Yargıtay 11. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin eksik soruşturma sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.
Özet: Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarına yönelik eksik soruşturma yürütüldüğü, müşteki tarafından imzalandığı iddia edilen kira sözleşmesinin aslının temini, diğer ilgili kurumlara ibraz edilmiş sözleşmelerin araştırılması, şüphelilerin ifadelerinin alınması ve gerektiğinde kriminal inceleme yapılması gibi soruşturma işlemlerinin tamamlanmadığı bir durumda, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebi uygun bulunmuştur.
11. Ceza Dairesi         2026/258 E.  ,  2026/4206 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI
: 2023/884 Değişik iş
SUÇLAR
: Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
KARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2022 tarihli ve 2022/188258 Soruşturma, 2022/159758 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/884 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.02.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/30704 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155499 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155499 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki ile ... İn. Ltd. Şti yetkilisi olarak kendisini tanıtan ... arasında "... Mah. ... Sk. No:15" adresinde bulunan taşınmaz hakkında 01/07/2023 tarihinde kira sözleşmesi imzalanarak Temmuz ayı kirasının peşinen ödendiği, takiben devam eden aylarda kira bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2022/9471 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine şüpheli ...'un anlan şirket yetkilisinin kendisi olduğunu ve bu şekilde kiralama yapmadığını, kiralanan taşınmazda diğer şüpheli ...'un faaliyet gösterdiğini beyanla itiraz ettiği, icra dosyasına ibraz edilen belgelerden elektrik tüketim sözleşmesinin muhtemelen sahte imza ile oluşturulmuş kira kontratına dayalı olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma neticesinde, şikayet dilekçesi ekinde belge sunulmadığı, kanunun bütün halinde değerlendirildiğinde suçun unsurlarının gerçekleştiğine, hukuki mesele kapsamı dışında olduğuna dair kamu davası ikamesini lüzumlu ve haklı kılacak somut deliller elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müştekinin huzurunda imzalandığını iddia ettiği kira sözleşmesi aslının müştekiden temini, yine bu sözleşme dışında Enerjisa, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ... İl Müdürlüğüne ibraz edilmiş başka kira sözleşmeleri bulunup bulunmadığı sorularak varsa dosya arasına getirtilmesi, diğer yandan şüphelilerin ifadelerinin alınarak kira sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde yapıldığının tespit edilmesi, gerekirse sözleşmelerin sahte olup olmadığının tespiti bakımından gerekli kriminal incelemelerin yaptırılmasını müteakip, toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik
: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik
: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi ... ile ... İnş. Müh. San.Tic.Ltd.Şti.'nin yetkilisi olduğunu söyleyen şüphelilerden ... arasında, şikayetçiye ait taşınmazın şirketin deposu olarak kullanılmak üzere 01.07.2021 tarihinde kira sözleşmesi düzenlendiğinin ve sözleşme gereği taşınmazın anahtarının ...'a teslim edildiğinin, geçen süre zarfında 9 aylık kira bedellerinin ödenmemesini takiben, şikayetçi tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2022/9471 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığının, bununla birlikte; şüphelilerden ...'un takibe itirazda bulunarak, borçlu görünen ... İnş. Müh. San.Tic.Ltd.Şti.'nin tek yetkilisinin kendisi olduğunu, herhangi bir kira sözleşmesi düzenlemediğini, taşınmazı kullanmadığını, herhangi bir borcu bulunmadığını söylediğinin ve kaldı ki taşınmazı şüphelilerden ...'un kullandığını beyan etmek suretiyle buna ilişkin belgeleri ibraz ettiğinin, oysaki kira sözleşmesinin ... ile değil ... ile imzalandığının ve bu kişinin şirketin kaşesini kullanarak sözleşmeyi imzaladığının, ... adına ikinci bir sahte kira sözleşmesi düzenlendiğinin ve bu sözleşmeye dayanarak çeşitli belgeler tanzim edildiğinin, bu şekilde şüphelilerin iştirak halinde özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, kira sözleşmesi aslının getirtilerek incelenmesi, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirketin kurulduğu tarihten itibaren tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, icra dosyasının onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, ikinci bir sözleşme düzenlenip düzenlenmediğinin, düzenlenmiş ise herhangi bir kuruma ibraz edilip edilmediğinin araştırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "..ikinci sözleşmeye dair belge örneği sunulmadığı, dilekçe ekinde sunulan herhangi bir somut delil ve bulgu mevcut olmadığı, kira bedellerinin ödenmemesi, icra takibi, imzaya itiraz, kiralananın başkasına kullandırılması iddialarının söz konusu olduğu, konunun bütün halinde kira hukuku ve sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, sahteliğe ilişkin delil oluşturabilecek herhangi bir hukuk mahkemesi kararı, bilirkişi raporu vs mevcut olmadığı, suçun unsurlarının gerçekleştiğine ve hukuki mesele kapsamı dışında olduğuna dair kamu davası ikamesini lüzumlu ve haklı kılacak somut deliller elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.02.2023 tarihli ve 2023/884 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.