Davacının tescilli markalarına tecavüz iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat talepli dava, ilk derece ve istinaf mahkemelerince haklı bulunarak temyiz incelemesine konu olmuştur.
Özet: Bu hukuki metin, davacının tescilli ‘…’ ve ‘… …’ markalarına dayanarak, davalının tekstil ürünlerinde kullandığı ‘…’ ibaresinin markaya tecavüz teşkil etmesi ve tüketiciler nezdinde iltibasa yol açması nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat talepli dava sürecini ele almaktadır; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalının fiili marka kullanımının davacı markasının haklarını ihlal ettiğine ve markanın tanınmışlık düzeyine vurgu yaparak, davacının tecavüzün tespiti, meni, refi ve toplamda 165.759,41 TL maddi ile 20.000,00 TL manevi tazminat taleplerini kabul etmiş, davalı ise bu kararı temyiz etmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/4689 E.  ,  2026/2403 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/1857 Esas, 2025/919 Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/199 E., 2023/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde T/... , 2021/..., ... ,... 2004/..., 2004/..., .., ..., ...sayılı marka tescil belgeleri ile tescilli "..." ve "... ..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, Google arama motorunda "..." markasına ilişkin arama yapıldığında ilk sırada müvekkilinin markasının yer aldığını, ancak hal böyle iken davalının, sosyal medya üzerinden "..." markalı ürünlerin satışını yaptığını, aynı zamanda davalının bir toptan satış mağazasının da bulunduğunu, davalı tarafın "..." ibareli markayı tekstil giyim ürünlerinde kullandığını, bu markanın müvekkilinin "..." ibaresi ile benzer olduğunu, bu hususların mahkemenin 2021/1 09... /141 Değişik İş sayılı dosyalarında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin markadan ... haklarını ihlal ettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK)151/2-b hükmü uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre maddi tazminat talep ettiklerini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, men'ine, durdurulmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminat talebini 165.759,41 TL'ye artırarak harcını yatırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin "..." ibareli markayı otuz seneyi aşkın bir süredir kullandığını, ancak bu durumun resmileştirilmediğini, dava konusu edilen markanın eski, iflas etmiş bir şirkete ait olduğunu, anılan şirketin müvekkilinin markayı bu şekilde kullanmasına rıza gösterdiğini ve müvekkiline karşı hiçbir yola başvurmadığını, davacı tarafın haksız kazanç elde etmek maksadıyla bu davayı açtığını, davacı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına seri marka olarak tescilli "..." ibareli markanın tekstil sektöründe tanınmış marka statüsünde olduğu, sonraki tarihli " ..." ibareli markanın ise davalı adına kayıtlı bulunduğu, ancak davalının fiili kullanımında markasal olarak sadece "..." ibaresini kullandığı, bu şekildeki kullanımın ilgili tüketici nezdinde davacı markası ile iltibasa sebebiyet vereceği, SMK'nın 155. maddesi kapsamında davalı sonraki tarihli markayı savunma olarak ileri süremeyeceği gibi, esasen fiili kullanımının da tescilinden farklı olup, sadece "..." ibaresini kullanması karşısında marka haklarına tecavüzün sabit görüldüğü, davacının bildirdiği tazminat seçeneğine göre genel giderler hesaba katılmaksızın davalının marka tecavüzü yoluyla elde ettiği net kazancın 165.759,41 TL olduğu, davacının maddi tazminat talebinin bu bedel yönünden kabul edildiği, davalının tecavüz teşkil eden eylemi aynı zamanda davacının markadan ... manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, markanın bilinirliği ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının marka hakkına tecavüzünün tespiti, meni, refine, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 165.759,41 TL maddi tazminatın ve takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markalardan ... haklarına tecavüzünün olup olmadığı, bu nedenle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarı noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.