Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesinin beraat kararının istinaf sonucunda mahkumiyete dönüşen hükmünü onadı.
Özet: Dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince beraat eden sanık hakkında, katılanın istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince 2 yıl hapis ve adli para cezası ile mahkumiyet kararı verilmiş, sanığın aralarında ticari ilişki olduğu ve dolandırıcılık kastının bulunmadığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu ise, Yargıtay tarafından yargılama sürecinde hukuka aykırılık görülmeyerek esastan reddedilmiş ve mahkumiyet hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2021/706 E., 2023/974 K.SUÇ
: DolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan red hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceEnez Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2020 tarih, 2019/109 (E) ve 2020/7 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında, dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2021/706 Esas, 2023/974 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1 ,52/2-4,53 2 yıl hapis ve 3.600TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın temyiz isteği; katılan ile arasında ticari ilişki olduğunu, dolandırıcılık kastının olmadığını, mahkumiyet, kararının bozulması talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Enez Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.04.2026 tarihinde karar verildi.