Ankara 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin, marka YIDK kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davada davacı iddialarını değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Bir büyük üretici olan davacı, kendi tanınmış markalarıyla karıştırılma ihtimali yüksek, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, çakışan ürün sınıfları bulunduğu ve davalının kötü niyetli olduğu iddiasıyla, bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve davacının itirazlarını reddeden önceki bir kurum kararının iptali için dava açmış; davalılar ise markalarının farklı sınıflarda yer aldığını, farklı tüketici kitlesine hitap ettiğini, ayırt edici niteliklere sahip olduğunu ve tüketiciler nezdinde bir karışıklık riskinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/484 Esas - 2025/542
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2024/484KARAR NO
: 2025/542....DAVA
: Marka YİDK Kararının İptali ile HükümsüzlükDAVA TARİHİ
: 20/11/2024KARAR TARİHİ
: 31/12/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 31/12/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davalı şirketin ....” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak .... sayılı kararı ile reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 2014 yılında kurulduğunu, dünyanın altı büyük kristal fruktoz üreticisinden biri olduğunu, aynı zamanda Türkiye’deki tek maltodekstrin üreticisi olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirket markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların ilk beş harfinin aynı olduğunu, markaların kapsadığı sınıfların aynı/benzer olduğunu, tüketici nezdinde dava konusu markanın müvekkiline ait marka olarak algılanacağını, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu beyanla; .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusu ile davacının mesnet gösterdiği markaların birbirinden tamamen bağımsız markalar olduğunu, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik bulunmadığını, tüketicilerin markaların farklı üreticilere ait olduğunu anlayabileceklerini, dava konusu marka başvurusunun SMK 6/6 maddesine aykırılık teşkil etmediğini, davacının kötü niyet iddiasını ispatlar nitelikte kanıt sunmadığını, .... kararının usule ve yasaya uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde özetle; müvekkiline ait marka ile davacının mesnet gösterdiği markaların farklı sınıflarda olduğunu, farklı alanlarda tüketicilere hitap ettiğini, tarafların ticari faaliyet alanlarının farklı olduğunu, markalar arasında tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, “nutri” ibaresinin tek başına ayırt edicilik sağlamadığını, ibarenin “besin” anlamına gelen Latince kökenli bir kelime olduğunu, dünya genelinde ve ülkemizde yaygın olarak kullanıldığını, davacı markalarının tek bir kelimeden oluştuğunu, müvekkili markasının ise “....” olarak iki ayrı kelimeden oluştuğunu, dava konusu markanın davacı markalarından ayrışarak ayırt edici nitelik kazandığını, tarafların markaları kapsamındaki emtianın daha bilgili ve yüksek dikkat düzeyine sahip profesyonellere hitap ettiğini, müvekkilinin davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, itibarına zarar vermesi ya da ayırt edici karakterini zedelemesi ihtimali bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu...sayılı marka başvurusu, 01 / 35. sınıflar için tescil talebiyle 02.12.2022 tarihinde yapıldığı, marka başvurusu 27.12.2022 tarih ve 411 sayılı .... yayımlandığı, davacı şirket tarafından dava konusu markanın yayımına “benzerlik/karıştırılma ihtimali”, “diğer fikri haklar veya kişi hakları”, “kötü niyet” ve “aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik” gerekçeleri ile itiraz edildiği, itirazın, .... kararı ile“... Yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın bütünsel izlenim itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.İtirazda ileri sürülen diğer hususlar da yerinde bulunmamış ve itirazın tüm gerekçeleriyle reddi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.DEĞERLENDİRME;Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markalarının Karıştırılma İhtimali;Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır:Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması.Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması.Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması.Emtiaların Aynı/Benzer Olup OlmadığıMarkalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır.Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır.Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir:− Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği,− Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği,− Malların fiziksel görünümünün benzerliği,− Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği,− Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik,− Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik,− Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik.İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir.Dava konusu marka başvurusu, 01 ve 35. sınıf mal ve hizmetler bakımından başvuruya konu edilmiş olup, 35/05 alt sınıfı kapsamında 01, 05, 29, 30, 31 ve 32. Sınıf emtialar sayılmıştır.Davacının itiraz aşamasında gerekçe olarak gösterdiği ....sayılı marka 01, 29 ve 30.sınıfta, .... sayılı marka ise 01, 30. Sınıf emtiada tescillidir. Davacının, işbu markalara ek olarak dava dilekçesinde gerekçe olarak gösterdiği ..... sayılı markalar ise 30. Sınıf emtiada tescillidir.Dava konusu marka kapsamında yer alan 01. Sınıf emtia bakımından, taraf markaları arasında ayniyet oluşmuştur. Dava konusu marka kapsamında yer alan (01, 29 ve 30. