Yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada, yüksek bedelli önalım meblağının kesin sürede depo edilememesi nedeniyle reddi ile mücbir sebep iddialarının değerlendirilmesi üzerine temyiz kararı.
Özet: Paydaş davacının, bir taşınmazdaki pay satışına dayalı olarak açtığı yasal ön alım davasında, ilk derece mahkemesi, davacının tespit edilen ön alım bedelini (satış bedeli ve harçlar) kendisine tanınan kesin süre içerisinde depo etmemesi nedeniyle davanın reddine karar vermiş; bölge adliye mahkemesi ise, bedelin makul sürede yatırılmadığı ve ileri sürülen kişisel nedenlerin mazeret teşkil etmediği gerekçesiyle ret kararını esastan onarken, dava değeri ile uyumlu olmayan vekalet ücreti hükmünü düzelterek yeniden hüküm kurmuş; davacının bedelin yüksekliği, yurt dışında olma ve mücbir sebep iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek temyiz talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/985 E., 2025/1002 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Milas 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/47 E., 2025/78 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 2364 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının taşınmazdaki 1129/22900 oranında pay satın aldığını, satış konusunda müvekkiline bildirimin yapılmadığını ve yasal ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tek yetkilisi olduğu dava dışı ... Tic. A.Ş. adına başka bir yargılamada aynı pay miktarına ilişin dava açtığını, davanın derdest olduğunu, davacının satıştan haberinin olduğunu, 15.12.2022 tarihinde 113/11450 oranında pay satın aldığını, müvekkilinin davaya konu edilen satış işleminden önce de paydaş olduğunu, satış işlemi üzerinden 1 yılın geçtiğini, bu süre zarfında taşınmaz bedelinin yükselmiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMilas 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli ve 2024/47 Esas, 2025/78 Karar sayılı kararıyla "...ön alım hakkının kullanılmasının davacı açısından oluştuğu, davanın süresinde açıldığı, dava konusu taşınmazda fiili taksimin bulunmadığı, kullanım sınırlarının belirli olmadığı, davalı tarafın satış bedelinde muvazaa savunması bakımından muvazaa iddiasının dinlenmeyeceği, davacı vekiline Mahkememizin 15.10.2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı ile 'Davacı tarafa önalım hakkı bedeline esas olmak üzere taşınmazın resmi senetteki bedeli ve harçları ile birlikte 8.244.660,00 TL'nin Mahkememiz veznesine depo edilmesi için işbu duruşma tarihinden itibaren 4 haftalık kesin süre verilmesine, dört haftalık kesin sürede depo edilmediği takdirde dosyanın mevcut haliyle değerlendirileceğinin ve davacı tarafın depo hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına' dair kararın verildiği, davacı vekiline usulüne uygun olarak ihtarat yapıldığı, kesin sürede bedelin depo edilmediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 19.06.2025 tarihli ve 2025/985 Esas, 2025/1002 Karar sayılı kararındaki "...ön alım bedelinin kural olarak dava konusu payların tapudaki satış bedeli ile davalının bu satım sebebiyle ödediği tapu harç ve masrafları toplamından ibaret olduğu, mahkemece belirlenen önalım bedelinin verilen kesin sürede depo edilmediği, verilen sürenin makul olduğu, mücbir sebep bulunduğunun kanıtlanmadığı gibi kişisel sebeplerin önalım bedelinin depo edilmesinde mazeret olarak ileri sürülemeyeceği, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, buna karşılık dava değerinin 1.000,00 TL olarak belirtildiği, harcın söz konusu değer üzerinden yatırıldığı, belirlenen değer üzerinden eksik harcın yatırılmadığı, AAÜT'ün 13/2. maddesine göre hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği gözetilmeden 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı..." gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;- Taşınmazda çok fazla alım satım ve intikal işlemi yapıldığı için sağlıklı bir bilgi olmadığından 1.000,00 TL üzerinden eldeki davanın açıldığını,- Ara kararın kurulduğu sürede müvekkilinin Bulgaristan’da iş yaptığını,- Ara kararda belirtilen bu kadar yüksek bir meblağın temin etmesinin mümkün olmadığını,- Ara kararla makul bir sürenin verilmesinin gerektiğini,- Mücbir sebep gereğince ara kararın yerine getirilememiş olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.