11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan sanığın savunma hakkı kısıtlandığı için verilen mahkumiyet kararını kanun yararına bozdu.
Özet: Bilişim sistemlerini ve banka/kredi kurumlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanığın savunması alınmadan tesis edilmesi nedeniyle ceza muhakemesi kanununda belirtilen istisnalar dışında savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilerek, adalet bakanlığının kanun yararına bozma isteminin kabulüyle söz konusu mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2024/41 E., 2024/542 K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkKARAR
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıVan 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/41 Esas, 2024/542 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52... . maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.02.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.12.2025 tarihli ve 2025/41487 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152295 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152295 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun'un 193/2. maddesinde yer alan, "(Ek fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./28.mad) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suça ilişkin olarak sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun’un, sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı 193 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir." şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrası ise; "(Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, sanığın yokluğunda duruşmabaşlıklı 195 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." hükmü yer almaktadır.3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 195 inci maddelerinde yer alan ayrık durumlar dışında, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, somut olayda hükmün sanığın savunması alınmadan verilerek savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/41 Esas, 2024/542 Karar sayılı kararının sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.04.2026 tarihinde karar verildi.