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf hizmetler ise, davacı markaları kapsamında yer alan 01, 29 ve 30. Sınıf emtia ile benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir.Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan “01. Sınıf emtianın tamamı ile “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından, taraf markaları arasında emtia ayniyeti/benzerliği oluştuğu,İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali;Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir.Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır.İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir.Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır..... kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre;Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir.Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.Dava konusu marka başvurusu, “... ....” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. “...” ibaresi, sözlüklerde karşılığı bulunan bir kelime olmamakla birlikte, İngilizce “nutrition” (beslenme, besin) kelimesinin kısaltması olarak ticari alanda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Nitekim “nutrition” kelimesi Türkçeye “besin, beslenme” olarak çevrilmekte olup, tıp ve sağlık sektöründe de “nütrisyon” şeklinde yerleşik bir kullanım kazanmıştır. Bu bağlamda “nutri” ibaresi, özellikle sağlık, gıda, diyet ve takviye ürünleri sektörlerinde, ürünlerin içeriği veya fonksiyonu hakkında doğrudan bilgi veren, tanımlayıcı ve jenerik bir ifadedir..... sayılı kararında da bu husus açıkça vurgulanmış; “taraf markalarında ortak olarak yer alan ‘nutri’ ibaresinin ‘beslenme’ anlamına gelen ve Türkçede de ‘....’ olarak kullanımı olan ‘nutrition’ kelimesini çağrıştıracak şekilde yaygın olarak kullanıldığı” belirtilmiştir. Bu içtihat doğrultusunda, “nutri” ibaresinin marka olarak tescilinde tek başına ayırt edici bir işlev görmediği, zira piyasada ilgili tüketiciler bakımından doğrudan ürünün nitelikleriyle ilişkilendirildiği anlaşılmaktadır.Markada yer alan “.... ibaresi de yine İngilizce kökenli olup “karışım” anlamı taşımaktadır ve özellikle gıda ve içecek sektöründe sıklıkla kullanılan tanımlayıcı bir ifadedir. Bu yönüyle “blend” kelimesi de ayırt edici bir unsur niteliğinde değildir.Sonuç olarak, dava konusu marka başvurusu, ayırt edici niteliği son derece zayıf olan iki tanımlayıcı ibarenin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. .... ürünün besleyici içeriklerin bir karışımı olduğu izlenimini vermektedir. Dava konusu marka başvurusu, ayırt edici niteliği zayıf kelimelerin bir araya gelmesi ile asgari seviyede ayırt edici nitelik kazanmış bir ibaredir. Dolayısıyla, dava konusu markada “nutri blend” ibaresinin, bir bütün olarak marka vasfı taşıdığı ve fakat ayırt edici niteliği zayıf bir marka olarak değerlendirilmiştir.Davacının itiraz aşamasında gerekçe olarak sunduğu markaların “....” ve “... ibareli markaları da ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Söz konusu markaların tamamı, yalnızca kelime unsurundan oluşmakta olup, herhangi bir şekil unsuru içermemektedir.Davacıya ait markalardan biri doğrudan “....” ibaresini içerirken, diğer markalar .... ibaresi davacının markalarında ortak unsur olarak yer almaktadır.Davacının .... sayılı tescilli markası yalnızca “...” ibaresinden oluşmakta olup, bu markada başka herhangi bir sözcük ya da görsel unsur yer almamaktadır. Bu nedenle söz konusu markada “...” ibaresi markanın hem esas hem de tek ayırt edici unsurunu teşkil etmektedir. Fakat yukarıda ifade edildiği üzere, “....” ayırt edici niteliği zayıf bir ibaredir.İtiraz ve dava dilekçelerinde dayanak olarak gösterilen ....” kelimesi, İngilizce'de “nişasta” anlamına gelmekte olup; genellikle gıda, kimya ve biyoteknoloji sektörlerinde kullanılan temel bir bileşeni ifade eder. “....” ise “Isomaltooligosaccharide” teriminin kısaltmasıdır. Bu terim, düşük kalorili ve sindirilebilirliği sınırlı olan bir karbonhidrat türünü ifade eder ve özellikle gıda takviyelerinde ve fonksiyonel besinlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Davacının dayandığı markalardan “....” ibaresinde yer alan “dex” eki, büyük ölçüde “dextrose” (glikoz) kelimesinin kısaltması olarak değerlendirilmekte olup, bu terim gıda endüstrisinde karbonhidrat, özellikle de enerji sağlayıcı şeker formları için kullanılmaktadır. “....” özellikle sporcu gıdaları, enerji jelleri ve takviye ürünlerde hem enerji kaynağı hem de taşıyıcı madde olarak sıkça yer almakta; dolayısıyla “....” ibaresi de “besleyici ve enerji verici içerik” çağrışımı yapmaktadır. Bu bağlamda, davacı markalarında yer alan gerek “....” ibaresi gerekse “.... ibareleri, marka vasfı zayıf, ayırt edici niteliği düşük unsurlardır. Davacı markaları da, dava konusu marka gibi ayırt edici niteliği zayıf unsurların bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş, asgari seviyede ayırt edicilik kazanmış markalardır. Dolayısıyla, davacı markalarının esas unsuru, ayrı ayrı ....” ibareleridir.Marka sahibi, ayırt ediciliği düşük ve sektörde jenerik kullanımı bulunan bir ibareyi marka olarak seçtiğinde, aynı veya benzer tanımlayıcı unsurları içeren markaların başkaları tarafından da