Dolandırıcılık suçunda, TCK 168/2 gereği kovuşturma sonrası zararın giderilmesinde etkin pişmanlık indirimi uygulanmamasının kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Bir asliye ceza mahkemesinin dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verdiği mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulması talep edilmekte olup, istemde, kovuşturma başladıktan sonra fakat hükümden önce zararın diğer sanık tarafından tamamen giderilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCKnın 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık indiriminin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu belirtilirken, Yargıtay ise çok failli suçlarda uzlaşma durumunda sadece uzlaşan kişinin yararlanabileceğini belirten ilgili kanun maddelerini gerekçe olarak sunmaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2019/560 E., 2023/76 K.SUÇ
: DolandırıcılıkKARAR
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAntalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2019/560 Esas, 2023/76 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.12.2025 tarihli ve 2024/36664 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151035 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151035 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Konuya ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde, "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde yerini bulan düzenleme ile benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/7585 esas, 2022/19582 karar sayılı ilamında, "...somut olayda, sanık ...'nın dosyanın diğer sanığı ...ile iştirak halinde işledikleri nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle meydana gelen zararın sanık ...tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden..." şeklinde yer alan açıklamalar birlikte nazara alındığında,Dosya kapsamına göre; somut olayda sanık ...'ın inceleme dışı diğer sanık ... ile iştirak halinde işlediği dolandırıcılık eylemi sebebiyle katılanlar ... ve ...'in uğramış olduğu zararının diğer sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 253/4. maddesinde; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254/1. maddesinde ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esasve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir...."Hükümleri yer almaktadır.3. 5271 sayılı Kanun’un 255/1. maddesi; "Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır." şeklinde düzenlenmiştir.4. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasında "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir", aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." denilmektedir.5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ... ile inceleme dışı sanıklar ... ve ...'in, katılanlara yönelik dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılamada, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, katılanlar ile sanık ...'ın uzlaştıkları ve bu sanık hakkında düşme kararı verildiği, diğer iki sanıkla uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi halinde, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesinin gerektiği, etkin pişmanlık hükümlerinin salt iade ve tazmin esasına dayalı bir düzenleme olmayıp, pişmanlık sonucu gerçekleştirilmiş olan iade ve tazmini esas alan bir düzenleme olduğu, ceza hukukunda uzlaşmanın ise işlendiği konusunda yeterli şüphe bulunan bir suçtan dolayı, mağdurun tatmin edilmesi suretiyle fail ve mağdur arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini amaçlayan, mağdurun ve failin uzlaşmaları halinde soruşturma veya kovuşturmanın kaldırılmasını sağlayan bir kurum olarak düzenlendiği, etkin pişmanlık ile 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddelerinde düzenlenen uzlaşma kurumunun amaç ve şartlarının farklı olduğu, etkin pişmanlıkta mağdurun somut zararının giderilmesi amaçlanırken, uzlaşmada somut zarardan daha geniş kapsamda olan mağdurun maddi ve/veya manevi zararının giderilmesinin amaçlandığı, bununla birlikte; 5271 sayılı Kanun’un 255/1. maddesi gereği ancak uzlaşan kişinin uzlaşmadan yararlanacağı, sanık ...'ın, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde katılanların zararının giderilmesine yönelik bir girişiminin bulunmadığı, yasa gereği gerçekleştirilen uzlaştırma işlemleri kapsamında da inceleme dışı diğer sanık ...'ın katılanlarla uzlaşmasının, incelemeye konu ... yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.04.2026 tarihinde karar verildi.