Şirket ortağının açtığı tapu iptali ve tescil davasında, davacının feragat beyanının baskı altında yapılmadığı tespit edilerek istinaf ve temyiz başvurularının reddedilmesi.
Özet: Bu hukuki süreç, bir şirket ortağının, diğer ortağın imza taklidi ve muvazaa iddiasıyla şirkete ait taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davacının feragat beyanını baskı altında vermediğini belirleyerek davayı feragat nedeniyle reddettiği, bu kararın bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onaylandığı, temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasıyla nihai kararın kesinleştiği bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/361 Esas, 2025/313 KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/239 E., 2024/646 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'in akraba olup, dava dışı şirketin ortakları olduğunu, davalı ...'in müvekkilinden habersiz olarak ve imzasını taklit ederek şirketin sahibi olduğu tarlayı, diğer davalı ...'e sattığını, ardından taşınmazın davalı ...'e satıldığını, müvekkilinin işlemle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu, kamu davası açıldığını, satışların muvazaalı olduğunun açık olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile taşınmazın dava dışı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafa feragat beyanını baskı altında verdiği beyanına ilişkin tüm delillerini sunmak üzere kesin süre verildiği, kesin süre içinde davacı tarafça sunulan tanıkların usulüne uygun dinlendiği, dinlenen tanık beyanları ve dosya içindeki tüm delillerden davacının feragat beyanını baskı/tehdit veya herhangi bir zorlama altında verdiğine dair bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacının ortağı olduğu dava dışı şirkete ait taşınmazın tapusunun iptali ve tekrar şirket adına tescili istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının davadan feragatinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.