Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali davasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalini değerlendiriyor.
Özet: Bu dava, davacının 20 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler için yaptığı marka başvurusunun, davalı şirketlerin benzerlik ve iltibas iddialarıyla yaptığı itiraz sonucu reddedilmesi üzerine, davacının bu ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markalar arasında görsel, fonetik veya anlamsal bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali olmadığını ileri sürerek iptalini talep ettiği; davalıların ise markaların karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, aynı/benzer mal ve hizmetleri kapsadığını ve seri marka izlenimi oluşturduğunu savunarak davanın reddini istediği bir uyuşmazlık olup, mahkeme bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ret kararının yerindeliğini incelemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/501 Esas - 2025/507
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No
: 2024/501Karar No
: 2025/507...Dava
: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi
: 02/12/2024Karar Tarihi
: 17/12/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih
: 17/12/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın .... sayılı kararı ile kabul edilerek müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiğini, kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, markaların görsel olarak birbiri ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tüm figüratif unsurlarının birbirinden farklı olduğunu, markalarda ortak olarak yer alan tek bir sözcük dahi bulunmadığını, markalardaki her kelimenin farklı anlamları olduğunu, fonetik olarak da benzemediklerini, her iki markada yer alan “...” ibaresinin müvekkili markasında ..... şeklinde bağımsız olarak kullanıldığını, müvekkili markasının ayırt edici özelliğinin markanın tamamına hasredildiğini, taraf markaları arasında ortalama alıcının yanılmasına yol açacak benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin tanınmışlık iddiasının mesnetsiz olduğunu ifade ederek, ....sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı .... vekili cevaplarında özetle; dava konusu marka başvurusu ile davalı şirket tarafından itiraza mesnet gösterilen markaların karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer markalar olduğunu, markaların aynı/benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, ilgili tüketici kesiminde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu izlenimi oluşabileceğini, markalar arasında seri marka imajına dayalı iltibas ihtimali bulunduğunu,....kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; dava konusu marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacıya ait markanın ayırt edici bir unsur barındırmadığını, her iki markanın da “...” ibaresini esas unsur olarak kullandığını, markaların işitsel yönden kulakta bıraktığı etkinin aynı olduğunu, dava konusu markadaki değişikliklerin iltibas tehlikesini yok etmediğini, müvekkili markalarının başka bir versiyonu olduğu hissi oluşturduğunu, markaların aynı hedef kitleye hitap ettiğini ve karıştırılma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış markalar olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ....kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının ...." ibareli marka için davacı tarafından 30/12/2022 tarihinde 20/35.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, davalı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına .... kapsamında tanınmışlık”, “tanınmışlık”, “diğer fikri haklar veya kişi hakları” ve “kötü niyet” gerekçeleri ile itirazda bulunduğu, davalı şirket itirazı, .... sayılı kararı ile itirazın kabulü ve başvurunun reddedilmesine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Davacıya ait dava konusu marka başvurusu, 20 ve 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından reddedilmiştir. Dolayısıyla, davanın konusunu 20 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler oluşturmaktadır.Davalı şirkete ait redde mesnet kabul edilen markalar ise hali hazırda 20 ve 35. Sınıf mal ve hizmetleri içermektedir. Davalı şirkete ait ....sayılı marka ise 09 ve 41. Sınıf mal ve hizmetleri içermektedir.Dava konusu marka kapsamında yer alan ve reddine karar verilen 20 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler bakımından, taraf markaları arasında ayniyet oluşmuştur. Davalı şirkete ait.... sayılı marka kapsamında yer alan 09. Sınıf emtia ise, dava konusu marka kapsamında yer alan 09. Sınıf emtia satışına yönelik 35/05 alt sınıf hizmetler ile benzerdir.Netice itibariyle de; dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan tüm hizmetler bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı/aynı tür veya benzer olması” şartının sağlandığı anlaşılmıştır.İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir.Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır.İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir.Markalar arasında benzerlik değerlendirmesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır.....” kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.Dava konusu marka başvurusu, “ruumod home&living” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Marka kapsamında herhangi bir renk veya şekil unsuru bulunmamaktadır. Markada yer alan “ruumod” ibaresi, üst satırda ve daha büyük punto ile yazılmış olup, “home&living” ibaresi alt satırda ve daha küçük punto ile yer almaktadır. “Home&living” ibaresi, “ev ve yaşam” anlamına gelen İngilizce kelimelerden oluşmakta ve ilgili mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte olup, ayırt ediciliği bulunmamaktadır. Bu nedenle, marka bütünlüğü içinde hem görsel yerleşim hem de anlam bakımından esas unsur “ruumod” ibaresidir. “Ruumod” ibaresi, Türkçe’de veya yabancı dillerde bilinen, anlamlı bir kelime değildir.Davalı şirketin redde mesnet markaları ise, ortak unsur olarak “...” ibaresini taşımakta ve bu kelimeye “store”, “metaverse”, “fijital”, “mağaza”, “dergi”, “pet”, “deneyim mağazası” gibi tanımlayıcı ibareler