huzurdaki dava marka sahibi olarak müvekkilleri adına açıldığını, müvekkili tarafından tescil talebine konu edilen marka ile karar gerekçesinde benzer görülen marka arasında iltibasa neden olacak benzerlik bulunmadığını, marka başvurusunun kısmi reddine gerekçe gösterilen markanın SMK m. 5/1-ç anlamında müvekkiline ait marka ile benzer olmadığını, ilgili tüketicinin farklı olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu, markanın marka örneklerinin de birbirinden farklı şekilde dizayn edildiğini, markalar arasında ne görsel ne işitsel açıdan hiçbir benzerlik bulunmadığını, markaların geneline hakim renklerin tamamen farklı olduğunu, bu durumun markaları derhal birbirinden ayırdığını, müvekkiline ait markanın mor zemin üzerinde, kalın ve köşeli büyük harflerden oluşan beyaz font yazı ile ve tek kelime şeklinde yer aldığını, karıştırılma ihtimali görülen markanın ise siyah zemin üzerinde, el yazısı tarzında ve beyaz fontla yazılmış, iki kelimeden oluştuğunu, markaların görsel açıdan yazı tipi, renk ve tasarım tarzı olarak oldukça farklı olduğunu, her iki marka aynı kelimelerden oluşmamakta, ortak ibarenin yanına eklenen kelime büyük bir anlam farklılığı oluşturduğunu, her iki marka arasında ortak olan ...." ibaresi sıklıkla kullanılabilen ve hatta kurum tarafından tescil edilen birçok markada da kullanılan bir ibare olduğunu, bu durumda yalnızca müvekkiline ait başvurunun engellenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili tarafından tescil talebine konu edilen marka ile benzer olduğu belirtilen marka, farklı alanlarda faaliyet göstermekte olup tamamen farklı alıcı kitlelerine hitap ettiğini ifade ederek, ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevaplarında özetle; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davaya konu markanın aynı /ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının ...." ibareli marka için davacı tarafından 28/08/2024 tarihinde 35.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, söz konusu başvurunun...." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nin 5/1-(ç) bendi uyarınca "Sınıf 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitimöğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından kısmen reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı itirazda bulunduğu, .... sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Değerlendirmelere geçmeden önce, tüketici kitlesinin belirlenmesi gerekmektedir.“Ortalama tüketici markayı bütün olarak algılar, markanın çeşitli unsurlarını detaylara girerek analiz etmez.....Dava konusu hizmetler makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı kabul edilen ortalama tüketiciye yöneliktir.6769 SAYILI SMK’NIN 5(1)(ç) MADDESİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME:6769 sayılı SMK’nın marka tescilinde mutlak red nedenlerine ilişkin 5(1)(ç) maddesine göre “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler” marka olarak tescil edilmez.Bu kapsamda belirtilen, iki koşulun birlikte varlığıdır:1) Mal ve/veya hizmetlerin aynı/ aynı tür olması,2) Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması.Her iki koşulun birlikte sağlanması halinde, sonraki tarihli başvuru, çakışan mal ve/veya hizmetler yönünden kısmen veya tamamen reddedilir.Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması: “Aynı” markalar, birbirleri ile görsel olarak aynı olan ve tüketiciler tarafından birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak unsurları bulunmayan markalardır. Farklı yazı karakterleri veya farklı renklere sahip olmaları, markaların “ayniyet” kavramını değiştirmez.“Ayırt edilemeyecek kadar benzer” markalar ise, aralarındaki farklılıkların ortalama tüketici açısından ilk bakışta veya kolayca fark edilemeyecek düzeyde, yani ihmal edilebilir önemde olmasıdır. Bu durumda, tüketici markalar arasındaki farklılıklara rağmen, markanın üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin aynı kişi ve/veya firmaya ait olduğunu sanacaktır.Mal ve/veya hizmetlerin aynı/aynı tür olması: Sınıflandırma tebliğindeki her bir grupta yer alan mal/hizmetin, birbirleri ile aynı/aynı türde olduğu kabul edilmektedir.Sınıflandırmada, tüm hayat içinde karşılaşılabilecek mal ve hizmetler bulunduğundan, her biri bir şekilde birbiriyle ilişkilendirilebilir. Bu ilişki ne kadar dolaylı ise, benzerlik o kadar uzaktır. Sınıflandırma tebliği idari amaçlı olduğundan, farklı sınıflarda yer alan mal ve / veya hizmetlerin farklı olduğu doğrudan söylenemez.Aynı şekilde, aynı sınıfta yer alan her malın benzer veya aynı tür olduğu da doğrudan söylenemez. Benzerliğin kabulü için, mal ve / veya hizmetin doğası, kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi gibi birçok ayrıntının göz önünde bulundurulması gerekir:“Söz konusu malların benzerliğine ilişkin değerlendirme, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu özellikler, doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerir.....