Antalya Asliye Ceza Mahkemesinin dolandırıcılık mahkumiyet kararının, uzlaşma teklifinin usulüne uygun yapılmaması gerekçesiyle kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Adalet Bakanlığı, dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanık ve mağdurlara uzlaşmanın mahiyeti ve hukuki sonuçlarını açıklayan uzlaşma teklifi formunun ve çağrı yazısının Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilgili yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde tebliğ edildiğine dair dosyada yeterli bilgi ve belgenin bulunmaması ve uzlaştırma sürecinin hatalı yürütülmesi nedeniyle kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.
11. Ceza Dairesi         2026/13 E.  ,  2026/4202 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2017/731 E., 2018/800 K.
SUÇ
: Dolandırıcılık
KARAR
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/731 Esas, 2018/800 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 2024/36118 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151281 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151281 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesince, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına dair düzenlenen rapor nazara alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde yer alan "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır, uzlaştırmacı uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır" ve anılan Kanun'un 253/5. maddesindeki, "Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır." ile,
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 7/10. maddesinde yer alan, "Şüpheli, sanık, mağdur ya da suçtan zarar görene Cumhuriyet savcısının onayı ile görevlendirilen uzlaştırmacı uzlaşma teklifinde bulunur.", anılan Yönetmeliğin 29. maddesindeki "(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Somut olayda, sanık ve müştekilere iadeli taahhüt yoluyla tebligatlar çıkarılarak müşteki ... ve sanığa uzlaşma davetiyelerinin tebliğ edilememesi ve müşteki ...'nın uzlaşmak istemediğini belirtmesi ve uzlaşma teklif formunu kendisine iletmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığına ilişkin tanzim edilen uzlaştırma raporu nazara alınmış ise de;
Uzlaştırmacı tarafından, izah edilen usul ve yöntemler mucibince sanığa ve müştekilere uzlaştırma teklif formu ve çağrı yazısının tebliğ edildiğine dair dosya içeriğinden bilgiye rastlanmadığı, bu aşamadan sonra yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, taraflara Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen başka iletişim araçları kullanılarak ulaşılmaya çalışılmadan, ulaşılamaması hâlinde ise uzlaştırma bürosu aracılığıyla usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmasını sağlamak üzere uzlaştırmacı tarafından büroya teklif formları tevdi edilmeden, nihayetinde usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaşma sağlanamadığı gerekçesiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
..."
Hükümleri yer almaktadır.
2. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
" denilmektedir.
3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, uzlaşma teklif formlarının uzlaştırmacının kendisi tarafından tebliğe çıkarıldığı ve taraflarla irtibat kurulamadığından bahisle uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmiş ise de; uzlaşma tekliflerinin yukarıda açıklandığı üzere uzlaştırma bürosu aracılığıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre gönderilmesinin gerektiği, uzlaşma tekliflerinin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2017/731 Esas, 2018/800 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.