11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verirken, senetle nitelikli dolandırıcılık hükmünü eksik araştırma sebebiyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıklar hakkında verdiği beraat kararlarını incelerken, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek kamu davasını düşürmüş; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise, ölenin imzasının adli tıpça incelenmemesi, sanığın iddia edilen borç miktarını karşılama gücünün araştırılmaması, senet üzerindeki pul tarihi ile tanzim tarihinin çelişmesi gibi önemli hususlarda yetersiz araştırma yapıldığı gerekçesiyle beraat kararını bozarak yeniden araştırma ve yargılama yapılmasına karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34502 E.  ,  2026/4696 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2016/78 E., 2016/214 K.
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 23.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
...'nun 15.02.2002 tarihinde öldüğü, sanık ...'nun, borçlusu ... alacaklısı ... olan, 15.11.2011 düzenleme ve 15.06.2007 vade tarihli, 75.000 USD bedelli senede istinaden katılanlar aleyhine icra takibi başlattığı iddia edilen somut olayda, sanık ...'nun alınan beyanında, ...'ya 2001 yılında borç verdiği için senet aldığını ve icra takibi yapması için cirolayarak oğluna verdiğini beyan etmesi, senet üzerinde bulunan pulun 04.01.1985 tarihinde basıldığının bildirilmesi, katılanların alınan beyanlarında borçlu ...'nun senet düzenleme tarihinde kanser hastası olduğunu, ayrıca uzun zamandır sanıklar ile yakın ilişkisinin olmadığını belirtmeleri, İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin ... numaralı dosyası kapsamında düzenlenen ve hükme esas alınan raporun tek bilirkişi tarafından düzenlemiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, ölen ...'nun İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin ... numaralı dosyasında bulun imzaları ile başka kurumlardaki imzaları temin edilerek senet üzerindeki imzalarla karşılaştırılması amacıyla ... İhtisas Dairesine inceleme yaptırılması, sanık ...'nun senet tanzim tarihi ve öncesinde senet bedeli kadar parası olup olmadığının araştırılması, adı geçen sanığa bu kadar parayı nasıl temin ettiğinin ve ...'ya nasıl verdiğinin, buna dair tanıkları olup olmadığının, ayrıca senet üzerinde neden 1985 yılında basılmış pul olduğunun sorulması, varsa bunlara ilişkin tanıklarının dinlenmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.