“Tamamlayıcı" kavramı, iki mal ve / veya hizmetin birlikte kullanılması anlamına genişletilebilecek bir kavram değildir. Söz konusu mal ve hizmetler arasında yakın bir ilişki gerektirir. Bu ilişki öyle olmalıdır ki birinin kullanımı diğeri için zorunlu olmalıdır.....“Ayrıca sadece mallar ve hizmetler kendi içlerinde birbirleriyle değil, çapraz olarak mal ve hizmetler de birbiriyle ilişkilendirilebilir ve benzer görülebilir. ‘Malların karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler, hizmetler ve mal ve hizmetler arasında karşılaştırma için de uygulanabilir. Malların doğası ne-deniyle hizmetler farklı olmalarına karşın, yine de birbirlerini tamamlayıcı olabilirler. Örneğin malların bakımı ile kendileri birbirinin tamamlayıcısıdır veya söz konusu hizmetler mallarla aynı amaç veya kullanıma sahip olabilir ve bu nedenle birbirleriyle rekabet edebilirler. Böylece, bazı durumlarda, mal ve hizmetler benzer bulunabilir.”....Mal ve hizmet karşılaştırmasında benzerlikler, yukarıdaki alıntıda da belirtildiği gibi birçok ayrıntı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.Yukarıda sözü edilen mal ve hizmet ilişkilerine ilişkin değerlendirmede, malların doğası, kullanım amacı, kullanım yöntemi gibi çeşitli parametreler dikkate alınır:“Bu durumda, mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler şu şekilde özetlenebilir:· Doğası
: Mal veya hizmetin temel özelliği, ne olduğudur. Örneğin “süt” bir gıda ürünüdür.· Kullanım amacı
: Mal veya hizmetin varoluş amacıdır.· Kullanım yöntemi
: Amaca ulaşmak için mal veya hizmetin nasıl kullanılacağıdır.· Tamamlayıcı olma
: Biri diğeri için zorunlu olacak şekilde yakından ilişkili olması halidir.· Rekabette olma
: Mal veya hizmetin aralarında rekabet olması ve birinin diğeri yerine kullanılabilmesi halidir.· Dağıtım kanalları
: Mal veya hizmetin dağıtım kanalı aynıysa, aynı piyasada olmaları daha olasıdır.”Taraf markaları açısından “6769 sayılı SMK’nın 5(1)(ç) MADDESİ KAPSAMINDA” belirtilen ilk şart olan malların aynı / aynı tür olması şartının sağlandığı anlaşılmıştır.Red gerekçesi markanın dava konusu marka için tescil engeli oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi için, ikinci şart olan marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Markaların karşılaştırılması için, öncelikle asıl unsurlarının belirlenmesi gerekmektedir. Asıl unsurların “kelime” olması halinde markaların kök kelimesinin belirlenerek, eklerin başlı başına ayırt ediciliği olup olmadığı değerlendirilmelidir.“Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak yapılmalıdır.” ....Dava konusu marka, mor zemin üzerine beyaz renkte, büyük harflerle “....” kelimesinden oluşmaktadır. Stilize yazı şekli bulunmakla birlikte, belirgin bir fark yaratacak nitelikte bir özelliği bulunmamaktadır. Red gerekçesi marka, siyah zemin üzerine beyaz renkte, büyük harflerle ...” kelimesinden oluşmaktadır.Markaların yazı karakteri aynı olmasa da hem büyük harfle yazılmaları hem de red gerekçesi markada.... kelimesinin üstte tek durması nedeniyle markaların benzer olduğu değerlendirilse de bu benzerliğin 5(1)(ç) yönünden red gerekçesi olacak ayniyet / ayırt edilemeyecek benzerlik kapsamına girmediği değerlendirilmiştir.“Her ne kadar ayrı bir hüküm değilse de, aynı veya ayırt edilemeyecek benzerlik kavramına değinilen ... kararları da bulunmaktadır..... düzeyindeki .... Markası değerlendirmesinde de ayniyetin veya ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliğin söz konusu olması için, “sonraki markanın, herhangi bir değişiklik veya ilave içermeyecek şekilde, önceki markanın tüm esas unsurlarını kapsaması ve markalar bütün olarak değerlendirildiğinde, aradaki farklılıkların ortalama tüketici tarafından gözden kaçırılabilir nitelikte olması” gerekmektedir. ....Elbette karma markalarda, şekil unsurunun kelime ile aynı öneme sahip olup olmadığına da dikkat edilmelidir. İlgili düzenleme yönünden önemli olan, markaları gören tüketicinin aynı iki marka ile karşı karşıya olduğu algısına sahip olmasıdır. Dolayısıyla işbu davadaki gibi bir durum söz konusu olduğunda, markaların ayırt edici unsurlarının ne olduğu ayrıca önem taşımaktadır.İlgili düzenlemede, belirgin farklılıklar içeren markalar yönünden ayniyet veya ayırt edilemeyecek benzerliğin ortadan kalktığının kabul edilebildiği görülmektedir. Bazen ek unsurların tanımlayıcılığı, ortak kelimenin baskın niteliğini öne çıkarıp markaları benzerlikten uzaklaştırmazken, bazı durumlarda, yazım şekilleri ve markalardaki şekil unsurları belirleyici olabilmektedir. İşbu somut davada da, dava konusu marka ile red gerekçesi marka ilk bakışta ayniyeti ortadan kaldıran bir farklılık olarak .... kelimesini içermektedir. Bu kelimenin dava konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmasa da, markanın bütününde konumu ve büyüklüğü nedeniyle göz ardı edilebilir nitelikte değildir.Özellikle son dönem Yargıtay kararları da dikkate alındığında, “kelimeye karşı şekil içeren markaların, ilk bakışta aynı / ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı” yönündeki kararlar görülmektedir. Esasen ilgili düzenleme, bir markanın birebir taklit edilmediği sürece doğrudan reddine engel olmayı önleyen ve kullanım ispatı talebi hakkı vermek açısından yayına çıkarılmasını sağlayan ve nispi red nedenlerinden biri olan diğer düzenlemeden belirgin bir farklılık yaratılmasını da sağlamıştır.Her ne kadar dikkat çekici fontlarla yazılmış olsa da, düz bir zemin rengi ve özel yazımla figüratif unsur kazanmış olan taraf markalarında belirgin bir şekil unsuru bulunduğu söylenemez. Yine de hem ....kelimesinin varlığı, hem de renkler ve yazım şekilleri dikkate alındığında markalardaki ayniyet/ayırt edilemeyecek benzerlik şartının ortadan kalktığı değerlendirilmiştir. Çünkü anılan düzenlemede aranan şart, markalar arasında tereddütsüz ilişki kurulmasına neden olacak ayniyet veya ayniyete yakın benzerliktir. Bu tür bir benzerliğin dışında kalan her durum ancak nispi red nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir.Bu görüş, son dönem Yargıtay kararlarıyla da paralellik göstermektedir...... sayılı kararında, markaları aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunmamıştır.“Marka başvurusunun, 36/1-4, 41/1-8, 43/1-3 sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca, davalı Kurum tarafından verilen kısmen reddi kararının, mahkemece 41/1,3-8 sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir. KHK’nın 7/1-b hükmüne göre, marka başvurusunun, mutlak red nedenine dayanılarak reddedilebilmesi için, red gerekçesi markalar ile başvuru markası arasında tescil kapsamlarındaki mal ve hizmetler bakımından ayniyetin yanında; işaretler arasında da ayniyet ya da ilk bakışta fark edilemeyecek kadar benzerlik olması gerekir. Somut olayda, davalı kurum tarafından ....” ibareli markanın renk ve kaligrafik yaz unsurunun yanında şekil unsuru da barındırması ve ayrıca tescil kapsamı yönünden, tanımlayıcı niteliği olmayan “....” ibaresi yanında özgün renk ve logo unsuru içermesi sebebiyle, başvuru markası ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıkları halde mahkemece hatalı gerekçe ile KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca inceleme yapıyormuşçasına anılan markalar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bu sebeple kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.”Neticede, taraf markaları açısından “....” başlığı altında belirtilen ikinci şart olan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması şartının sağlanmadığı kanaatine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;Dava konusu hizmetlerin, red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerle aynı / aynı tür olduğu, red gerekçesi markanın, dava konusu marka ile ayırt edilemeyecek benzerlikte olmadığı,... kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Davanın Kabulüne,.... sayılı kararının iptaline,Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olamadığına,Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.453,30.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.31/12/2025Kâtip Hâkim ...✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdırMASRAF DÖKÜMÜİlk Masraf
: 1.318,30.-TLBilirkişi Ücreti
: 8.000,00.-TLP.P
: 135,00.-TLTOPLAM
: 9.453,30.-TLHMK 305/A MD.'Sİ GEREĞİ DÜZELTMEMahkememizin 31.12.2025 günlü duruşmasında tesis edilen kısa kararda “....sayılı kararının iptaline,” olarak yazılmıştır. Maddi hata tutanağın imzalanmasından sonra fark edilmiş ve “.... sayılı kararının iptaline,” şeklinde HMK 305/a maddesi gereğince düzeltilmiştir.31/12/2025Kâtip Hâkim 41072✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır