Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, çek üzerindeki düzeltme, imza uyuşmazlığı ve hatır çeki iddialarıyla ilgili itirazın iptali davasındaki ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacının, bankanın üzerindeki düzeltme ve imza uyuşmazlığı nedeniyle karşılıksız kaşesi basmadığı, ancak davalı tarafından hatır çeki olarak verildiğini iddia ettiği bir çek bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; davalı, çekin üçüncü kişilere hatır çeki olarak verildiğini ve keşide tarihinin hileli bir şekilde değiştirildiğini savunarak borcu reddetmiş, ilk derece mahkemesi ise davalı defterlerinde çeke dair kayıt bulunmaması, kısmi ödemenin davalıdan gelmemesi ve davalının itirazının haklı bulunması gerekçeleriyle davayı reddetmiş, bu karara karşı davacı tarafından bilirkişi raporunun hatalı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:29/12/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Antalya 2. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ
:11/01/2023DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptaliGEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:29/12/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, ... ... A.Ş. adına, ... Bankası A.Ş. adına ... ... Şubesi/Antalya tarafından verilen ... çek nolu 70.000,00-TL bedel ile 20/07/2020 keşide tarihli çeki 29/07/2020 tarihinde ibraz ettiklerini, 29/07/2020 tarihinde süresinde çeki ibraz etmelerine rağmen banka personelinin çeke "karşılıksızdır" kaşesini basmayarak "Çek üzerinde düzeltme yapılmıştır. Düzeltmedeki imza ile keşideci imzası uyuşmadığından çek için herhangi bir işlem yapılmamıştır." ibaresini koyarak çeki tekrar kendilerine teslim ettiğini, borçlu vekili itiraz dilekçesinde çeke itiraz etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili bankaya sorulduğunda bu çekin mevcut olduğunun ortaya çıkacağını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasına bakıldığında da mevcut çeki imzaladığını, halk dilinde hatır çeki olarak keşide ettiğini beyan ettiğinin görüleceği, çekin uygun olarak düzenlendiğini, davalının çekteki imzaya itiraz etmemesinin bu çeki keşide ettiğinin delili olarak değerlendirilmesini, çek bedeli 70.000,00-TL olup, bu çeke karşılık 20.000,00-TL bedel ödemesi yapıldığını belirterek; davalı şirketin üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları ile banka hesapları üzerine İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, borçlunun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar/ kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı vekili, karşı yanca müvekkili aleyhine Bursa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve itirazları üzerine açılan dava ile itirazın iptalini talep ettiğini, müvekkilinin karşı yana herhangi bir borcu olmadığını, dava konusu çekin müvekkili tarafından ... ... Ltd. Şti. sahipleri olan ... ve ...'a hatır çeki olarak 02/03/2020 tarihinde müvekkilinin iş yeri olan ... Lokantası'nda verildiğini, şahısların müvekkiline borçlarını ödeyip çeki iade edeceklerine dair söz verdiklerini, hatta borçların bir kısmını ödediklerine dair dekont fotokopilerini gönderdiklerini fakat çekin ibraz tarihinin yaklaşmasına rağmen çeki müvekkiline iade etmediklerini, müvekkilini 21/07/2020 tarihinde davacının aradığını ve "çekin kendi ellerinde olduğunu" söylediğini, müvekkilinin karşı yandan çek görselini WhatsApp üzerinden istediğinde; çekin 04/06/2020 yazılı olan tarihinin çizilerek 20/07/2020 olarak yazıldığını gördüğünü, müvekkili tarafından kesinlikle çek üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, dosyanın soruşturmasının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma nolu dosyasında devam ettiğini, karşı yanca çek üzerinde değişiklikler yapılmış olduğundan banka tarafından da çekin kabul edilmediğini belirterek; davanın reddine, karşı yanın %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davacı tarafça, davalı taraf ve dava dışı ... ile ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafın takibe dayanak gösterilen çekin kendi ellerine ciro edilerek geçtiğini belirttiği, davalının ibraz edilen 2020 yılı ticari defterlerinin bilirkişi aracılığıyla incelendiği, bu incelemeye göre ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, bu kayıtlara göre ... ile ilgili bir kaydın olmadığı ve takibe konu çekin davalı kayıtlarında yer almadığı, davalının çekin keşidecisi ... ile ticari bir ilişkisinin olmadığı, çeke ilişkin yapılan 20.000,00-TL'lik kısmi ödemenin de sunulan dekonta göre ... tarafından ...'a yapıldığı, davalının itirazında haklı olduğu, böylelikle ispatlanamayan davanın reddine, öte yandan her ne kadar davalı tarafça kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de, kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından davalı tarafın talebinin reddine" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı şirketin kayıtlarında ... ile ilgili bir kaydın bulunmamasının, davalı şirketin çeki keşide etmediği anlamına gelmediğini, davalı şirketin yargılamanın hiçbir aşamasında çek üzerinde bulunan imzaya itiraz etmediğini, davalı taraf cevap dilekçesinde, bu çeki hatır çeki olarak keşide ettiğini beyan ettiğini, hukukumuzda hatır çeki diye tabir edilen bir çek türünün olmadığını, tacirlerin basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü olduğunu, davalı tarafça kendileri tarafından keşide edildiği kabul edilen bu çekin, müvekkiline ödenmesi gerektiğini, çekin ödenmesi için aralarında ticari ilişki olma zorunluluğunun TTK'da bulunmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeyle davanın reddedildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Uyuşmazlığın çözümü bakımından bazı kavramları açıklamakta fayda vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas - ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere:Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir. Şekli unsurları tamam tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade ve keşide tarihine, ödeme ve keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz halinde ise mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir.Bu bağlamda çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin kambiyo vasfını etkileyen bir hal olduğundan keşideci dışındaki borçluların da itirazda hukuki yararları vardır. Hukuk Genel Kurulu'nun 05/05/2010 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 04/03/2015 tarihli ve ... Esas, ... Karar ile 10/03/2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “İmzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb… def'iler her hamile–iyiniyetli olsa dahi- karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir.Çek için kanunda belirlenen ibraz sürelerinin geçip geçmediği hakim tarafından re'sen dikkate alınır. Süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara, hatta düzenleyene karşı da kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybeder (Abuzer Kendigelen, Çek Hukuku, İstanbul, 2019, s.289-290). Ancak, bu gibi durumlarda, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı saklıdır (TTK m.818/1 atfıyla m. 732). Ayrıca, temel borç ilişkisine dayanarak kimden talepte bulunma imkanı varsa, ona karşı da genel haciz yoluyla takip yapabilir(Ali Bozer, Celal Göle, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2020, s. 376).Açıklanan yasal düzenlemelere göre somut olay incelendiğinde; davacı taraf, dava konusu çekin 04/06/2020 olan keşide tarihinin aradaki anlaşmaya göre 21/07/2020 olarak davalı tarafından değiştirildiğini, çeki süresinde muhatap bankaya ibraz etmesine rağmen çek keşide tarihi düzeltmesindeki imzanın davalı keşidecinin imzasıyla uyuşmadığı gerekçesiyle banka tarafından ödeme yapılmaması üzerine ilamsız icra takibine giriştiğini beyan ederek, davalının kabulü ile davalının takibe itirazının reddini talep etmiş, davalı ise çekteki düzeltme imzasının kendi el ürünü olmadığını, çekte düzeltme yapılmadığını, çekin ibraz tarihinden sonra bankaya ibraz edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece ise çekteki düzeltme imzasına ilişkin araştırma yapılmaksızın, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı, paraf imzasının da sahte olduğu yönündeki itirazlar çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden 6100 saylı Kanun'un 266. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerektiğinden somut olayın özelliği ve iddianın ileri sürülüşü gereğince yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır.Bu itibarla yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda çekin keşide tarihindeki paraf imzasının keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde düzeltme yok hükmünde olacağından, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılarak çekin 6102 sayılı Kanun'un 796. ve 808. maddelerinde öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılır ise ibraz süresi geçen çek hükümlerine göre değerlendirme yapılarak, davacının temel ilişkiye yönelik iddialarının değerlendirilmesi, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda paraf imzasının keşideciye ait olduğunun anlaşılması halinde ise kambiyo vasfı taşıyan çek hükümlerine göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu imza incelemesi yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin istinafının kabulü gerekmiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....