Otel markasına tecavüz davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin usuli kazanılmış hak ilkesini gözeterek manevi tazminat miktarını indirmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, tescilli "... hotel" ibareli markanın sahibi davacının, davalının izinsiz ve benzer bir otel ibaresini kendi işletmesinde kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti, tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir; ilk derece mahkemesi markaya tecavüzü tespit edip maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmiş, ancak davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca manevi tazminat miktarını 50.000 TLden 30.000 TLye düşürerek kararı yeniden kurmuş, diğer taleplere ilişkin kabul hükümlerini ise onaylamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/4857 E.  ,  2026/2410 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/463 Esas, 2025/966 Karar
HÜKÜM
: Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI
: 2023/72 E., 2024/243 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... Hotel" ibareli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde, 26.04.2013 tarihinden itibaren sahibi olduğunu, müvekkilinin markayı önceki malikinden devralması nedeniyle marka haklarının 1976 tarihine dayandığını, müvekkilinin bu markayı Muğla ilinin ... ilçesinde bulunan "Hotel ... " adlı otelinde kullanmakta olduğunu, davalının ise Muğla ilinin ... ilçesinde işlettiği "..." adlı otelinde müvekkilinin izni olmaksızın "..." ibaresini kullanarak otel, konaklama hizmeti verdiğini, davalının yaptığı iş ve verilen hizmetin müvekkilinin yaptığı iş ile aynı olduğunu, resmi evrakların bile bazen karıştığını, davalıya ihtarname gönderdiklerini, ancak sonuç alamadıklarını ileri sürerek davalının müvekkilinin tescilli markası "... tecavüzünün tespiti, meni, refi ile 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibarın işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplamda 73.601,83 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." markasının tescilli olduğu mal ve hizmetleri ile davalının faaliyet alanı mal ve hizmetlerinin aynı olması, hitap ettikleri müşteri çevresi ve müşterinin mal-hizmet alırken harcayacağı düşünme süresi, davalının markasal kullanımlarının davacının markasını hakim unsurunu birebir içermesi, davacı markası ile davalının kullanımlarının görsel, işitsel ve anlamsal benzerliği değerlendirildiğinde davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kanaatine varıldığı, manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, eldeki davada davacının davalının eylemi neticesinde zarara uğradığı, bu nedenle manevi tazminat talebinin haklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, ... markasına yönelik tecavüzünün durdurulmasına, 73.601,83 TL maddi tazminatın 50.000,00 TL'si 14.04.2015 tarihinden bakiyesinin ise 19.10.2018 tarihinden itibaren işeyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mahkeme kararının ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece 14.12.2018 tarihli 2015/670 E. ve 2018/846 K. sayılı karar ile davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine dair verilen hükmün yalnızca davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairenin 28.09.2022 tarihli ve 2020/1463 E., 2022/1400 K. sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, mahkemece bu sefer manevi tazminatın miktarı yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilmeden davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminatı geçecek şekilde 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalının istinaf başvurusunun bu yönden haklı görüldüğü, mahkemenin kararının diğer yönlerden usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının, ... markasına yönelik tecavüzünün durdurulmasına, davalının bu markayı kullanmasının yasaklanmasına, 73.601,83 TL maddi tazminatın 50.000,00 TL'si 14.04.2015 tarihinden bakiyesinin ise 19.10.2018 tarihinden itibaren işeyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mahkeme kararının ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.