11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçunda mahkumiyeti onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın bilişim sistemlerini kullanarak banka veya kredi kurumları aracılığıyla işlediği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, adli para cezasının infazında ilgili yasal düzenlemenin gözetilmesi kaydıyla oy birliğiyle onarken, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü ise suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında olağanüstü dava zamanaşımının dolması sebebiyle bozarak sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33803 E.  ,  2026/4705 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2013/210 E., 2016/225 K.
SUÇLAR
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.