İnançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgelerin ispat gücünün Yargıtay tarafından değerlendirilmesi ve kabul şartları.
Özet: Davacı tarafından, müvekkili ile davalı arasında sözlü anlaşmaya dayalı olarak davalı adına tescil edilen taşınmazın yarısının inançlı işlem yoluyla iptali ve kendi adına tescili, olmazsa tazminat talebiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, inanç sözleşmesine dair yazılı delil sunulmaması, davacının ibraz ettiği ödeme dekontları ve yazışmaların davalıdan kaynaklanmadığı için yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilmemesi ve tanık beyanlarına itibar edilememesi gerekçeleriyle davanın ispatlanamadığına hükmederek davayı reddetmiş; davacı vekili ise temyiz dilekçesinde ibraz edilen belgeler, telefon mesajları ve tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiğinde davanın ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/1088 E., 2025/1256 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/647 E., 2025/120 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı asil ile vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının, dava konusu ... Köyü 130 34... parsel sayılı taşınmazın ½ sini ortak olarak satın alma hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, anlaşmaya istinaden taşınmazın tapu kaydının davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın satın alınması için dava dışı ...'den borç para alındığını, ancak davalının borç alınan paranın üstüne düşen kısmını ödememesi nedeniyle müvekkilinin 2017 ilâ 2023 yılları arasında kısım kısım olmak üzere aradan geçen zamanda işlemiş faizi de dikkate alarak toplamda 135.000,00 TL borcun müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürerek inançlı işlem yoluyla davalı adına tescil edilen payın ½'sinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescil edilmesini, olmadığı takdirde tazminat talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davada zamanaşımının geçtiğini, dava konusu taşınmazın bedelinin ödenerek müvekkili tarafından satın alındığını, davalının elinden çıkmış olmaması nedeniyle dekontların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından ...'e ödenen paranın eldeki davayla bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın satın alınma tarihinde davacının ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunu ve dava konusu taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davacının iddiasına ilişkin olarak taraflar arasında inanç sözleşmesine dair yazılı bir delil bulunmadığı, davacının delil olarak ibraz ettiği ödeme dekontları ile yazışmalarında, karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge olmadıkları, hâl böyle olunca davacı tanık beyanlarına da itibar edilemeyeceği, davacı tarafa delillerinden olan yemin delili hatırlatıldığı, davacı tarafın sunulan deliller kapsamında davalarının sübuta erdiğini ileri sürerek yemin deliline başvurmak istemediklerini bildirdiklerini, davacı tarafın davasını yazılı delil ile kanıtlayamadığı, dosyaya sunulan dekont ve yazışmaların da delil başlangıcı vasfında olmamaları gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarına göre Mahkeme kararının 05.02.1947 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olduğunu, telefon mesajlarının da delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, ödeme belgeleri ve dekontlarla, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalarının ispatlandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilli lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.