kullanılabileceğini ve bu kullanımların belirli ölçüde kaçınılmaz olduğunu kabul etmiş sayılır. Zayıf ayırt ediciliğe sahip ibarelerin, tekelleştirilmesi mümkün olmamakla birlikte, bu tür ibareleri içeren markalar arasında daha yüksek düzeyde benzerlik bulunmadıkça, karıştırılma ihtimali iddialarının da daha dar şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.Dava konusu marka ve davacı markaları, ortak olarak “...” ibaresini içermektedir. Uyuşmazlık bu ibarenin ortaklığından kaynaklanmaktadır. Kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte, kendi unsurlarını içinde barındıran kompozit bir markanın, önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için, önceki markanın kendi başına, bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve taraf markalarındaki ortak unsurun, sonraki markada baskın unsur olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.Taraf markaları incelendiğinde, ortak olarak “...” ibaresini içerdikleri, taraf markalarında ortak olarak bulunan “... ibaresinin marka vasfı ve ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, bunun dışında taraflara ait karşılaştırması yapılan markalarda hiçbir ortak yan bulunmadığı, esasen dava konusu markada “...” kelimesinin ön plana çıkarılmadığı, dava konusu markada esas unsurun bir bütün olarak “... ....” ibaresi olduğu, bir diğer ifade ile dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olmadığı, “...” ibaresinin bir kompozisyon içerisinde yer aldığı, marka kapsamlarında yer alan diğer kelime unsurlarının ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, “...” gibi ayırt edici niteliği düşük bir ibarenin ortaklığının, taraf markalarını benzer olarak nitelendirmek için yeterli olmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel olarak benzerlik bulunmadığı, bu nedenle somut olayda “markaların aynı ya da benzer olması” şartının sağlanamadığı,Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır.Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar.Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır.Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, “aynı” olarak belirlenen 01. Sınıf emtia ile bu emtianın satışına yönelik 35. Sınıf hizmetler bakımından ilgili tüketici kitlesi, genel olarak mesleki bilgi ve deneyime sahip profesyonellerdir. Sanayi, bilim, tarım, ormancılık, bahçecilik ve fotoğrafçılık gibi spesifik sektörlerde faaliyet gösteren tüketiciler; kimyasalların ve gübrelerin niteliği, kullanımı ve güvenlik koşulları hakkında bilgi sahibi olan, bu ürünleri çoğunlukla ticari veya üretim amaçlı temin eden bilinçli alıcılardır. Ayrıca işlenmemiş suni reçineler ve plastikler gibi ara mamulleri satın alanlar, üretim süreçlerinde değerlendirmek üzere teknik özelliklerini titizlikle inceleyen uzmanlardır. Yangın söndürücüler ve kırtasiye, tıbbi ve evsel amaçlı olmayan yapıştırıcılar da benzer şekilde, profesyonel kullanıma yönelik olarak değerlendirildiğinden, bu ürünlerin kullanıcıları genel tüketici kitlesinden ayrışan, yüksek dikkat ve özen gösteren, teknik bilince sahip kişilerdir. Bu nedenle, bu emtialar bakımından, ilgili tüketicinin bilgi ve dikkat düzeyinin yüksek olduğu,Dava konusu marka kapsamında yer alan ve davacı markaları kapsamında yer alan emtia ile ... olarak işaretlenen (29 ve 30. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 Sınıf hizmetler ise ...” grubuna dahil, hemen her yaştan ve kesimden tüketiciye hitap eden ürünler olup, özel bir tüketici kesimine hitap etmeyen, nispeten kısa zaman aralığında tercih yapılarak satın alınan, sık tüketilen gündelik ürünler olup, yüksek fiyatlı olarak nitelendirilemeyecek ürünlerdir. Dolayısıyla bahse konu emtianın hitap ettiği tüketici ve alıcı kitlesinin, ilgili emtiaları satın alırken sahip olduğu bilgi/bilinç/dikkat/özen seviyelerinin düşük olduğu mütalaa edilmektedir.Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan 01. Sınıf emtia ile (01, 29, 30. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf hizmetlerin, davacı markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, buna karşın dava konusu marka ile davacı markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, markalar arasındaki ortak olarak işaretlenen “...” ibaresinin marka vasfı ve ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olması, diğer unsurlar nazarında markalar arasında hiçbir ortak unsur bulunmaması, dava konusu markanın esas unsurunun bir bütün olarak “....” ibaresi olduğu, dava konusu markada “...” kelimesinin ön planda olmadığı, “...” ibaresinin ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olması, markaların bütünsel olarak ilişkilendirilebilir olmaması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür/benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle, somut olay bakımından markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı,Netice itibariyle,Dava konusu marka kapsamında yer alan “01. Sınıf emtianın tamamı ile “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri ile davacıya ait markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer olduğu,Davacıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusunun, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı, kurum kararının hukuka uygun olduğu sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M
:Davanın reddine,Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.Kâtip Hâkim ....✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır