Yargıtay 11. Ceza Dairesinden emeklilik işlemleri vaadiyle serbest meslek dolandırıcılığı suçlamasında dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı.
Özet: İş takipçiliği yapan sanığın emeklilik işlemleri vaadiyle mağdurdan belge ve para alıp ulaşılamaz hale gelmesi iddiasıyla yargılandığı dolandırıcılık davasında, sanığın eyleminin serbest meslek faaliyeti kapsamında nitelendirilemeyeceği ve basit dolandırıcılık olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak sanığın sorgulandığı tarihten itibaren ilgili kanun maddesindeki olağan dava zamanaşımının dolduğu tespit edilerek, yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34805 E.  ,  2026/4285 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2016/66 E. 2016/170 K.
SUÇ
: Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı
HÜKÜM
: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.04.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 24.08.2011 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın, vergi mükellefi olarak iş takipçiliği yaptığı, Nazilli İlçesi ... Köyü ...'da çalışanların emeklilik işlemleri yapılır diye yazı yazarak cep telefon numarasını eklediği, katılanın Almanya'da çalışarak kesin dönüş yapan babasının emekli işlemleri için yardım istediği, sanığın katılana bu işin olabileceğini babasına ait kimlik, pasaport ve ikamet bilgileri suretini Denizli'ye getirmesini söylediği, katılanın belgeleri alarak Denizli'ye gelip otogarda sanık ile buluştuğu, sanığa istenen belgeler ve 50,00 YTL para verdiği, daha sonra ulaşamadığı, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın görevinin serbest meslek faaliyeti kapsamında nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla; eylemin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nin 157/1. Maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 19.12.2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.