Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 5042 sayılı Kanun uyarınca korunan çilek çeşitlerinin izinsiz üretimi ve satışı nedeniyle maddi tazminat istemli gerekçeli kararı.
Özet: Bu gerekçeli karar, bir davacı şirketin, Türkiyede yasal olarak koruma altına aldığı çilek çeşitlerinin davalı tarafından izinsiz ve kaçak olarak üretilmesi nedeniyle açtığı maddi tazminat davasını ele almaktadır. Davacı, daha önce kesinleşen bir ceza davasıyla sabit olan bu tecavüz fiili sonucunda 5042 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca uğradığı fiili kaybı ve yoksun kaldığı kazancı kapsayan toplam 46.630,08 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/496
KARAR NO
: 2025/517
...
DAVA
: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ
: 27/11/2024
KARAR TARİHİ
: 24/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 24/12/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkil şirketin Türkiye’nin taraf olduğu ... Sözleşmesi ile 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerinin Islahı ve Korunması Hakkında Kanun kapsamında .... isimli çilek çeşitlerini Türkiye’de koruma altına aldırdığını, bu çeşitlerin Türkiye içinde çoğaltımı, üretimi ve satışı gibi faaliyetlerde bulunma hakkının yalnızca müvekkil şirkete ait olduğunu belirtmiştir.
Davalının, yasalarla koruma altında bulunan bu çeşitlerin izinsiz ve kaçak üretimini yaptığı; bu hususun .... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, müvekkili şirkete ait ve 5042 sayılı Kanun uyarınca korunan çilek fidesi çeşitlerinin davalı tarafından izinsiz- kaçak olarak üretildiğinin kesinleşmiş ceza dosyasıyla sabit olduğunu, bu nedenle davalının aynı Kanun’un 57, 58 ve 59. maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 42.000,00.-TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiş, 03.12.2025 tarihli uyap sisteminden göndermiş olduğu ıslah dilekçesiyle tazminat taleplerini 46.630,08.-TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili ayrıca talep etmiş olduğu tazminatın 42.000,00.-TL'si için dava tarihinden, 4.630,08.-TL için ise ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur.
CEVAP
:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılımı olmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, söz konusu çilek fidesi çeşidinin davacıya ait olup olmadığı, davalı tarafından haksız üretim yapılıp yapılmadığı, davanın tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER;
A) İlgili Mevzuat
5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun Madde 57 – Hak sahibinin talepleri ve hukuk davalarında yetkili mahkeme “Islahçı hakkının tecavüze uğraması halinde, hak sahibi mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a)Islahçı hakkından doğan hakka tecavüz fiillerinin durdurulması.
b)Tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat.
c)Hakka tecavüz neticesinde üretilen materyal ile bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması.
d)(c) bendi hükmü çerçevesinde el konulan materyal ve araçlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması; bu durumda el konulan materyalin değeri, (b) bendi hükümlerine göre belirlenecek tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminat miktarını aştığı zaman, hak sahibi, aşan kısmı karşı tarafa öder.
e)Hakka tecavüzün devamını önleyici tedbirlerin alınması; (c) bendi hükümleri çerçevesinde el konulan materyal ve araçların şekillerinin değiştirilmesi veya hakka tecavüzün önlenmesi için imhası.
f)Hakka tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanmak üzere, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya ilan yoluyla duyurulması.
Madde 58 – Tazminat
“Hak sahibinin izni olmaksızın, korunan çeşidi üreten, satan, dağıtan veya başka şekilde piyasaya süren veya bu amaçlar için ihraç ve ithal eden veya ticari amaçla elinde bulunduran veya kullanan kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Korunan çeşidi herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi; hak sahibinin hakkın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.”
Madde 59 – Yoksun kalınan kazanç
“Hak sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın değerini değil, buna ilave olarak ıslahçı hakkına tecavüz neticesinde yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarara uğrayan hak sahibinin seçeceği, aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir:
a)Islahçı hakkına tecavüz eden kişinin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin çeşidi kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre.
b)Hakka tecavüz eden kişinin, hak konusu çeşidi kullanmakla elde ettiği kazanca göre.
c)Hakka tecavüz edenin, korunan çeşidi bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre.
Hak konusu çeşidin ekonomik önemi, hakka tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, tecavüzün yapıldığı esnada korunan çeşitle ilgili lisansların sayısı veya çeşidi gibi etkenler, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında göz önüne alınır.
Mahkeme, hak sahibinin bu Kanunda öngörülen çeşidi kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu tespit ederse, yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendi hükümleri çerçevesinde belirlenir.”
Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere
: davacı vekili şikâyet dilekçesinde; Türkiye’nin taraf olduğu ... Sözleşmesi ile 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun uyarınca.... isimli çilek çeşitlerinin Türkiye’de koruma altına alındığını, bu çeşitlerin çoğaltımı, üretimi ve satışı gibi faaliyetlerde bulunma hakkının yalnızca müvekkil şirkete ait olduğunu, davalının ise bu çeşitlerin izinsiz ve kaçak üretimini yaparak ıslahçı hakkına tecavüz eyleminde bulunduğunu ileri sürerek şikâyetçi olmuştur.
Davalının alınan ifadesinde; kendinin çoğalttığı .... cinsi çilek fidelerini tarlasına diktiğini .... cinsi çilek fidelerini yetiştirdiğini, elde ettiği çilek meyvesini satarak geçimini sağladığını, ürettiği fidelerin ticaretini yapmadığını ve bu kullanımın yasak olduğunu bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Portola cins çilek çeşidine ait tescil belgesi dosya kapsamına alınmış olup, söz konusu çeşidin 27.09.2011 tarihinde tescil edildiği ve şikâyet tarihi itibariyle koruma süresinin devam ettiği anlaşılmaktadır.
....Değişik İş Sayılı dosyasında yer alan 06.12.2023 tarihli uzman bilirkişi raporunda; mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi Ziraat Mühendisi Gültekin Aydoğuş tarafından gönderilen çilek örneği üzerinde yapılan ... analizleri sonucunda, numunenin ... çeşidiyle aynı olduğunun belirlendiği rapor edilmiştir.
Davacı tarafından, .... sayılı dosyada ibraz edilmiş olan lisans sözleşmelerinin emsal alınması talep edilmiştir.
Bu sözleşmeler incelendiğinde
: Bazılarında en az 500.000 fide üretimi garanti şartı, karşılığında 11.000 USD maktu bedel ve aşım için 1.000 fide başına 11 USD ödeme hükmü bulunmaktadır.
Bazı sözleşmelerde üretim miktarı için üst sınır konulmuş ve 4.000.000 adede kadar üretim yapılabileceği 4 milyon adedin üzerinde alacakları beher 1.000 (bin) adet sertifika için ise ilave olarak 9 Dolar ödeme yapılacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında keşif/fen bilirkişisi ölçümü bulunmamaktadır. Ekili alanın (m²) büyüklüğü, m² başına dikim yoğunluğu (fide/m²) ve toplam dikilen/üretilen fide adedinin tespitine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanmamıştır.
Davacı tarafın dosyaya kazandırdığı, davacı ile üçüncü kişiler arasında yapılmış sözleşmelerin tek tip olmadığı büyük ölçekli üretim yapan lisans alanlara özgü nitelikler taşıdığı; bu yönüyle davacı şirketin Türkiye’deki lisanslama pratiğini göstermesi açısından emsal niteliğinde olduğu,
Emsal sözleşmelerde yer alan 11.000 USD ve 36.000 USD tutarındaki maktu bedeller, esasen büyük ölçekli üretim yapan lisans alanlara özgü şart olarak öngörülmüştür. Somut dosyada ise küçük ölçekli üretim yapan davalı bakımından bu tutarların doğrudan ve bire bir uygulanmasının hakkaniyete uygun olmayacağı,
Davalının üretim yaptığı .... parsel numaralı taşınmazda yapılan keşif sonucunda,
Çilek ekili alanın 1.498,59 m² olduğu,
Dikim yoğunluğunun yaklaşık 50 fide/m² olduğu,
Buna göre toplam fide sayısının 74.929 adet olarak tespit edilmiştir.
Davacı tarafın sunduğu lisans sözleşmeleri incelendiğinde sözleşmelerin tek tip olmadığı; üretim ölçeğine, verilen lisansın niteliğine ve sözleşme süresine göre değişen hükümler içerdiği görülmektedir. Bu sözleşmeler, davacının Türkiye’deki lisanslama pratiğini yansıtması bakımından emsal nitelik taşımakla birlikte, somut olaydaki üretim ölçeğiyle birebir örtüşmediği, bu nedenle, somut olayda emsal sözleşmelerin doğrudan değil, fide başına birim bedel yöntemiyle orantısal biçimde uygulanması makul ve hakkaniyetli olacağı,
Davacı tarafından ibraz edilen emsal lisans sözleşmelerinde, 500.000 fide karşılığı 11.000 USD maktu bedel öngörülmektedir.
Buna göre fide başına birim lisans bedeli:
11.000 USD ÷ 500.000 fide = 0,022 USD/fide olmaktadır.
Fen bilirkişisi raporunda tespit edilen toplam fide sayısı 74.929 adet olduğuna göre:
Taraflar arasında hukuka uygun şekilde lisans anlaşması yapıldığı varsayımıyla; davalının davacıya ödemesi gereken lisans bedelinin 74.929 fide × 0,022 USD = 1.648,44 USD olabileceği,
... sayılı dosyasında yapılan keşif ve fen bilirkişi incelemesiyle davalının üretim faaliyetinin 31.10.2023 tarihinde yerinde tespit edildiği,
Bu nedenle zararın doğduğu tarih olarak, ihlalin fiilen tespit edildiği ve üretim faaliyetinin somut olarak gözlemlendiği 31.10.2023 tarihi esas alınmış olup, varsayımsal lisans sözleşmesinin ihlalin gerçekleştiği bu tarihte kurulmuş olacağı varsayımıyla, hesaplamada 31.10.2023 tarihli TCMB döviz kuru esas alınmıştır.
Yukarıda hesapladığımız 1.648,44 USD, TCMB’nin 31.10.2023 tarihli USD döviz satış kuru (28,2874 TL/USD) esas alınarak TL’ye çevrildiğinde:
1.648,44 USD × 28,2874 = 46.630,08 TL olmaktadır.
Belirlenen bu tutar, 5042 sayılı Kanun’un 59/c maddesi kapsamında, taraflar arasında lisans sözleşmesi hukuka uygun biçimde yapılmış olsaydı davalı tarafından ödenmesi gereken karşılık olup davacının davalı tarafından gerçekleştirilen izinsiz üretim nedeniyle yoksun kaldığı kazancı temsil ettiği,
Netice itibariyle,
Dosya kapsamındaki deliller ile .... sayılı dosyasında yer alan fen ve ziraat bilirkişi raporlarından; davalıya ait ekim alanının ölçülerek 74.929 adet Portola cinsi çilek fidesinin dikili olduğu ve davacı şirkete ait ıslahçı hakkı kapsamında korunan çeşidin davalı tarafından izinsiz olarak üretildiğinin anlaşıldığı,
Bu tespit doğrultusunda 74.929 adet fide, davacı tarafından ibraz edilen emsal lisans sözleşmelerindeki hükümler esas alınarak fide başına 0,022 USD birim bedel üzerinden değerlendirilmiş ve 1.648,44 USD varsayımsal lisans bedeline ulaşıldığı,
İhlalin fiilen tespit edildiği ve davacı bakımından zararın doğduğu tarih olan 31.10.2023 tarihli TCMB döviz satış kuru (28,2874 TL/USD) esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde, 5042 sayılı Kanun’un 59/c maddesi kapsamında davacının yoksun kaldığı kazanç 46.630,08 TL olabileceği,
Netice itibariyle,
Dosya kapsamındaki deliller ile .... sayılı dosyasında yer alan fen ve ziraat bilirkişi raporlarından; davalıya ait ekim alanının ölçülerek 74.929 adet Portola cinsi çilek fidesinin dikili olduğu ve davacı şirkete ait ıslahçı hakkı kapsamında korunan çeşidin davalı tarafından izinsiz olarak üretildiği,
Bu tespit doğrultusunda 74.929 adet fide, davacı tarafından ibraz edilen emsal lisans sözleşmelerindeki hükümler esas alınarak fide başına 0,022 USD birim bedel üzerinden değerlendirilerek 1.648,44 USD varsayımsal lisans bedeline ulaşıldığı,
İhlalin fiilen tespit edildiği ve davacı bakımından zararın doğduğu tarih olan 31.10.2023 tarihli TCMB döviz satış kuru (28,2874 TL/USD) esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde, 5042 sayılı Kanun’un 59/c maddesi kapsamında davacının yoksun kaldığı kazanç 46.630,08.- TL olabileceği, talep doğrultusunda hükmedilen tazminatın 42.000,00.-TL kısmı için dava tarihinden itibaren, 4.630,08.-TL kısmı için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatlerine varılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:
Davanın Kabulüne,
46.630,08.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
42.000,00.-TL için dava tarihinden itibaren, 4.630,08.-TL için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline,
Alınması gereken (88.630,08.-TLx%068,31)=6.054,32.-TL harçtan, peşin alınan 817,26.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (6.054,32-817,26)=5.237,06.-TL nispi bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 3.600,00.-TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tazminat için hesap edilen takdiren 46.630,08.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 46.265,00.-TL
yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
Harçlar
: 1.305,66.-TL
Gider Avansı
:14.339,34.-TL
Tespit Giderleri
:30.620,00.-TL
TOPLAM
:46.265,00.-TL