ile “küçükyalı” gibi coğrafi yer bildiren tali unsurlar eklenmiştir. Anılan tali unsurlar, ilgili mal ve hizmetler bakımından marka fonksiyonu taşımayan, tüketici nezdinde kaynağı gösterme niteliği zayıf olan ifadelerdir. Davalı markalarında yer alan “fijital” ibaresi, fiziksel ve dijital dünyanın entegrasyonu ile oluşturulan hibrit müşteri deneyimini tanımlamak için kullanılan, ilk olarak 2007 yılında literatüre girmiş teknik bir terimdir. Dolayısıyla bu ibare de marka olarak ayırt edici bir niteliği bulunmamaktadır. Davalı şirket markalarının esas unsuru, yüksek ayırt edicilik gücüne sahip “...” ibaresidir. Zira “...” ibaresi anlam taşımayan, orijinal bir kelime niteliğindedir.Dava konusu marka başvurusunun esas unsuru olan “ruumod” ibaresi ile davalı şirket markalarının esas unsuru olan “...” ibaresi arasında, görsel ve işitsel benzerliğin yüksek olduğu değerlendirilmiştir. Zira her iki ibare de aynı ilk dört harfi ve dolayısıyla ses birimini paylaşmakta olup, telaffuz kelimenin başlangıcında ilk dört harf bakımından aynıdır. Bir diğer ifade ile dava konusu marka başvurusu, davalı şirket markalarının esas unsurunu aynen içermektedir. Türkçe soldan sağa okunan bir dil olup, kelimelerin başında yaratılan benzerlik, tüketici algısında çok daha belirgin bir etkiye sahiptir. Zira tüketici, markayı bir bütün olarak algılasa da, zihninde yer eden baskın izlenim çoğunlukla kelimenin başlangıcından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, dava konusu markanın ilk dört harfinin (“...”) davalı markaları ile birebir örtüşmesi, görsel ve işitsel benzerliğe yol açmıştır. Ayrıca, dava konusu markada “...” ibaresinden sonra gelen “-od” eki, kelimeyi anlamlı hale getirecek veya farklı bir izlenim yaratacak ölçüde güçlü bir farklılık yaratmamaktadır. Bu ek, fonetik olarak kısa ve düşük vurgulu olduğundan, esas algıyı değiştirmemektedir.Davalı şirkete ait markaların esas unsuru olan “...” ibaresi, Türkçe’de veya yaygın yabancı dillerde bilinen, anlam taşıyan bir kelime değildir. Tamamen kurgusal ve uydurma bir ifade niteliğinde olması nedeniyle, ayırt edicilik gücü yüksektir. Marka hukukunda, uydurma ve anlamı olmayan kelimeler, tanımlayıcı veya jenerik ibarelere kıyasla çok daha güçlü bir marka korumasına sahiptir. Bu bağlamda, davalı şirket markalarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresinin yüksek ayırt ediciliği, benzerlik değerlendirmesinde etkili bir rol oynamaktadır. Zira yüksek ayırt ediciliğe sahip bir unsur, tüketici zihninde daha kolay yer etmekte ve marka kaynağını gösterme fonksiyonunu daha güçlü şekilde yerine getirmektedir. Dolayısıyla, dava konusu markada bu yüksek ayırt edici unsurun aynen yer alması, karıştırılma ihtimalini artıran önemli bir faktör olarak değerlendirilmiştir. Ortalama dikkat düzeyine sahip tüketici, “ruumod” ibaresini gördüğünde, esas unsur “...” ile olan birebir örtüşme sebebiyle davalı markaları ile ekonomik veya ticari bir bağlantı olduğu izlenimine kapılabilecektir.Değerlendirilen taraf markaların anlamlı kelimeler olmaması nedeniyle, markalar arasında anlamsal benzerlik bulunmamaktadır.Netice itibariyle de, dava konusu marka başvurusunun, davalı adına tescilli markaların esas ve ayırt edici unsurunu birebir içermesi nedeniyle, dava konusu marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet markaların esas unsur bakımından görsel ve işitsel olarak benzer olduğu kanaatine varılmıştır.Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır.Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, değerlendirmeye konu taraf markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. Değerlendirme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar.Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak değerlendirilmelidir. Değerlendirme, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır.Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler, özellikle 35/05 alt sınıfı kapsamında çok çeşitli mal ve hizmetlerden oluşmakta olup, tek bir sektör belirlemesi yapılamamaktadır. Dolayısıyla dava konusu mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici kitlesi baz alınarak, benzerlik değerlendirmesi yapılmıştır.Netice itibariyle de, işbu davanın konusunu oluşturan mal ve hizmetlerin, davalı şirketin redde mesnet markalarının kapsamında hali hazırda yer aldığı, dolayısıyla değerlendirilen taraf markaları arasında emtia bakımından yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “ruumod”, davalı şirketin redde mesnet markalarının ise “...” ibaresi olduğu, dava konusu marka başvurusunun, davalı şirkete ait markaların esas unsurunu aynen içerdiği, markaların ilk dört harf bakımından ayniyet taşıdığı, markanın başında yaratılan işbu benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açacağı, zira davalı şirket markalarının esas unsurunun anlamsız bir ibare olarak ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu, bu hususun karıştırılma ihtimalini artırdığı, “...” ibaresinin davalı şirket markalarının esas/tek unsuru konumunda olması, “...” ibaresinin anlamlı bir kelime olmaması, “...” ibaresinin dava konusu markanın ilk okunan heceleri olması gibi hususlar gözetildiğinde, yüksek düzeyli benzerlik taşıyan emtia bakımından, tüketici nezdinde karışıklığa yol açabileceği, dava konusu markaya farklı olarak eklenen “-od” harflerinin, dava konusu markayı davalı şirket markalarından farklılaştırmadığı, markaya yeni bir anlam katmadığı gibi ortaya yeni bir kelime de çıkmadığı, bir diğer ifade ile davalı şirket markalarından edinilen izlenimin dava konusu markada devam ettiği, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür emtia üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;Dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davanın konusunu oluşturan mal ve hizmetlerin, davalı şirketin redde mesnet kabul edilen markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu,.... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Davanın Reddine,Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025Kâtip Hâkim .....✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır