11. Ceza Dairesi, serbest meslek sahibinin nitelikli dolandırıcılıktan mahkumiyet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğinden beraat kararlarını oybirliğiyle onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kararı, yargılamanın usul ve kanuna uygunluğu ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle onarken; kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan beraat kararına ilişkin olarak ise yüklenen suçun sabit olmaması nedeniyle beraatin isabetli olduğunu belirtip, tebliğnamedeki bu suç için zamanaşımı nedeniyle düşme görüşüne katılmayarak sanık ve katılan vekillerinin tüm temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2014/227 E. 2015/275 K.SUÇLAR
: Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği,HÜKÜMLER
: Mahkumiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:TCK' nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun cezasının üst sınırının sekiz yıla kadar olması nedeniyle aynı Kanunun 66/1-d bendi gereği zamanaşımı süresinin on beş yıl olduğu, 67/4 fıkrası gereği olağanüstü zamanaşımı süresinin ise yirmi iki buçuk yıl olduğu değerlendirildiğinde tebliğnamedeki düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği; sanığa yüklenen "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçu yönünden ise, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.