Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararının olağan dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına ve kamu davalarının düşmesine karar verilmesi.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerini bozarak, her iki suç için de kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının, sırasıyla sanığın sorgu ve iddianame tarihlerinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğini tespit etmiştir; bu nedenle, ilk derece mahkemesinin beraat yerine düşme kararı vermesi gerektiği gözetilerek, yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2008/33 E., 2016/113 K.SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ
: Onama, düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın Trabzon Asliye Ceza Mahkemesinde sorgusunun yapıldığı 29.09.2007 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat hükmü kurulması Kanun’a aykırı, sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynu Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 29.01.2007 tarihli iddianame tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,28.04.2026 tarihinde karar verildi.